Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Bolt şans tanımadı
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Anayasa ve Ağrı Dağı

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Ocak 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Anayasa konusu hem Türkiye'nin, hem de Kıbrıslı Türklerin önünde duruyor. Anayasa, bir ülkenin siyasi sistemini belirler. Siyasi yaşamın ve süreçlerin tıkanmaması, krizlere girmemesi, iyi bir anayasaya sahip olmakla yakından bağlantılıdır. Anayasa, geçerli olduğu ülkenin somut koşulları ile insanlığın anayasa yapımındaki ortak deneyimlerini, bilgilerini birleştirirse, daha kalıcı ve yararlı olur.

Türkiye'nin yeni, özgürlükçü bir anayasaya ihtiyacı var. 12 Eylül darbesinin anayasası ile 21. yüzyıla ayak uydurmak mümkün değil. Yeni anayasa ile ilgili çalışmalar ve tartışmalar devam ediyor. Kıbrıs'ta anayasa değişiliği ve başkanlık sistemi konuları tartışılıyor. Anayasa değişikliği konusunda siyasi partiler arasında yapılan temaslarda hangi noktaya gelindi? Bilmiyorum. Başkanlık sistemi konusu zaman zaman tartışılıyor ama bu tartışmalardan somut bir sonuç ortaya çıktığı görülmüyor. Siyasi partilerin bu konulara kendi dar parti çıkarları açısından değil, toplumun genel çıkarları açısından yaklaşabilmeleri çok önemli. Ayrıca, bu tartışmalara sivil toplum örgütlerinin daha etkin katılımı gerekli.

2008 yılının Türkiye için anayasa yılı olması gerekiyor. Ne yazık ki, terör olayları gündemi doldurarak bu önemli konunun ön plana çıkmasını geciktiriyor. Terör olayları yakında bitmeyeceğine göre, yeni anayasa konusunun bir şekilde sonuca bağlanması gerekiyor. Kuşkusuz, yeni anayasa hazırlamak kolay bir iş değil. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, anayasa hazırlamanın zorluklarını anlatabilmek için "Anayasa yapmak Ağrı Dağı'nı yerinden oynatmak gibi bir şey" demiş.

Sn. Çiçek'in bu sözlerini işitince, dünyanın en eski yazılı anayasası sayılan ABD anayasasının nasıl hazırlandığı konusu aklıma geldi. Amerikan anayasası 1787'de hazırlandı ve halen yürürlükte. Türkiye Cumhuriyeti 1923'te kuruldu. Dördüncü anayasasını hazırlamaya çalışıyor. Demek ki, Amerikalılar ülkelerine uygun bir anayasa yapmayı başarmışlar. Türkiye ise, hala bunun çabası içinde.

Amerikan anayasası ne kadar zamanda hazırlandı? 1787 yılının mayıs ve eylül ayları arasında, dört buçuk ayda hazırlandı. Yani Amerikalılar, Ağrı Dağı'nı dört buçuk ayda yerinden oynatmayı başarmışlardı. Üstelik, günümüze dek bu anayasada sadece 27 değişiklik yapıldı. Bunların 10'u, 1791'de yapılan ve vatandaşların temel hakları ile ilgili (Bill of Rights) değişikliklerdir. Demek ki, anayasada yapılan esas değişikliklerin sayısı sadece 17. İmzalar da dahil 4543 kelimeden oluşan bu anayasa, daha uzun yıllar ABD'ye hizmet edecek. Türkiye'de, 1982 anayasasında şimdiye dek kaç değişiklik yapıldı?

Dört buçuk ayda bu kadar başarılı bir anayasa hazırlayan insanlar, yaşlı, çok bilgili, deneyimli insanlar çağrışımı yapan "akil adamlar" mıydı? Bu insanların yaş ortalaması neydi? En yaşlı delege Benjamin Franklin dışarıda bırakılırsa, ortalama yaşları 34 idi. Yani genç insanlardı. Bu insanlar anayasa uzmanı mıydı? Bilgili insanlar olduklarına kuşku yok ama anayasa uzmanı değillerdi. O dönemde anayasa uzmanı diye bir şey yoktu. Şimdiki gibi örnek alınacak çok sayıda anayasa yoktu. Philadelphia'da biraraya gelen delegelerin amacı, Avrupa'daki monarşilerden farklı, yeni bir siyasi sistem kurmaktı. Bu konuda antik çağdaki cumhuriyet örneklerini inceleme dışında fazla seçenekleri yoktu. Atina demokrasisini, Roma İmparatorluğu'nun cumhuriyet dönemini iyi incelediler. Bu siyasi rejimlerin hep başarısızlıkla sonuçlandığını gördüler ve bunun nedenleri üzerinde kafa yordular. Bu insanlar elbette Montesquieu, John Locke, David Hume gibi düşünürlerin fikirlerinden yararlandılar. Ancak, anayasayı hazırlarken "Acaba şu konuda John Locke ne yazdı?" diye oturup kitap karıştırmıyorlardı çünkü buna zamanları yoktu. Sonuçta, ABD anayasasını hazırlayanlar, dünya tarihinde var olmayan bir siyasi sistem oluşturdular. Sistem hala başarıyla çalışıyor. Anayasa uzmanı olmasalar da, Philadelphia'da toplanan insanların hazırladıkları anayasa ve özellikle anayasanın onaylanmasını sağlamak için Alexander Hamilton, James Madison ve John Jay tarafından kaleme alınan "Federalist Papers", siyasi teoriye, siyasi felsefeye büyük katkı sağlamıştır. Konunun bu yönü de önemlidir.

Tüm bunları niye yazdım? 1787'de, yaş ortalaması 34 olan insanlar, dört buçuk ayda, hala geçerli olan ve daha çok uzun süre geçerliliğini koruyacak bir anayasa hazırlayabilmişse, 2008'de Türkiye neden kendi yapısına uygun, uzun süreli yeni bir anayasa hazırlayamasın? Kıbrıslı Türkler neden daha verimli bir siyasi sisteme yol açacak anayasa değişikliklerini yapamasın?

Anayasa yapmak zor iş. Bu doğru. Ama, günümüzde var olan bilgi, uzman ve olanaklarla başarı ile yapılabilecek bir iş. Sanırım bu konuda 1787'de Philadelphia'da biraraya gelen insanlardan ilham alabiliriz. Ağrı Dağı'nı yerinden oynatmak mümkün.

   902 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Eylül 2008, Perşembe   Müzakereler başlarken
31 Ağustos 2008, Pazar   Karadeniz ve Montrö
28 Ağustos 2008, Perşembe   Soğuk Savaş mı?
24 Ağustos 2008, Pazar   Stalin ve "ulusal sorun"
21 Ağustos 2008, Perşembe   Batı'nın Afganistan çıkmazı
17 Ağustos 2008, Pazar   Kafkasya istikrar paktı gerçekçi mi?
14 Ağustos 2008, Perşembe   Kafkaslar'da yeni dengeler
10 Ağustos 2008, Pazar   Kafkaslar'da savaş
07 Ağustos 2008, Perşembe   Fransa ve Ruanda soykırımı
03 Ağustos 2008, Pazar   Belçika'nın geleceği



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital