Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Avcılardan ağaç katliamı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Avcılardan ağaç katliamı [1]
Tolga'dan bateri şov [1]
Skandalda ikinci perde [3]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [1]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [3]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [29]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]
Esrar çekip ortalığı dağıttılar [6]
Köşeyi dönemedi, devrildi [2]
"Abla beni kurtar" [1]



Türban tartışmaları

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Ocak 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye türban tartışmalarının derinliklerine daldı. Tartışmaların sonu gelmiyor. AKP ile MHP arasında varılan uzlaşmanın öngördüğü Anayasa değişiklikleri ve yasal düzenlemeler yapılınca bu tartışmalar sona erecek mi? Sanmıyorum. Tartışma yeni boyutlar da kazanarak devam edecek. Yeni bir boyut hemen ortaya çıktı. "Çene altı" meselesi. Herhalde günlerce "çene altının" ne anlama geldiği, nasıl olması gerektiği tartışılacak. Aslında türban tartışmalarında taraflar söylenecek ne varsa söylediler, tüm argümanlarını ortaya koydular. Ama, tartışmalar devam edecek. Türkiye'nin tüm önemli sorunları (bu sorunların listesi maalesef çok uzundur, özellikle ekonomi ile ilgili göstergeler kötümserdir) çözümlenmiş olmalı ki, tüm enerji türban tartışmaları için harcanıyor. Kolay gelsin...

Dinsel inançları gereği kadınların devlet kurumlarında başlarını örtebilmeleri konusu, bunu talep edenler tarafından hep özgürlük ve insan hakları konusu olarak savunulmuştur. AKP ile MHP arasında varılan uzlaşma, bu özgürlüğün sadece üniversitelerle sınırlı olmasını öngörüyor. İyi de, konu özgürlük ve insan hakları konusuysa, neden üniversite dışındaki eğitim kurumları ve diğer devlet kurumları bunun dışında bırakılıyor? Oralardaki kadınların insan hakları, özgürlükleri yok mu? Özgürlükler ve insan hakları herkese tanınır. Nitekim İslamcı kesimin yazarlarından Fehmi Koru, dünkü yazısında bu çelişkiye işaret etti. "Kadınlara hak tanıyorsa anayasa, bunu bütün kadınlar için yapar. Oysa iki partinin başörtüsü yasağını kaldırmak için bulduğu formülde, bazı kadınlar için bir düzenleme anayasaya geçirmiş oluyor." Başbakan Erdoğan "tek hedefimiz üniversiteli kızların mağduriyetini gidermek" demiş. Peki, diğerleri de mağdur olduklarını söyledikleri zaman ne olacak? Diyanet İşleri Başkanı dinimizin kadınların başını örtmesini emrettiğini söylemişti. Burada üniversiteye giden kızlar denmiyor, tüm kadınlar deniyor. O zaman devlette görevli kadınlar da dinsel inançları gereği niye türban takamasınlar? İşte size önümüzdeki dönemin büyük tartışması. AKP'nin akıl hocası Prof. Ergun Özbudun, üniversite dışındaki eğitim kurumlarında ve kamuda hizmet verenlerde türban takılmasının laik sisteme aykırı olduğunu, o nedenle kabul edilemeyeceğini söylemiş. "Olursa ne yapılacak?" sorusuna "Eğer bu yapılırsa güvenlik güçlerinin buna engel olmaları gerekir" demiş. Ortadaki çelişkiyi görüyor musunuz?

AKP ve MHP, konuyu sadece üniversitelerle sınırlamakla kalmayarak, üniversiteli kızların başlarını nasıl örteceğinin tarifini de yaptı. "Başın örtülmesi, kişinin yüzü açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanacak şekilde olması gerekir". Peki, bir bayan çıkıp "ben, dini inançlarım gereği üniversitede peçe, burka takmak istiyorum" derse ne olacak? Buna izin verilmeyecek. Demek ki, AKP ve MHP de, üniversitelerde kıyafete sınırlama getirilebileceğini kabul ediyor. Türban yasağından yana olanlarla farklılıkları ilkede değil, miktarda. Bir miktar örtünme olabilir ama tam örtünme olamaz. O zaman çarşafa, peçeye, burkaya neden izin verilmeyeceğini izah etsinler. Prof. Özbudun, bunları marjinal kıyafetler olarak niteliyor ve engellenmesi gerektiğini söylüyor. Marjinal, az sayıda demek. Yarın, çok sayıda (marjinal olmayan) kız peçe, burka ile üniversiteye girmek isterse ne olacak?

Görüldüğü gibi AKP ve MHP'nin bulduğu formül tartışmalara son vermeyecek. AKP, kendi tabanına kısmi bir başarı mesajı verecek. Ama, aynı taban bunun yeterli olmadığını kısa zamanda dile getirmeye başlayacak. Başladı bile. MHP belirli bir siyasi rant toplayacak. Konu büyük olasılıkla Anayasa Mahkemesi'ne gidecek. Taraflar arasındaki tartışmalar devam edecek. Türkiye'de bu konu nedeniyle ortaya çıkan ikiye bölünme giderilmeyecek, derinleşecek. "Bir sancı giderildi" denirken, yeni sancılar ortaya çıkacak.

Tüm bu tartışmaların gerisinde esas tartışılan konu, dinin siyasal yaşamdaki rolü, yeridir. Bu tartışma açık veya kapalı olarak 1923'ten beri devam ediyor. Mustafa Kemal, laik devlet kurmakla din ve devlet işlerini bir birinden ayırdı. Diyanet İşleri Başkanı, dinimizin kadınların başlarını örtmesini emrettiğini açıklarken, yine dinimizin dinle siyaset arasındaki ilişki konusunda ne emrettiğini niye açıklamadı? "Al-İslam din va davla." İslam hem din, hem devlettir. Laikliğe karşı çıkışın temel nedeni işte budur. Kim ne derse desin, son çözümlemede esas tartışılan konu işte bu. Nasıl bir Türkiye? Din ve devlet arasındaki ilişki.

   1209 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika
30 Ekim 2008, Perşembe   ABD seçimleri ve ekonomik kriz
26 Ekim 2008, Pazar   Obama kazanacak mı?
24 Ekim 2008, Cuma   Komünistler ve iftira
19 Ekim 2008, Pazar   Güvenlik Konseyi üyesi Türkiye



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...

Ali Baturay

ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?

Hasan Hastürer

Beni ciddi anlamda rahatsız ediyor be gard...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

Rusya'dan sevgilerle, görüşmeler keres...

Ahmet Tolgay

VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER ...

Bilbay Eminoğlu

Dostlar alışverişte görsün

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital