|
Türk futbolunda gündemi elinde tutan ünlü yazarlar, Kuzey Kıbrıs Turkcell organizasyonunda dün ülkemizde başlayan "EURO 2008 Futbol Gündemi" Panellerinde buluştular.
Kuzey Kıbrıs Turkcell'in Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği (KTSYD) ve Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) işbirliği içerisinde organize ettiği "Kuzey Kıbrıs Turkcell'le Futbol Gündemi" panel dizilerinin ilki dün UKÜ Çevik Uraz Konferans Salonu'nda gerçekleşti.
Atilla Gökçe, Gürcan Bilgiç, Engin Verel, Ahmet Çakır, Ergun Ata gibi isimler ilk panelde Türk Milli Futbol Takımı'nın 7 Haziran'da başlayacak EURO 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası'ndaki görüşlerini ortaya koydu.
Hepsinin ortak görüşü Türkiye Milli Takımı'nın bundan sonra daha da ileriye gideceği yönünde idi.
***
Eski milli futbolculardan bugünün spor yazarı Engin Verel, milli takımın dünü ile bugünü arasında kesitler verirken, futbol hayatında yaşadıklarını özetleyerek milli takımın ne kadar zor şartlardan bugünkü durumuna geldiğini çok açık bir dille anlattı.
Verel, Türkiye "A" Milli Futbol Takımı'nın gerçeklerini kendine has yorumları ile dile getirirken, Türkiye'nin yıldızının zor şartların aşılması ile parladığını söyledi. İşte ülkemizde de yapılan temaslar, verilen uğraşlar ve gelinen aşama KKTC'de de izolasyonlara rağmen bizlere bir ışık veriyor.
Türkiye'de yıllarca çim sahaların olmayışı, milli futbolcuların kamp otellerinde herkesle aynı ortamda kalmaları, toprak zeminde çalışmaları, bir sporcunun kızlara baktı diye kadro dışı kaldığı zihniyetlerden geçmesi, neredeyse maçlara 3-0 veya 4-0 yenik başlaması ve zaman içerisinde bu zihinleri uzaklaştırarak başarıya ulaşmasını anlatarak Türkiye'nin nereden nereye geldiğini özetliyordu Engin Verel. Verel'in bu anlatımının ardından ben de ülkemiz futbolunun geçirdiği aşamaları düşündüğümde bu ışığı görür gibiyim.
***
Türkiye Spor Yazarları Derneği ile Kibrıs Türk Spor Yazarları Derneği geçmişten günümüze kadar uzanan ikili temaslar neticesinde her zaman birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalar sürdürülmektedir.
Bayrağı kim almışsa daha ileriye taşımak için iki ülke arasındaki sportif faliyetler yanında, dış temas çalışmalarını da her zaman sürdürmüştür. Ancak siyasi engelerden bir türlü geçememenin sıkıntısını yaşadık ve bu sıkıntıları da yaşamaya devam ediyoruz.
Birçok panel ve toplantılarda bir araya geldik, çalışmalar yaptık. Gol noktalarına kadar gelmemize rağmen son vuruşlarda yeterli beceriyi gösteremiyoruz. Bunun nedeni derneklerin ötesinde siyasete takılmamızdır.
Dün eski Türkiye Spor Yazarları Derneği başkanı, tecrübeli abimiz Atilla Gökçe ile panel sonrası sohbet etme imkânı buldum. Gökçe; "Ben eminim ki bu kadar çalışmanızın meyvesini alamamanızın tek nedeni spor politikanızın olmamsıdır" diyor ve ekliyordu. "Yılmayacaksınız, Avrupa'ya sesininizi duyurmak için çalışacaksınız, kulis çalışmalarınızı bırakmayacaksınız" derken bizler de KTSYD olarak bugüne kadar üzerimize düşen görevi yerine getirdiğimizi, ve bu işleri yapmaya devam edeceğimizin altını çizerek bir kez daha hatırlattık.
Ancak devletimizin de Gökçe'nin dediği gibi spor politikası olması kaçınılmazdır. Adamıza gelen on beş spor adamı şu anda Türkiye'nin sporuna yön veren isimlerdir.
Belki Kıbrıs Türk toplumunu çok da fazla ilgilendirmese de EURO 2008 Futbol Gündemi" ülkemizde yaşayan öğrenci sayısını düşündüğümüz zaman panelin hiç de öyle olmadığını görüyoruz.
Geçtiğimiz hafta Galatasaray şampiyon olduğu zaman sokakaların nasıl insan seline dönüştüğünü, bunun yanında sarı kırmızı renke büründüğünün gördük.
İzolasyonlar altında olan bir toplum olarak tek motivemiz, Türkiye'de tutuğumuz takımın başarısı ve Türk Milli takımıdır.
***
Beş büyük üniversitede yapılacak ve ilk günü tamamlanan "Euro 2008 Futbol Gündemi" bilgi dağarcıklarının dolmasında önemli rol oynayacak.
Bu akşam Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Esat Yılmaer ve konuklarıa birlikte KTSYD yönetimi bir araya gelip bir kez daha ülkenin içinde bulunduğu spor ambargosundan nasıl kurtulabileceği konuşulacak.
Ellbetteki KKTC'nin spor ambargosunu üniversitelerde de tartışabilirdik. Ancak iki dernek arasındaki iyi ilişkiler düşünüldüğünde, bu geceki sohbetin verimli olacağı şimdiden ortadadır.
Yolda giderken ayağımızın kösteklenmesinin nedeni elbeteki içinde bulunduğumuz Rum siyasettidir...
Bir de en büyük sıkıntı, hiç koşku yok ki ülkemizde faliyet gösteren büyük şirkertlerin sporumuza gerçek anlamda destek vermeyip, sponsorluktan kaçmasıdır.
Kuzey Kıbrıs Turkcell ülkemize bir çok alanında yatırımlar yaptığı gibi, sponsorluk da yapıyor. Ama yeterli mi? Hayır.
Bir futbol liglerimize veya kupaya sponsor olabilir. Salon sporlarımıza da gereken desteği vermesi gerekir.
Turkcell'den bunu bekliyoruz.
Türkiye ligin sponsoru olan Turkcell, deve-kulak misali ülkemizdeki spor branşlarına da destek vermelidir.
Nasıl ki sporda dün yoksa, ülkemizin spora olan sevgisinin daha da artamsı için bazı şeyleri hep birlikte aşmamız gerekiyor.
|