Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

RANT

Songuç KÜRŞAD

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Ağustos 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu yılın sancılı ve bilinmeyenlerle dolu bir süreç yaşatacağı belliydi.

Öyle de oluyor.

Yeni transfer yönetmenliğinin uygulanması konusunda ortaya çıkacak eksikliler ve aksaklıkların yaşanarak öğrenilmesi gerekiyor.

50 yıldan sonra ciddi anlamda ellenen bir transfer yönetmenliğinin bazı sorunlar yaşatacağı açıktı.

Çünkü bu konuda kulüp yöneticileri, antrenörler, futbolcular, spor yazarları, hatta bu yönetmeliği hazırlayan Futbol Federasyonunun yeterli bilgilerle donanmadığını gayet iyi biliyoruz.

Yönetmenlik uygulanmaya ve futbolcular ile kulüp yöneticileri masaya oturmaya başladıktan sonra işin rengi daha net ortaya çıkmaya başladı.

Sözleşmelerin nasıl olacağı, hangi maddeleri içereceği, kulüplerin vergi sorumlulukları, futbolcuların peşin para ve aylık ödeme planlarının nasıl olacağı, kulüpleri ile anlaşamayan futbolculara uygulanacak hukuki yaptırımların ne olacağı ve daha bir çok konu yönetmenlik uygulanmaya başladıktan sonra ortaya çıktı.

Aslında bu konular son birkaç yıldır tartışılırken herkes uyudu ancak hukukçu Barış Mamalı uyumadı.

Konuyu iyice inceledi, benzer çalışmalara baktı, örnekler aldı ve günü gelince de donanımlı olarak ortaya çıktı.

Onun bu bilgisinden yararlanmak isteyen Futbol Federasyonu da Mamalı'yı kulüpleri bilgilendirmesi için görevlendirdi ve bu konuda çalışmalar yapıldı.

Ancak Mamalı bir süre sonra bu alandaki boşluğu değerlendirmek isteyince bazı futbolcuların menajerliğine başladı ve bazı kulüplerin sözleşmelerinin hazırlanması için çalıştı.

Doğal olarak da bu hizmetlerinin maddi karşılığı da vardı.

Ancak hem federasyonda kulüpleri bilgilendirmek için görevli olmak, hem de bazı kulüp ve futbolcuların menajerliğini yapması çok etik olmayınca federasyon ile Mamalı'nın yolları ayrılmış oldu.

Şimdi bu alanda ciddi bir boşluk var.

Futbolcu sözleşmelerinin hem kendileri açısından, hem de kulüpler adına düzenlenebilmesi için bilinçli kişilere ve özellikle de hukukçulara ihtiyaç var.

Federasyonun da ortaya çıkacak sorunlara yanıt verecek, çözüm üretecek, son kararı verecek kişi veya birime ihtiyacı olacak.

Kulübü ile anlaşamayan futbolcuların ortaya konan bonservislerinin 1/4'ünün nasıl ödeneceği konusu federasyonun aylarca sözcülüğünü ve danışmanlığını yapan Barış Mamalı'ya göre peşin olarak ödenmesi gerekiyor, Federasyon Başkanı Niyazi Okutan'a göre bir sezon içerisine yayılarak ödenmesi de olabilecek.

Kulüplerin futbolcularının bonservislerini federasyona teslim edeceği 27 Ağustos'tan sonra çok daha ciddi ve çetrefilli sorunları çözmek için yoğun bir gündem bizi bekleyecek.

Ama yine vurgulayım.

Her doğum sancılı olur.

ÖZSUSUZLU HAKEMLİĞİ BIRAKTI

1 yıl rötar yaptı!

Duvar

GÖNYELİ TARAFTARLAR DERNEĞİ KURULDU. SANLI'YA ÖMÜR BOYU BAŞKANLIK VERSİNLER

Güler misin?

Hava sıcaklığının dışarıda 51 dereceyi gösterdiği o sıcaklarda klimaların yetersiz olduğu salonda ter döken teknik direktör adayı antrenörlere 2 kez "Medya- teknik direktör ilişkileri" konusunda sunum yapmış ve nasıl zor şartlarda teknik direktör olabilmek için mücadele ettiklerini beraber yaşamıştım. Hakemlerin de bir üst klasmana geçebilmek için koskoca bir sezon boyunca ortaya koydukları mücadele, sınavlarda ve kondisyon testlerinde döktükleri terleri birebir yaşamasam bile büyük bir emek sonunda kazanılmış olduğunu biliyorum. Futbol Federasyonu futbol çarkının bu önemli iki dişlisinden teknik direktörlere sertifikalarının ve hakemlere de yeni klasman kokartlarının dağıtım törenini birlikte düzenledi. Büyük bir emek ve kendine saygının bir göstergesi olarak verdikleri mücadele sonrasında hak ettiklerini aldıkları gecenin en tatsız ve düşündürücü görüntüsü tören yerinin ortasına konan televizyonda izlenen Fenerbahçe-Anderlecht maçıydı. Orada bulunanlara saygı sınırını aşarak izleyenler oldu. Ülke futbolunun önemli iki kesiminin emeğine saygısızlıkla tören yerine tezahüratlarla maçın izlenmesi seviyemizi gösterdi

Ağlar mısın?

Plaj voleybolundaki kan kaybı ortada. Bayanlarda Buğra-Sinem ikilisinin tek kaldığı, erkeklerde 4-5 takıma düşülen turnuvalarda heyecan yaşanmıyor. Ancak bunlardan daha önemlisi dezenfermasyon yaşatılan son olay. Ülkemiz voleybolcusu Girol'un Balkan Şampiyonasında elde edilen başarısını sanki KKTC adına katılıp elde ettiği bir başarı gibi sunulma gayreti. Her şeyden önce Girol ülkemizin bir başka voleybolcusu Fuat ile birlikte Türkiye'de başarı elde etmiş ve Balkan Şampiyonasına gitme hakkı o ikilinin olmuştu. Ancak ne olduysa oldu Balkan Şampiyonasına gidilirken Fuat devre dışı bırakıldı ve Türkiyeli sporcu Volkan, Girol'un partneri oldu. Ayrıca Balkan Şampiyonasında Girol ülkemiz adına değil Türkiye adına mücadele etmiştir. Sanki KKTC bu turnuvada yer alıyor ve takımımız başarı sağlıyor havası boşuna havadır, hatta Girol'un ülkemiz voleybolcusu olarak elde ettiği başarının tartışılmalı hale gelmesine neden olan tatsız bir davranıştır. Olayları olduklarında daha değişik sunma gayreti kısa dönemde bazı kesimlere prim sağlasa da bir süre sonra bu silahın ters teptiği görülür

Bak sen

Türkiye ve Balkanlarda elde edilen başarılar plaj voleybolu seviyemizin göstergesidir, hedefimiz daha da büyümüştür (B.Erdenay-Spor Müdürü)

Çok yanlış kararlar verse de hakemlerimizin dik duruşlarından vazgeçmemesi gerekir, hakemin tek dostu yine hakemdir (N.Burgul-MHK Bşk.)

Antrenör Mustafa Borataş'ın olduğu yerde ben yokum, MTG bana neden transferim konusunda sorun çıkarıyor (M.Fuat-MTG Futbolcusu)

Kamp yaparak kısıtlı maddi olanaklarımızı harcayamayız, kendi sahamızda lige hazırlanmaya çalışacağız (K.Özerdem-Ozanköy Ant.)

İnsanların uğramaz olduğu kulüp binasının yerine havuzu, restoranı, fitness centeri olan bir bina için bakanlıktan yardım bekliyoruz (H.İzel-Binatlı Bşk.)

Çok merak ediyorum

İnönü rakı gecesinde toplanan 5 bin YTL.yi borcuna karşılık alan eski başkan Çağakan'dan geriye kulübe ne kadar kaldı?

Voleyboldaki "A" takımı gibi her aklına esenin takım kurarak ertesi gün liglere katılmasının sağlandığı bir sistem başka hangi ülkede var?

Minareliköy futbolcularını döverek ertesi hafta takım çıkaramayacak duruma sokan Haspolat BTM'nin en centilmen takımı mı?

İngiltere Futbol Federasyonu yetkilileri ile görüşen ancak daha sonra hiçbir haber alınamayan Çetinkaya başkanı Ziya rehin mi alındı?

BTM

Adı ne olursa olsun.

İster eski adı ile Bölgesel Terfi Müsabakaları yani BTM.

İste şimdiki adı ile Yükselme Ligi.

İsmin hiç önemi yok.

Geçmişte de bu liglerde yaşananlar trajediydi.

Şimdi yaşananlar da trajedi.

Birbirleri ile kavga, hakem dövme, sahaya çıkmama, ligden çekilme, köylerin birbirlerini karşılıklı suçlamalarıyla gelen gerilim, hatır şikesi, intikam şikesi ne ararsanız BTM'de de vardı, Yükselme Liginde de var.

50 dereceye ulaşan sıcak havada, çoğu toprak zeminde, emniyet güçlerinin denetiminden yoksun, basın ve spor kamuoyunun ilgisinden uzak, tecrübeleri tartışılan gencecik hakemlerle oynatılmaya çalışılan bu liglerin hızla amacından uzaklaştıkları ortada.

Federasyonun bu takımları bir kazanç kapısı gibi görme düşüncesi olduğunu sanmıyorum ancak 1. lig takımlarına uygulanan maddi yükümlülüklerin bu takımlara da aynen uygulanması mide bulandırmıyor değil.

Amacı 3. lige ve bir süre sonra bu ligin kalkması ile 2. lige yükselecek takımı belirleme olan bu liglerin bu yapıları ile ne ülke futboluna ne de kendilerine bir yararları olamaz.

Statü değişikliğine giden federasyonun Yükselme Ligi konusunu da çağdaş bir yapıya getirmesi kaçınılmazdır.

   739 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Masada kalan mı, masadan kalkan mı?
29 Ağustos 2008, Cuma   Ne dünyada, ne rüyada...
08 Ağustos 2008, Cuma   "İşte deve işte hendek" Ömer bey...
01 Ağustos 2008, Cuma   FİFA umutları yeşertti mi?
25 Temmuz 2008, Cuma   Eldeki silah yerinde kullanılır
18 Temmuz 2008, Cuma   Kartlar açılmaya başladı
13 Haziran 2008, Cuma   Derin havuzlarda yüzelim
06 Haziran 2008, Cuma   Seçim sen nelere kadirsin?
30 Mayıs 2008, Cuma   Ödül töreni var, ödül töreni var...
23 Mayıs 2008, Cuma   Federasyon seçimleri ve toz duman


Yorum Sayısı:   1
  Emin Onuş         - Ötüken/Yeni İskele 25 Ağustos 2007, Cumartesi 06:03 
gencecik hakemleri düşüneceğinize gencecik futbolcuların geleceğini de düşünseniz iyi olur bugün ben 2. ligde oynamış bir futbolcu olarak size katılmıyorum ama herşeyin de bir basamağı olduğunu hatırlatıyorum ülkemizde yüzlerce genç futbolcu var her genç de 1. veya 2. ligde oynayamayacağına göre bu ligin olması bence hata değil size katıldığım tek nokta bu müsabakaların yaz mevsiminde oynanmasıdır ayrıca kayhan gibi abbas gibi milli takımda futbol oynayan sporcuların nerelerden geldiklerini arıştırırsanız inanıyorum ki siz de bana katılacaksınız


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital