|
Toplantı fikri ortaya atıldığı dönemlerde de ayni sıkıntıyı yaşamıştık.
FİFA ve UEFA'nın Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) ile Rum Futbol Federasyonu'nu (KOP) Zürih'te bir araya getirme kararı alındığı zaman olayı Kıbrıs Türk spor basını olarak hep Rum basınından izleme durumunda kaldık.
Yıllar sonra ülke futboluna önemli bir atılım getirebilecek böylesi önemli bir toplantının hazırlık döneminde Kıbrıs Türk Futbol Federasyonunca yapılan tüm hazırlık toplantıları büyük bir gizlilik içerisinde yürütüldü.
Konunun hassasiyetine saygı gösterdik.
Futbol Federasyonun tartışılması gereken konularda bile spor basınını aydınlatıcı açıklamada bulunmaması doğal olarak dezefermasyon yapan Rum basınının haberlerinin tarafımızdan değerlendirilmesini getirdi.
Sonuçta bu toplantıdan alınacak olumlu bir sonucun bugüne kadar sürdürdüğümüz mücadelenin bir sonucu olduğu düşünülünce spor basını olarak bu sıkıntılara katlandık.
Tarihi Zürih toplantısı dün yapıldı.
FİFA Başkanı Joseph Blatter'in başkanlık ettiği ve açış konuşmasından sonra toplantının yönetimini UEFA Başkan Yardımcısı ve İngiltere Futbol Federasyonu Başkanı Geoff Thompson'un başkanlık ettiği toplantıya, FİFA Uluslararası İlişkiler Müdürü Jerome Champagne, UEFA Başkan Yardımcısı Şenes Erzik ve UEFA yöneticisi Marios Lefkarides hazır bulundu.
Bizim heyeti biliyoruz.
Başkan Niyazi Okutan, Asbaşkan Tahir Seroydaş ve Dışilişkiler sorumlusu Cengiz Uzun.
Rumların tekelindeki Kıbrıs Futbol Federasyonu (KOP) heyetinde ise Başkan Costakis Koutsokoumnis, başkan yardımcısı Haris Louzides ve sekreter Marilana Christadoulu yer aldı.
Önemli olan heyetlerde kimlerin olacağı değil orada alınacak kararlardı ve üç saat süren toplantı sonrasında sözcü olarak atandığını söyleyen Tahir Seroydaş tarafların 28 Ekim'de yeniden bir araya geleceğini söyledi.
Ve iki tarafın da basına açıklama yapmayacağını, görüşmelerde karartma uygulayacaklarını açıkladı.
İçeriden ne konuşuldu, nasıl kararlar alındı, ileriye dönük planlar ne, hangi noktalarda tıkanmalar yaşandı bunları öğrenemedik.
Belki de kısa bir süre sonra yeniden Rum basınından görüşmelerin detaylarını veya en azından ipuçlarını öğrenmiş olacağız.
Tahir Seroydaş'ın kısa açıklamasına bakınca çıkarılacak iki önemli detay var.
Birincisi toplantının 3 saat gibi uzun sayılabilecek bir sürede devam etmesi.
İkincisi 28 Ekim'de yeniden bir araya gelmek için randevu verildi.
Bu iki detay geleceğe yönelik beklentilerimizin sürmesi demektir.
Yıllarca spor ambargosu nedeniyle kendi kendimize oynayan, hiçbir motivasyonu kalmayan, dünyadan dışlanmışlığın sıkıntısını duyan bizleriz.
Yeni bir açılım, yeni bir karar bekleyen bizleriz.
En doğal insanlık hakkımızın verilmesini bekleyen bizleriz.
Bu nedenlerle toplantının uzaması da, 28 Ekim'de yeniden bir araya gelinecek olması da bizim için önemlidir.
Yıllar sonra tarafları masa etrafında toplayan FİFA ve UEFA umarım bu kez doğru olan adım konusunda kararlılığını KOP'a gösterir.
Günün sözü
Çorbaya ne doğrarsan, kaşığa o gelir (Atasözü)
Duvar
Akdeniz futbolcusu Başdüdükçü 1 yıl ceza aldı. 1 yıl düdük çalamayacak
3 söz, 3 yorum
Futbol Federasyonu, Joseph'e hem bize, hem de Çetinkaya'ya imza attığı gerekçesi ile bir yıl ceza vererek acizliğini ortaya koymuştur, pasif ve korkak davranmıştır, yazıklar olsun. (Bülent Yüksekbaş-Gönyeli Başkanı)
Kendi düşen ağlamaz derler. Joseph'in sicili zaten ortadaydı. Geçmişte Çetinkaya'ya yaptıkları, herkesle alay eder gibi gelip gelip gitmeleri, polislik olan transfer macerası, kısacası hem Çetinkaya, hem de Gönyeli bile bile ateşle oynadılar ve sonunda yandılar.
Ben bilirim ben yaparım olur mantığındaki Triatlon Federasyonu iznimiz olmadan bisiklet organizasyonu düzenleyecekmiş! Bu kabul edilemez bir durumdur (Hüseyin Akcan-Bisiklet Federasyonu Başkanı)
Bu bisikletçiler ile triatloncuların kavgası artık kabak tadı vermenin ötesinde tatsızlaşan bir boyuta gelmeye başladı. Triatloncuların kansar hastalarına katkı sağlamak için düzenlediği anlamlı bir bisiklet etkinliğini, kavga nedeni yapmak neresinden bakarsanız bakınız, çirkin ve açıklanamaz bir davranıştır.
Herkes KTSYD Kupasını kazanacağını söylüyor, ancak bu işler lafla olmaz, turnuva sonunda eski başkanımız anısına konan bu kupayı havaya kaldıran kartal olacaktır. (Taksim Çörekçioğlu-Yenicami Pasha Başkanı)
Geçtiğimiz sezon ağzından kelime almak için akla karayı seçtiğimiz Yenicami başkanından beklenmedik bir çıkış. Şimdilik katkısını somut olarak görmesek bile Pasha Group'un desteğini arkasına alan Yenicami'nin zirveye oynayabilmesi ancak herkesin inanması ile mümkün olacak.
2 olay 2 yorum
Futbol Federasyonu kulübü Türkmenköy'den izinsiz olarak Rum tarafındaki bir takımda lisans çıkararak futbol oynayan ve bunu yaparken böyle birşey yokmuş gibi federasyonu yanıltan Türkmenköy futbolcusu Ali İmam'a 3 yıl ceza verdi.
Yine gündemde Ali İmam var. Hatırlayalım. Geçtiğimiz sezon da Rum tarafındaki Dali takımından dönüşünden sonra eski takımı Akıncılar'a mı gidecek, parayı veren Türkmenköy'de mi oynayacak diye ortalığı birbirine katan Ali İmam nerede ise Akıncılar takımının Kıbrıs Türk Futbol Federasyonundan çıkarak Rum Futbol Federasyonuna (KOP) başvurmasını bile gündeme getirmişti. O dönemde korkak davranan federasyon yönetimi alışmışın kudurmuştan beter olduğunu geç de olsa gördü ve yine ayni yola giren Ali İmam'a 3 yıl ceza verdi. Geç kalmış olsa da ders alınması gereken bir olay ve ceza.
Güreş Federasyonu'nun kurucu başkanı Rifat Şener 6. ölüm yıldönümünde mezarı başında anıldı. Güreş camiasının katılımı ile yapılan bu anlamlı törene geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Güreş Federasyonundan hiçbir yetkili yoktu.
Kıbrıs Türkü olarak en büyük özelliklerimizden birisi olarak vefalı olmamız gösterilir. Bu meziyetimizi kaybettiğimiz zaman insani değerlerimizin de erozyona uğraması sözkonusu. KTSYD tarafından Üstün Hizmet Ödülü ile onurlandırılan Güreş Federasyonunun kurucu başkanı Rifat Şener'in mezarı başındaki anma etkinliğine katılmayan Güreş Federasyonu yetkilileri tarafından yapılan bu saygısızlık hafife alıncak bir yaklaşım değildir. İnsani yapısı çok güçlü olan Güreş Federasyonu Başkanı Hüseyin Kavaz'ın bir yanlış anlaşılma olduğunu umduğum bu vefasızlığı kısa sürede düzelteceğine olan inancımı koruyorum
Telefon...
Satrançcıların disiplinli müsabaka anlayışlarına bayılıyorum. Turnuvaların yapıldığı salonlarda çıt çıkmaz. Koskoca ustalar da bu sessizliğe uyar, satranca daha yeni başlayan küçücük çocuklar da. Yüksek sesle konuşmayı bırakınız, fısıldaşmanın bile olamayacağı bu kütüphane sessizliğinde ülkenin en önemli turuvası olan KKTC birinciliğinde zirveyi ilgilendiren bir maçı çalan cep telefonu sesinin bozduğunu söylesem inanır mısınız? Lider olarak birincilikte iddialı olan Halil Şentuğ'un sıkıştığı için beraberlik teklif ettiği ancak kabul etmeyen rakibi Ahmet Üçali'nin cep telefonu çalınca hükmen yenik sayılması nasıl bir ironi oluşturdu siz düşünün.
Rota...
Şimdi bir de Suriyeli yüzücümüz var. Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı tarafından devlet protokolu ile ağırlanan, KKTC ile Suriye arasında iyi işbirliği geliştirileceğine inanılan bu yüzücünün amacı sadece bu diplomatik atak değil. Firas Mouala KKTC'deki Zafer Burnundan Suriye'nin Lazkiye kentine kadar hiç durmadan yüzerek bir rekor kırmayı ve Guinness Rekorlar kitabına girmeyi hayal ediyordu. Yapılan tüm şovlardan sonra denize giren ve kulaç atmaya başlayan Faris, Lazkiye yerine yanlışıkla Türkiye sahillerine çıkarak Guinness Rekorlar Kitabına giremedi ancak Rota şaşırma kitabına rahatlıkla girmiş oldu. Allah kimseyi rotasından şaşırtmasın.
50 bin Euro...
Futbol Federasyonu göğsünü gere gere bu yıl 1. lig maçlarının televizyonlardan naklen yayınlanması için gerekli olan taban fiatı açıkladı. 50 bin Euro. Yani yaklaşık olarak 88 bin YTL. 14 takımlı 1. ligdeki her takıma düşecek ortalam rakam 6 bin 300 YTL. Şimdi birbirimizi kandırmanın alemi yok. Geçmişte de nasıl olmuşsa şimdi de olacak olan belli. Bu yükün altına özel kanalların girmesi beklenemez. Maliye bakanlığı devletin televizyonuna yürü diyecek onlar da yürüyecek. Kamu görevlerinden birisini yerine getiren BRT işini yapmış olacak, devlet de BRT eli ile geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da kulüplere yardım etmiş olacak. Futbol Federasyonu bile bile lades oyununu oynuyor.
Kısa yazı
------------
Ciddiyet
Ülkemizin en geniş katılımlı spor organizasyonu olarak değerlendirilen Dr.Küçük Spor Oyunları için hazırlıklar son aşamaya geldi.
Milli Olimpiyat Komitesi Başkanı Hasan Ali Bıçak'ın paranoya haline getirdiği "Turnuva hakkında bilgi verir, katılacak ülkeleri açıklarsak Rum engeline takılırız, bu nedenle basına karartma uygulamalıyız" düşüncesi gerçekleştirilen basın toplantısı ile noktalanmış oldu.
Sanki de uzayda yaşıyoruz.
Bu ülkeye gelmekten son dakikada vazgeçen kaç tane ülke oldu bilmiyor muyuz?
Geldikten sonra maçlarını oynamaktan vazgeçen kaç takım var unuttunuz mu?
Bırakınız hiç oynamamayı, bir maçını oynadıktan sonra ikincisine çıkmaktan vazgeçenler olduğu ne çabuk unutuldu?
Doğrudur.
Rum engelinin aşılabilmesi için hazırlık döneminde gizlilik söz konusu olabilir.
Ancak bunu spor basınının muhbir ajanlık yapacakmış noktasına taşınması şık bir davranış değilidir.
Spor basını sorumluluğunu bilen, en az MOK Başkanı Bıçak kadar spora katkı koymak isteyen, ülkesi gençliğinin spor amabargosu nedeniyle neler çektiğini herkesten çok daha iyi anlayan ve yaşayan arkadaşlarımızdan oluşmaktadır.
Spor kamoyundaki izlenirliği her yıl tartışma konusu olan ve bunun daha üst noktalara çekilebilmesi için mutlak surette spor basınının katkısının gerektiği Dr.Küçük Spor Oyunlarının hak ettiği değeri bulabilmesi için güven ve işbirliği gerekmektedir.
Ayrıca korkunun ecele faydası olduğu da görülmemiştir.
|