|
Bir Cumhurbaşkanı, dönemi dolduğunda ilgili yerlere nezaket ziyareti yapar ya. İşte, Gönyeli de şampiyonluğunu tescilleme adına ilgili kulüpleri adeta ziyaret edercesine karşılaşmalarını tamamlamaya çalışıyor.
Belli kesimler tarafından, ligin zevki kalmadığı ve kurulan güçlü kadro yapısı ile ligi toza dumana boğduğu söylenen Gönyeli, bence doğru işleri yaptı. Öyle garip bir ülkede yaşıyoruz ki, iyi kadro kurmadığınızda, kadronuzu revize etmediğinizde, bir diğer taraftan da güçlü kadro oluşturduğunuzda bile ligin keyfini kaçırtmaktan dolayı hep suçlu olursunuz. Kısacası, öylesine de yaranamazsınız, böylesine de. Bilinmesi gereken olgu, "Büyük balığın her zaman küçük balıkları yediğidir." Gönyeli sezona girerken öyle bir kadro kurup çıtayı yükseltti ki, imrenilecek kadronun ayaklarına diğer takımları kıskandıracak şekilde tepsilerle baklavalar bile getirildi. Eeee bükülmeyen bir bileği öpmek de erdemliktir. Ama erdemlik başkalarına hava atmak değildir. Erdemlik, içiniz cız - cız etse bile rakibin önünde saygıyla eğilmektir. İşte, bu yüzden Gönyeli kulübünü kutlamak isterim.
Bazıları bir taşla iki kuş vururken, Gönyeli şampiyonluğa koşarken bir taşla on üç kuş vurmayı başarabildi. Hem şampiyon oldu, hem de tüm rakiplerini, yarattığı yeni vizyon sayesinde, iç savaşa sevk etti. Bu vizyon Gönyeli'nin şampiyonluğa koşarken, en büyük kozu oldu. Bu yüzden ben de Gönyeli'nin "Pendagon" gibi uyguladığı stratejiyi ve hedefleri birer birer yok ettiğinden dolayı, bir kez daha kutlamak isterim.
Dünkü maç son hedeflerden bir tanesi gibiydi. Ancak karşılaşmaya kenar yönetim dahil olmak üzere öyle stresli ve telaşlı başlandı ki, bedeli Jamil'in Cem'e çok net dirsek atıp kırmızı kart almasına kadar uzandı. Takım içerisinde Hüseyin Amcaoğlu gibi deneyimli bir kaptanın, Serhan ve Tarık gibi olgun kişiliğe sahip futbolcuların oluşu, kenar yönetimin agresif tavırlarına rağmen Gönyeli'nin golünü getirdi. Zaten Gönyeli on kişi kaldıktan sonra topu yere koyup ben galibiyet için buradayım dediği an, Joseph ile net iki gol ve Hüseyin Amcaoğlu'nun golüyle öne geçmesini bildi. Agresiflikten kurtulunca da, Gönyeli gibi mücadele sergiledi ve doksan dakikada kontrolü hep elinde tuttu.
Gençler Birliği potansiyeli yüksek, hızla gelişim gösteren ancak hızlı gelişimi futbola yansıtamayan, diğer bölgelerde olduğu gibi bölge halkı arasında kişisel sorunlar ve bölge şovenizminden konsensusa varılamayan ve bunun bedelini lig sonunda ağır ödeyen kulüplerimizden bir tanesi. Son bir umut için çıktığı Gönyeli karşısında rakibin oyunun hemen başında on kişi kalmasını değerlendiremedi. Maçın genelinde rakip savunmayı zorlayıcı herhangi bir pozisyon üretmedi. Yalnızca adam markajı yapmakla sahada yorgun düştü.
Gençler Birliği için bugünden sonra yapılması gereken, kısa dönem içerisinde toparlayıcı kişilerin İskele yöresinde güçlü bir oluşuma gitmesidir. Bu potansiyel de mevcuttur. Yoksa iki bin metre kare alan içerisinde üç takımın lüks olduğunu birilerinin görmesi şart. Aksi halde, asansör olmaya devam ederler.
Maçın hakemi Murat Sapsızoğlu, maçın başlarında agresifliğe açık olan her iki takım oyuncularına gösterdiği kartlarla doğru işler yaptı. Kırmızı kart pozisyonunda, yan hakemi Sertan Altın'ı ezmedi. Arkadaşını dinleyip, doğru kart gösterdi.
|