|
Mağusa bölge takımlarından Dumlupınar ve Çanakkale kulüpleri birleşme adına ilk adımı geçen haftalarda atmıştı. Hemen hemen her iki camia ileri gelenlerinin benimsediği bu birleşim takdirle karşılandı.
Ortak görüş, her iki kulübün küsmüş, kabuğuna çekilmiş taraftar ve sempatizan dinamiklerini harekete geçirecek, akılcı, güvenilir ve bölge gençliğini kucaklayacak politikalarla farklı bir vizyon yaratmak.
Günümüz şartları ve sıkıntıları ile kulüp yöneticiliği yapmak çok zor. Hele hele taraftarı olmayan kulüplerin hayatlarını idame ettirmesi bir o kadar daha zor. Kulübün ayakta kalabilmesi için ne olur bilir misiniz? Paralı birileri gelir. Kısa vadeli yatırım, uzun vadeli reklam yapıp, çeker gider. Daha sonraları kulüp batmış mı, hiç bir önemi kalmaz. Kulübün gerçek sahipleri de "pirincin taşını ayıklar".
Geçmişte MTG, Dumlupınar ve Çanakkale arasında tatlı bir rekabet vardı. En az üç büyükler olarak adlandırılan Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş arasındaki mücadele kadar. Özellikle MTG-Dumlupınar maçları heyecanlı geçerdi. Günler öncesinden, hatta haftalar öncesinden hazırlıklara başlanır, herkesi bir heyecan sarardı. Seyirci rekorları bile yine MTG-Dumlupınar maçında elde edilirdi.
O günleri unutmam mümkün değil. Tribünlerdeki o heyecanı, kalbimin atışını, ayaklarımın titremesini...
Zaman zaman taşkınlıklar, istenmeyen olaylar olsa da Mağusa'nın bu üç güzide takımın mücadelesi bu kentin kendine özgü rengiydi. Şimdi o günleri arıyorum. Çünkü Mağusa'nın bu tatlı rekabete ihtiyacı var. Hatta bunun Birinci Lige taşınmasında fayda var.
Kabul edelim ki; futbol artık hayatımızın bir parçası. Dikkat ediyorum; bayan seyircilerin sayısında bile bir artış yaşanıyor. Ama bu heyecanı ve ilgiyi tribünlere taşıyabilmemiz için takımlarımızın daha güçlü ve başarılı olmaları gerekir. Sonuçta başarı için önce bir hedefe ve vizyona ihtiyacınız var.
Dumlupınar ve Çanakkale yöneticileri bu ülkede bir ilki gerçekleştirmek için yola çıkmıştır. Birleşim, Mağusa'ya yepyeni bir vizyon ve hedef getirecektir. Oluşuma destek vereceklerin sayısında bile şimdiden müthiş bir artış var. Önemli olan her iki kulübün göstereceği iradenin, duygusallığın önüne geçmesidir. Unutmayalım ki, bugünkü FB ve GS takımları bile 1930'lu yıllarda değişik takımlarla birleşerek günümüzdeki isimlerini alıp Türkiye ve Avrupa'da söz sahibi olmuştur.
Birleşimden neler bekleniyor?
Bir takım daha kötü duruma düşebilir mi? bu kadar yalnız bırakılır mı? Cevap çok net.Evet düşer de bırakılır da. Arap saçı gibi dağılıp darmadağın olan yönetimlerden beklentiniz ne olabilir ki? Üç beş kişiyle kulüplerin yönetileceğini sananlar, yanılıyor. Baktığınızda, Çanakkale üçüncü lige düşmüş, sıra Dumlupınar'a geldi. Futbolcularda ne heyecan kalmış, ne de umut. Her iki başkan kulüpler birleşmezse, görevlerini bırakacağını söylüyor. Genel kurullarda "ret" cevabı çıkarsa, retçiler buyursun kulüpleri yönetsin diyorlar. Kısacası çok net mesaj veriyorlar.
"Gelecek adına ya birleşim. Ya da birleşim" Yönetimler her konuda anlaştı. Şirketleşme için tüm yasal konular çözüldü. Sıra genel kurulların iradesinde. Bu takımları alıp sıkıntılı günlerinden çıkaracak destek şu koskoca Mağusa'da yok mudur?
Ben bir Mağusalı olarak hiç bir kulüp yöneticisinin ve taraftarının bu durumdan memnun olduğunu zannetmiyorum. Aslında bu sadece futbola, Dumlupınar ve Çanakkale'ye gönül vermiş kişilerin sorunu da değildir. Bu ülkenin sorunudur ve kısa sürede sonuçlandırılması gereken önemli konu başlıklarından biridir. Görülmüştür ki; kurumsal alt yapısı, taraftarı, sabit geliri, güçlü isimleri olmayan kulüpler, parçalanmaya, dağılmaya mahkumdurlar.
Dumlupınar ve Çanakkale'de yaşananlar büyük bir çöküşün sonu değil, bence başlangıcıdır. "Bundan daha kötüsü olur mu" diye düşünenlere cevabım, kesinlikle evettir.
Öyle bir dönemde yaşıyoruz ki, duyguları ile hareket edenler birer birer sınıfta kalıyor. İşte GG-Hamitköy gerçeği. Duygusallığın ön planda tutulup, birleşmeye karşı çıkan kahramanların şimdilerde ortalıktan kaybolduğu gibi.
Kaldı ki, Dumlupınar-Çanakkale birleşiminden sonra, spor branşlarında Mağusa'ya yepyeni bir soluk geleceğinden hiç bir kuşkum yok. Futbolun yanı sıra basketbol, voleybol, hentbol ve futbol alt yapılarıyla belki de ülkede örnek tek kulüp hüviyetine dönüşecek. Mevcut potansiyel yapısı ve eğitim birimleri bile şimdiden hazır. Yeter ki biraz cesaret gösterilsin. Tabi, GG-Hamitköy birleşiminde olduğu gibi, "karkalyalar" , "militanlar" ve "çıkarcılar" ortalığı bulandırmazsa.
|