|
Eksik öpüşlü, mağlup bir çocuk
Bir çift buz kırığı göze
Veda çığlığını susar...
Cebinde faili meçhul günleri
Gülüşünde 3. derece yanık izleriyle
Saatini hiç bir yolun dolduramadığı boşluklara kurar
Uçkurunda belleği zayıf aşk silüetleriyle
Payına düşürdüğü rolünün son sahnesini oynar

İlaçlar ve alkol yüklü akşamlar
Kapatamaz hayatla
A ra lı ğı nı
Susar...
Çakıştes yeşili gözleri zamana yenilir
Sevda dediği adresin
Mayası kesiktir...
Bilir...
Şimdi aşk
Bir balyoz gibi
Çocukluğuna inmektedir
Zaman, ilaçsız, pansumansız ve ağrılıdır...
-Üşümüşlüğüne inat,
Temmuz tüm haşmetiyle oralardadır-
Eksik yaşamının öznesi olan çocuk
Naylondan aşklarının kirlenmişliğiyle
Kayıp çocukluğunu aramaktadır...
Bedia Balses
*******
MELANKOLİK
Neyin köpüğüsün ey yaşam
İki gözüm kadar eminim sen yoksun
Aşk! Ey aşk! Başdöndürüyor yüzün
Ateş gemisi, buzkıran, akkorsun
Ey tüylerimi ürperten gece
Sevişmek gibisin; derin, kederli, korkunçsun

Neden bunca mağrursun ölüm
Umutsuzluğun omuzları seninkinden geniştir
Aşk artı gece eşittir hüzün
Değil mi ki sevdiğin sensiz de sevmiştir
Onur Behramoğlu
(asit ya da iksir – Yitik Ülke Yayınları)
**********
BELKİ
Belki bir gölgeden ibarettir her şey
Bir buluttur
Yağmura dönüşecektir
Ardından
Güneş doğacaktır günle beraber
Belki bir mumun verdiği alevdir
Gönül sokağında gezinen
Yangına dönüşecektir
Ardından
Güneş batacaktır günle beraber
Fatoş Özüren (2007)
*********
Zamana Asılı Mektuplar
-ufuk çizgin kaçış noktan-
bende sevemediğin şeyin ne olduğunu biliyorum kızmıyorum anlıyorum acını yerinde olsam ben de sevemezdim belki de beni birbirimizin gözüne baktığımızda gördüğümüz kendimiziz aslında kaçtığımız yenileyemediğimiz eski yanımız tekrar korkumuz utancımız sende en lanet yanlarımı temize çektim ben ufuk çizgini çekmeden kaçış noktanı çakmadan gözüme deneseydin keşke sen de altına üstüne yerleştirdiğin lekeleri iyi oturtmuşsun yemez hakkını profesyoneller aksini söylemezler korkma çaylakları boşver ne anlar onlar zaten perspektiften ya ufuktan kendin peşinde ama yakalanacaksın kaç. ( ayşen dağlı, haziran 2007 )
**********
Başucu Kitaplarından
Hayat, doğru cevapları olmayan bir sınav. Her şeyi en baştan yeniden yaşama şansım olsaydı yine aynı şeyleri yapar, aynı yanlışları tekrarlardım. Geçen gün tam da bir romana konu olacak bir hikaye geldi aklıma. Keşke yazabilsem. Şunu bir düşünün: Tatmin olmadığı bir yaşam süren orta yaşı bir adamın karşısına bir cin çıkıverir ve ona yeniden başlama fırsatı verir; üstelik bir önceki yaşamında yaptıklarını olduğu gibi hatırlayabilecektir de. Tabii, adam bu fırsatın üstüne atlar. Ama sonunda şaşkınlık ve korkuyla fark eder ki eski yaşamının tıpkısını yaşamaktadır; aynı seçimleri yapmakta, aynı yanlışları tekrarlamakta ve aynı sahte hedeflere ve tanrılara sarılmaktadır.(…)
*********
Ayışığı
sen gidince
ne mi kalır geriye
bir tutam ayışığı
uzanıp aldığım
gözpınarlarından
Tekin Gönenç
(Gönlü Güvercinli Kadın,Varlık yayınları)
*********
hayalin yokluğun kapalı perde
hayaline
kapatıyorum yolları
kapıları perdeleri
sıkıya sımsıkı
iniyor gece
anılar görünmesin diye
kovuyorum
yıldızları
gezegenleri ve ayı
yokluğunu
kapkaraya vurdukca
sessizlik ölüyor
büyüyor çığlık
gözlerimden
yüzün
yol buluyor
yine
şafağa
Halime Kayhan
Haziran 2007
**********
Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister (Cervantes)
**********
Yaşam pınarınız sizin elinizde değilse, varlığınızı rastlantıya bırakmışsınız demektir.
Nietzsche Ağladığında (Irvin D. Yalom)
Türkçesi: Aysun Babacan, Ayrıntı Yayınları
|