Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Yangından korkan 2 yaşındaki Rum çocuğun kalbi durdu
Korkunç trafik kazası: 2 yaralı
291 İlkokul öğrencisinin hazırladığı "unutmadan -sesimiz kısılmadan" adlı kitap tanıtıldı
Kır defilesi
KAR'dan köpeklerin zehirlenmesine tepki
Maliye Bakanı, halkla alay ediyor
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı
Hristofyas, kapsamlı çözüm ilkelerine ilişkin kavram karmaşası yaratmaya çalışıyor
Yangın büyüdü
UBP'nin yeni yüzlere ihtiyacı var

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



Öğretmen olmak...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hep söylerim siyasi konularda yazı yazmayı sevmem diye; ama, her gün öyle olaylarla karşılaşıyoruz, öylesine bizi üzecek, geleceğimizi eksi yönde etkileyecek uygulamalarla karşılaşıyoruz ki bu küçücük cennet adamızda, kaleminiz isyan eder, “yaz, en azından konunun duygusal yönünü yaz” der...

* * *

Son haftalarda gündemde öğretmen grevleri var. Neredeyse bu sorunla yatıp, bu sorunla kalkıyoruz. Bundandolayı rüyalarımız bile kabusa dönüşmüş durumda... İnanın abartmıyorum...

Evet, konumuz öğretmen grevleri...

Yani hakkını en seviyeli ve olgunlukla tartışabilecek, istediğini asilce elde edebilecek kapasitedeki insanların grevi...

Bu kadar gerekli miydi grev yapmak?..

* * *

Hep söylenir öğretmenlik kutsal meslektir diye... Nedeni malumdur hepimizce...

Öğretmen öğretendir...

Bir çocuk okula başladığı günden itibaren en çok öğretmeniyle birliktedir.

Çoğu çocuk için örnek insan öğretmenidir.

Öğretmen hep saygı duyulan itaat edilen kişidir; çünkü, o hep verir. O alış-veriş yapmaz. Öğrencileriyle veriş-alış’tır arasındaki ilişki... Öğretir, hep öğretir. Öğrencisini yetiştirmek, bilgilendirmek onu gururlandırır...

Kolay mı bir insan yetiştirip bu acımasız dünyaya salıvermek?..

* * *

Yüreği hep kıpır kıpırdır öğretmenin...

Boşuna mı söylenmiş Hz. Ali’den beri “bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum” diye...

Örnekleri çoğaltmak mümkün; ancak, ben size bu örneklerden sadece bir tanesini aktarmak istiyorum ki öğretmenin değerini tahayyül edin diye...

“Beyaz atına binmiş, ordusunun önünde giden Fatih Sultan Mehmet, yanında onu yetiştiren Akşemsettin, Molla Hüsrev ve Molla Gürani ile İstanbul’a giriyor. Türk Ordusu’nu karşılayan şehir halkı yol boyunca dizilmiş, ellerindeki çiçek demetlerini padişaha sunmak için yaklaşıyor. Şehir ahalisi, beyaz sakalıyla, ağır duruşuyla Akşemsettin’i padişah sanıp çiçekleri ona sunmaya çalışıyorlar. Akşemsettin atını geri çekip göz ucuyla Fatih’i göstererek: “Sultan Mehmet odur, çiçekleri ona veriniz” demek istiyor.

Fatih Sultan Mehmet çiçeklerle kendisine doğru yürüyenlere hocası Akşemsettin’i göstererek, “gidiniz, çiçekleri yine ona veriniz. Sultan Mehmet benim ama, o benim hocamdır” diyor.

* * *

Kime nasıl hizmet ediliyor bilemem ama, son grevler bizi derinden sarstı.

Öğretmenlerimiz için söyleyecek sözüm yok; ancak, benim aklım oldum olası böylesi özgür bir ülkede, bu SENDİKA işine hiç mi hiç yatmadı...

ARALIK KAPI

Sevilay SADIKOĞLU

Sonum ne olacak

- bilemiyorum -

Bir yalnızlık sardı dört bir yanımı

Anadan, babadan ayrı kaldım da,

Yar güldüremeden mahzun yüzümü

Beni buralarda koyup gitti ya...

Ne olacak bilmem bu garip halim

Hiç mi gülmeyecek kara talihim?..

O yar bir gün döner diye beklerim

Yüreğim kan ağlar yüzüm gülerken...

Sensiz buralarda yaşanmaz oldu.

Kimi sevdi isem ayrılık oldu.

Yıllardır ağlarım gözüm kan doldu,

Sonum ne olacak bilemiyorum...

Ana, baba, kardaş hazine imiş

Birlikte yaşarken bilinmez imiş.

Bir yar sevdim, bir benzeri yok imiş,

Hepsi gitti, bir ben kaldım burada...

kitap dünyası

yelken açtım özlemlere...

doğumundan ölümüne, her zaman için bir şeyleri anımsar, bir şeyleri yeniden yaşamak ister insan. Çocukluğunu özleyenler de var, delikanlılığının heyecanlarını özleyenler de. Bir sevgili özlenmez mi uzaklarda olunca? Uzaklar değil mi ayıran sevgilileri, savaşlar değil mi ayıran anneleri, babaları, evlatları?.. İnsan ne çok şeyi özler, ne çok şeyi arar, sayısı bilinmez. Örneğin yağmuru, ağacı, barışı, dostluğu, kardeşliği, sevgiyi, sevdayı, dağı, ovayı, denizi özlemek gibi... Bir dağ başında en mutlu anlarda yapılan bir pikniği kim unutabilir?.. Kim şeftali kebabını özlemez ki uzaklarda, çok uzaklarda olduğu zaman?.. Fırtınalarda, karda – kışta, bir yabancı ülkede kim aramaz ülkemizin sıcacık havasını, kim özlemez denizini, insanını ve tümden kim özlemez Kıbrısını?..

Özlemleri anmaya, bir tadımlık yaşamaya yelken açalım dedik. Açalım ve içimize yeniden bıçaklar sokulsun diyelim. Yaşam sürdükçe, sevdalar yaşandıkça, özlemler hep duracak gözbebeklerimizde...

İyi seferler dileklerimle...

Altay Burağan “yelken açtım özlemlere” adını verdiği ve eşi Hidayet’e ithaf ettiği şiir kitabının önsözünde yukarıdakileri yazmış... Kitap Burağan’ın dördüncü şiir kitabı. Bu kitaplar dışında, şairin seçme şiirlerinden oluşan ve azerbaycan türkçesiyle yayımlanan “Sevgi Yağmurları” adlı bir şiir kitabı daha var.

Altay Burağan 2 Ekim 1951 yılında Kıbrıs’ın Baf ilçesine bağlı İstinco köyünde doğdu. İlkokulu aynı köyde, ortaokul ve liseyi Lefkoşa’da okudu. 1976 yılında Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Ziraat Yüksek Mühendisi olarak mezun oldu. KKTC İskân ve Rehabilitasyon Dairesi ile Çevre Koruma Dairesi müdürlüklerinde tarım uzmanı olarak görev yaptı. Burağan emekli ve iki çocuk babasıdır.

KIBATEK Vakfı yönetim kurulu üyesi olan Altay Burağan, vakfın Kıbrıs Türk Edebiyatı’nı tanıtma ve diğer Türk edebiyatlarını tanıma konusundaki etkinliklerine katılmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Romanya ve Ukrayna’da düzenlenen etkinliklerde yer aldı.

Barış, çevre, sevgi, dostluk, hoşgörü, kardeşlik ve yurt konularında şiirler yazmaktadır. KKTC’de yayın yapan radyo ve televizyon kanallarındaki kültür-sanat programlarına katılarak şiirlerini seslendirmektedir. Bunun yanında şiirleri çeşitli gazete ve dergilerde de yayımlanmaktadır.

insanlık sınavı

bir koca ırmak gibi

köpük köpük coşarak

bendini yıka yıka

ilerleyen insanlık

binlerce yıl boyunca

kah geride kalarak

kah fırlayıp ileri

olumsuz görüşlere

yıkıcı eylemlere

ğsünü gere gere

bir milenyum kapatıp

yeni binyıla giren

sen tarih denen dersin

sınavında çakarak

on üstünden kocaman

bir sıfır alıp kaldın

hiç sanma ki bir daha

aynı sınıfta olup

aynı dersleri gören

çift dikiş öğrencisin.

binyıllarda ne acı

ne korkunç olaylar var

insanlığın ereği

bunları durdurmaktı

binyıllarda yaşadık

en onulmaz dertleri

nice kıyım yaşadık

Nice kötülükleri

Ne çok hastalık bizi

Karalara bürüdü

Gün oldu devran döndü

Hapislerde çürüdük

En doğal haklarımız

Okundukça bire bir

Meydanlarda eridik

Giyotinler baş kesti

Namlular ateş kustu

Yağlı ipler baş aldı

Herşeye bu mu çare?

Yine din savaşları

Yine mal ve mülk

Cihan hükümdar doldu

Beş kıtanın her yeri

Zengin ve fakirlerin

Ayrıldı sofraları

Sefalet ve kindarlık

Tutuşturdu dağları

Kapkara Afrika’nın

Kapkara çocukları

Kulu, kölesi oldu

Beş-on beyaz tenlinin

Bir renk ve ırk ayrımı

Sarınca kıtaları

Tutuştu alev alev

O insanlık dağları

Her yüzyılda yaşandı

Bu vahşet olayları...

s.63-64-65

haziran

salına salına geldin haziran

sanki sıcak bir mevsimden

habersiz gibi

sen pusuda bekleyen

düşmansın bana

ha sarı yılansın

ha kara yılan

s.s.

   1342 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
07 Ekim 2008, Salı   "Durgun Anlar..."
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya
19 Eylül 2008, Cuma   Bildiriler
18 Eylül 2008, Perşembe   Kitap dünyası... Mucize Zeytin ve Yan Ürünleri...
17 Eylül 2008, Çarşamba   Eylül'e serzeniş... Neden?..
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital