Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Çocuğuma okul arıyorum...

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bu başlık Dr. Erdal Atabek'in "Erken Büyüyen Çocuklar" adlı kitabından alınmış. Aşağıdaki yazı da....

   Bu günlerde birçok anne babanın hislerine tercüman olacağına, belki de kararlarında etkili olacağına inandığım için bu yazıyı yayımlamayı uygun buluyorum.

 

   "Her yıl bu günlerde pek çok anne ve baba 'çocuklarına okul arıyor.' İlkokula başlayacak çocuğu olan aileler için en önemli sorun, çocuklarının 'eğitim sürecini tamamlayacağı' bir okul bulabilmektir. Çünkü çocuklarının en az liseyi bitirinceye kadar iyi bir okulda eğitim görmesi anneler babalar için önemli bir hedeftir. Aileler bu hedef için bütçelerinde fedakarlık yapmayı da göze almaktadır.

   'İyi bir eğitim' ne demektir? Aileler bu kavramı, 'nitelikli bir eğitim, iyi bir yabancı dil' olarak tanımlıyor görünmektedir. 'Nitelikli eğitim' de hem genel derslerin eğitiminde başarı, hem de sosyal çalışmaların (spor, tiyatro, çevre, v.b) etkinliği olarak kabul edilmektedir. Böylece 'devlet okulları mı? - özel okullar mı?' ikilemi de bu eksende kıyaslanmaktadır. Devlet okulları ücretsiz oluşu, disiplini, eğitiminde daha ciddi oluşu (ülkemizdeki grevleri saymazsak) ile tercih edilirken, sınıfların kalabalık oluşu, eğitimdeki otoriter tutum, sosyal etkinliklerin olmayışı nedeniyle de eleştirilmektedir. Özel okullar arasında da farklar bulunmaktadır. İdiası olan özel okullar, öğrenciyi çok yönlü yetiştirmeyi, sosyal etkinliklerle kişiliklerinin desteklenmesini, özgüven kazandırıcı tutumlarını olumlu puan hanesine koyarken yüksek ücretleri, disiplin eksiklikleri, vitrin çabalarının fazlalığıyla da puan yitirmektedirler.

   Peki bu durumda anne baba olarak neler yapılabilir?.. Okulda nelere dikkat etmek gerekir? Nelere bakılarak ne anlaşılabilir? Sorular ve sorunlar bunlardır.

   Eğitim, bir çocukta 'bilgi kazanmayı ve kullanmayı, beceri geliştirmeyi, sorun çözmeyi kazandırır, kişilik gelişimini etkiler, davranış modelini değiştirir.'

   İster devlet okulu olsun, ister özel okul olsun, her okul, eğitim felsefesiyle, eğitim yöntemleriyle, eğitim kadrosuyla, okul içi iletişimiyle, okul ortamıyla bu beş etkiyi olumlu ya da olumsuz olarak gerçekleştirir.

   Bir okulun öğrenci üzerindeki etkisi sadece okulun tutumuyla belirlenmez, öğrencilerin sosyal özellikleri, sosyal tutumları, öğrenci ailelerinin sınıfsal tutum ve davranışları da öğrenci üzerinde etkili olur. Bütün bunlar da 'kişisel ve kurumsal değerler' demektir.

   Örneğin, 'başarı' ve 'dürüstlük' gibi iki değeri ele alalım. Bir okul 'başarı'yı dürüstlükten ayırarak tek başına bir hedef olarak belirlerse, öğrenci velileri de bu tutumu desteklerse, öğrenciler 'başarı için her araç kullanılır' görüşünü benimserler, değer yargıları da bu olur. Ama bir okul başarıyı ancak dürüst olursa başrı sayarsa, okulun velileri de bu tutumu desteklerse, öğrenciler başarının ancak dürüst yolla kazanıldığı zaman başarı sayıldığını öğrenirler. Birinci okulun öğrencileri arasında 'kopya çekmek' bir zeka gösterisi sayılırken, ikinci okulun öğrencileri için utanılacak bir davranış sayılır. Davranışları biçimlendiren en önemli etken, sosyal değerlerdir. Onun için de okulları değerlendirirken birden fazla faktöre önem vermek gerekir.  

 

Faktörleri yakından incelersek;

* Bilgi kazanma ve kullanma: Eğitimde verilen bilginin amacı olmalıdır. Bilgi yüklemeyi hedefleyen ezberci eğitim sistemi, bütün kaşı savlara karşın pek çok okulda sürüp gitmektedir. 'Ezbersiz eğitim','öğrenci odaklı eğitim' gibi adlarla yapılmaya çalışılan da henüz denemelerdir. Çünkü, 'eleştirel düşünce eğitimi', farklı yöntemler, farklı öğretmenler, hatta farklı aileler istemektedir ve kendi başına bir kültürdür.

* Beceri geliştirme: Gerek bedensel, gerekse zihinsel beceri kazandırma eğitimin çok önemli amaçlarından birisidir. Mantıksal düişünme, felsefe, matemetiksel düşünme gibi zihinsel beceriler kadar, bedensel beceriler, el becerileri, duyusal beceriler (sanatsal etkinlikler) çok önemlidir. İyi bir okul bu amaca çok önem vermelidir.

* Sorun çözme eğitimi: Bu amaçla ve bu adla eğitim yapılmalıdır. Her insanın, her yaşta sorun çözme yöntemleri vardır. Ağlayan bir çocuk da, arkadaşına vuran çocuk da, gizlenen çocuk da, her soruya yanıt vermek isteyen çocuk da kendi sorun çözme yöntemlerini kullanmaktadır. Böyle bir eğitim, çocukların kendilerini yönetmelerini sağlayacak, gelecekleri için büyük bir katkı olacaktır.

   Eğitimde değişen beş niteliği incelediğimiz zaman ilk üçünü, 'bilgi kazamna ve kullanmayı, 'beceri geliştirme'yi, 'sorun çözme'yi görmüştük. Son iki özelliğe gelince:

* Öğrencinin kişilik gelişimi: İlköğretim dönemi, 7-15 yaşlar arasındaki çocukluktan gençliğe geçiş dönemindeki öğrenciyi kişilik ve kimlik oluşumu aşamasında etkiler. Bu etkilenme, birçok etkenle oluştuğu için de karmaşık bir yapı gösterir. Okuldaki eğitimin hedefleri, öğretmenlerin nasıl bir model oluşturdukları, okul ortamındaki ödül ve cezalar, öğrenciler arasındaki grup normları, ortamdaki sosyal değerler, okulun ve ailenin öğrenciden beklentileri, öğrencinin kendi hakkındaki görüş ve beklentileri gibi çok yönlü etkileşim ağı, kişilik gelişiminde ve kimlik oluşumunda rol oynamaktadır.

* Öğrencinin davranış modeli; de özellikle arkadaşları arasındaki grup normlarıyla, kendi aralarındaki beklentileriyle, toplumun geçerli değer yargılarıyla, anne ve babarın özel tutumlarının da etkisinde kalarak olumlu ya da olumsuz yönde biçimlenir.

   İşte, çocuğumuzu vereceğimiz okulun bütün bu değişimi bir biçimde gerçekleştireceğini dikkate alarak karar vermemiz gerekmektedir. "Çocuğum bütün bunlardan nasıl etkilenir, ilerde nasıl bir sonuçla karşılaşırım?" sorusunun net bir yanıtını bulmak elbette zordur, ancak bazı noktalara dayalı bir öngörü yapma olasılığı bulunacaktır.

1.   En önemli etken, ailenin nasıl bir okul aradığını bilmesidir. Çocuğumu çok yönlü yetiştiren bir okul mu? Üniversite sınavında başarılı bir okul mu? Çocuğumun rahat edeceği bir okul mu? Çocuğuma doğru bir hayat disiplini verecek bir okul mu?

   Çocuğumu geniş görüşlü, kültürlü yetiştirecek bir okul mu? Bunların hepsini ya da bazılarını verecek bir okul mu? Ya da başka beklentilerimi karşılayacak bir okul mu?

   Yoksa bunların hiçbirini düşünmeden tavsiye edilen bir okulu mu arıyorum? En önemli etken budur.

2. Yukarıda belirtmiş olduğumuz beş niteliği de çocuğumuza olumlu biçimde kazandıracak bir okulun en önemli özelliği 'eğitim felsefesinin ne olduğu'dur. Eğitim felsefesi, eğitimin amaçlarını belirtir, okulun vizyonunu oluşturur.

3. Okul, hedeflediği amaçlarını ancak doğru bir eğitim yönetimiyle, iyi bir eğitici kadroyla yapabilir. Bunu saplamanın yolu da kurum içi koordinasyondan ve hizmet içi eğitimden geçer. Ancak 'öğrenen kurumlar' bu özellikleri taşırlar ve 'işlevsel koordinasyon'u, misyonlarını gerçekleştirebilirler. O kurumda hizmet içi eğitim yapılmakta mıdır? Ne amaçla ve nasıl?

4. Bir okul, neleri sunmaya öncelik tanımaktadır? Amaçlarına mı, hizmetine mi, tanınmış olmasına mı, bina ve malzemelerine mi, sosyal etkinlik araçlarına mı öncelikli önem vermektedir? Örneğin, sosyal etkinlik denilen bir çalışmanın öğrenciyi nasıl geliştirmesi amaçlanmaktadır ve bu çalışmalardan beklenen sonuçlar alınmakta mıdır?

5. Bir okulun, öğrencisinin beceri kazanmasına, sorun çözme gücüne, kişilik ve kimlik gelişimine, davranışlarına verdiği önem nedir? Bu önemi gerçekleştirecek nasıl bir sisteme sahiptir? Bu konuları nasıl değerlendirmekte, bunu değerlendirecek bir sistemi nasıl işleme geçirmektedir?

6. Okul, öğrencinin yetişmesinde, gelişmesinde ailenin rolünü nasıl görmektedir? Okulun anne ve balarla ilişkisi, iletişimi nedir? Ailelerle sistemli çalışma yapmak gibi bir hedefi var mıdır? Bu hedefe yönelik olarak neler yapmaktadır? Ailelere doğru rehberlik yapabilecek güçte ve donanımda mekanizmalara sahip midir? Daha önemlisi, böyle bir anlayışı var mıdır?

7. Öğrencilerin çeşitli sorunlarına, öğrencilerin kendi aralarındaki sorunlarına, ailelerle ilgili sorunlarına okulun yaklaşımı nedir? Bu sorunları nasıl görmekte, çözüm için neler düşünmekte, neler yapmaktadır? Okulun karakterini oluşturan değer sistemi nasıldır? Öğrencilerine, öğrenci ailelerine, kendi elemanlarına yaklaşımını belirleyen değerler sistemi nedir?

8. Okul, yetiştirmeyi amaçladığı öğrencileri, bu öğrencilerin geldiği ortamları, aile yapılarını, toplumsal değişmeyi ve bütün bunların yapmak istediği eğitimi nasıl etkileyeceğini araştırma niyetine sahip midir? Bu etkenleri araştırmakta mıdır? Vardığı sonuçları nasıl değerlendirmektedir?

9. Bu soruların yanıtlarını tam olarak alamasak da aklımızda bunlara yer vermeliyiz. Çocuğumuzu devlet okuluna da, özel okula da verebiliriz. Ama unutmayalım ki çocuğumuz gittiği okuldan çok yönlü etkilenecektir. Neleri düşündüğümüzü ne ölçüde bilirsek arayışımız da o ölçüde bilinçli olacaktır. En önemli etken de, bizim çocuğumuza verdiğimiz önem, onu tanıma gücümüz, onunla kurduğumuz iletişim olacaktır."

 

                                    Başarı her zaman onu hak edenindir.

 

*****

Okuyucularımızdan gelenler...

 

Sevgim ve sen

 

Kimse bilemez seni ne kadar sevdiğimi

Bu yalan dünyadaki tek doğrumun sen olduğunu

Bir bakışın beni öldürdüğünü

Ardından dokunuşunun hayata döndürdüğünü

Yanında olsam da seni özlediğimi

Kelimelerle anlatmam imkansız bu duyguyu

Her geçen gün sevgim bir çığ gibi büyürken...

 

Özleminden yanarken düşüncelerimdesin

Aklımdan hiç çıkmazsın

Beynime çakılmışsın

Kim çıkarmak ister ki yerleştiğin o yerden

Sen bana mutluluksun, sevgiye giden yolsun

Gözlerimde sevgi denizi, ellerimde ateşsin...

 

Sana sarıldığımda kalbim kuş gibi çırpınırken

Ebedi bir huzur benliğimi sararken,

İnanmak öyle zor ki

Gördüğüm andan beri

İçimde artan sevgine, aşkına

Söylenecek üç hece var sadece

"seni seviyorum ölesiye"

 

Erfem Günsay

 

 

******

açar mısın yüreğini

 

kaçıp kaçıp sana gelmek isterim

sığınmak sessizliğine...

yüreğimin dipsiz kuyusundan

sevdalar taşımak isterim yüreğine

bitmez heveslerle...

s.s.

 

**************

   1487 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
19 Ağustos 2008, Salı   İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları...
14 Ağustos 2008, Perşembe   Tatil notlarım... Karadeniz’e yolculuk...
24 Temmuz 2008, Perşembe   İçimizden biri: Arif Albayrak
15 Temmuz 2008, Salı   Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...
10 Haziran 2008, Salı   Ölüm
29 Mayıs 2008, Perşembe   Öğretmen olmak...
21 Mayıs 2008, Çarşamba   Kendi dünyasında tanrı olmak...
23 Nisan 2008, Çarşamba   Sen Kaderimsin...
15 Nisan 2008, Salı   Zaman...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital