Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Batı grubunda büyük çekişme
A Takımı liderliğe devam dedi
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Yıldız bayanlarda yarı final heyecanı

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [18]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [11]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



"Durgun Anlar..."

Sevilay SADIKOĞLU

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

İsmet Tatar'ın sergisi

   EMAA, 18 Eylül-17 Ekim tarihleri arasında sürecek olan "Sanat LefkoşA'da" başlıklı etkinlikleri ile Lefkoşa surlariçine ilgi çekmeyi, sanatçıların deneysel ve yeni üretimlerini sergileme imkanları yaratmayı, sanatı sokağa ve alışveriş mekanlarına taşımayı, küratörlerle çalışarak nitelik artışlarını ve uluslararası çağdaş sanat örneklerini çoğaltarak toplumla buluşturmayı, ayrıca Rum sanatçılara daha çok yer vererek var olan ilişkileri artırmayı hedefliyor.

   Bu amaçla İsmet Tatar'ın "durgun anlar" adını verdiği sergisi 7-17 Ekim, 2008 tarihleri arasında gezilebilecek. Lefkoşa Saçaklı Ev'de yer alacak serginin açılışı saat 18.00'de yapılacak.   

   Sanatçı İsmet Tatar sergisi için şunları söyledi:

"Geçmiş iki sergideki eserlerde "Toprak"la hesaplaşmanın ardında "Tapusuz Toprak"tan yola çıkarak, farklı teknikleri denediğim ve "Durgun Anlar" diye isimlendirdiğim resimlerde, yavaş yavaş konudan kaçışın arandığı gözlemlenebilir.

   Asıl aranan: Durgun Anlar

   Derin bir solukla ciğerlerimizi doldurduğumuz durma noktası

   Ve sonrası ağızdan çıkacak derin oh... rahatlama arzusu...

Belli zamandan beridir kağıt hamuru ve atık kağıtlarla çalışmalar yapıyordum. İAPMA'ya üye olduktan sonra katıldığım workshoplar neticesinde, kağıda olan ilgim daha da arttı. Kağıdın bir sanat malzemesi olarak kullanımındaki sonsuz seçenek ve dönüşümlü olarak kullanılabilmesi çok heyecan verici.

Kendi ürettiğim kağıdı bir sanat malzemesi olarak kullanmak işin başka bir boyutu.

Şimdi kağıda başka malzemelerin de girmesi ile çalışmalar görsel bir şölene döndü.

40X40 cm. kanvas üzerine kolaj tekniğindeki çalışmalarda, çay poşetlerini bu kez hacimsel olarak değil, sadece kağıtlarını kullandım ve tapusuz toprak göndermelerini de geri planda bıraktım.

Kağıt hamuru ve kafes teli ile üçüncü boyuta varan işlerde, düz zemin üzerine içerik olarak koyamadıklarımı, rulo formu ile ifade etmeye çalışıyorum.

   Rulo: kendi üstüne kapanma,

   Başlangıç noktasına dönme,

   Kendi içine yönelme,

   Dünyanın tekrarının efsanesi olarak yorumlanabilir.

Rulo formuna ben, siyasi-toplumsal-kişisel bütün problemleri koyup kapamak istedim."

 

Bizim nesil

 

Çocukken yaşadığımız sokak çatışmalarını saymazsak, onyedi yaşında, kendimizi 21 Aralık 1963 savaşının içinde bulduk.

Erkek arkadaşlarımızın ellerine birer silah verdiler, ağızlarına sigara...

Gece nöbete gönderdiler, gündüz okula...

 

Yılsonunda hepimiz mezun olduk.

Kızların çoğu Türkiye'ye üniversiteye gitti.

Kimimiz kendi kendimizi yetiştirdik sessiz sedasız, kimimiz uzak ülkelerde kaybolup gittik...

 

Erkekler mevzilere dağıldı.

Yıllar birbirini kovaladı...

Kardeşlerimiz, çocuklarımız ellerine verilen silahları bir türlü bırakamadı...

 

İşte böyle... bizim gençliğimiz böyle başladı. Kavgalar, savaşlar, yarınsız yaşamalar...

Biz bittik, kavgamız bitmedi hâlâ...

 

Savaşlar olmasaydı, her şey daha başka olacaktı, mutlaka...

 

Yaşandı ve bitti...

 

Martılar balıkçılara şarkı söylüyordu

Ben susuyordum.

Bir yanıp bir sönüyordu deniz feneri,

Seyrediyordum...

 

Gelmeyeceğini bile bile

Seni bekliyordum,

Özlüyordum...

 

Dalgalar kumlarla sevişiyordu

Çakıl taşları hasetinden çatlıyordu,

Ben gülüyordum...

 

s.s. 

 

   400 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Ocak 2009, Salı   Kıbrısname – 1
18 Aralık 2008, Perşembe   Hiç gitmedin ki...
08 Aralık 2008, Pazartesi   Unutmak mümkün değil...
02 Aralık 2008, Salı   "SİZ" Adlı Sergi
27 Kasım 2008, Perşembe   Sonbahar...
17 Kasım 2008, Pazartesi   Biz de Dünyalı mı olduk
05 Kasım 2008, Çarşamba   İşyerinde iltifat/-sızlık
23 Ekim 2008, Perşembe   Satılık Bebek Yatağı
08 Ekim 2008, Çarşamba   Kıssadan hisse... Hasan Ali Yücel
23 Eylül 2008, Salı   Sen Aysın Ben Dünya



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital