Uyumam yastığımdan düşmesin diye gözlerin
Araya girmesin ne rüyalarım, ne kirpiklerim
İsterim ki, yağmurlar gibi gözlerin,
Düştüğü yerde kalsın
Gece oldu mu
Sımsıkı kapanır benim pencerelerim
Kapılarım süngülenir
Korkarım yeniyetme bir rüzgar ağzına geleni esecek
Düşecek gözlerin yastığımdan aşağı diye, ürkerim
Gece oldu mu
Mühürlenir benim perdelerim
Taşlarım kaldığım sokağın isli lambalarını
Cama sürünerek içeriyi sinsice gözetleyen evsiz kedileri kovalarım
Bir damla aydınlık gezmez, zerre kadar yaşam belirtisi olmaz buralarda
Sanırsın ki sağır bir mahalledir yaşadığım
Kaldığım, talan edilmiş bir köydür sanırsın
Saklarım gözlerini gözümün gördüğü yere kadar
Bir gül kurur benden habersiz
Nankör bir şiir hatırlatır yüzünün her detayını
Verdiği azaptan habersiz bir yıldız kayar
Dileyemem uyumayı
Gözlerin sevgili,
düşmesin yastığımdan
BESTE SAKALLI
İSTİFA
Yoğun bir günün son saatlerinde aklıma geldi.Hani bütün işleri yoluna koyarsınız, sonra bir bakarsınız kendiniz ortada yok.Böyle bir ülkede başka işler yapmak istediğim geçti aklımdan.Kalkıp not düştüm.Mesela pazartesi tek işim denizi seyretmek olmalıydı... Salı günü sabahtan akşama kadar masal okumak çocuklara...Çarşamba gün, en sevdiğim şarkıyı gün boyu,ıslıkla çalmak, bağırarak söylemek, mırıldanmak, dinlemek...İşimi gücümü şarkıya kilitlemek isterdim.Sonra, beğendiğim bir resmin renklerine kenetlenerek, rengarenk bir fotoğrafa dalarak bir perşembe geçirmek mesela.Cuma günü hayal günüm olmalıydı.Gün boyu nur topu gibi hayaller doğurmalıydım, durmadan..Heyecanla gördüğüm herkese nefes nefese aktarmak, yutkunmadan, çabucak,.Hafta sonunun ilk günü yağmur düşmeliydi mutlaka buralara.Ve o gün benim tek işim yağmur kovalamak olmalıydı ve pazar da bir gülün açılışını izlemeye görevli olmalıydım.
Yaptığım işler değil bu ülkede yapmam gereken.Böyle bir ülkede çok gereksiz bu eziyetleri yüklenmek.Haftanın tüm günleri oysa çok daha önemli işlerim olabilirdi.Ne yazık ki didik didik etmeme rağmen ,gazetelerde yok böyle ilanlar..Mesela 'şirketimize, uygun maaşla gün boyu denizi seyredecek ve bizim gibi ofiste tıkılıp kalanlara gelip aktaracak, kişiler aranmaktadır' dense.Dense ki 'bugün bize tüm gün şarkılar söyleyecek ofis arkadaşları aranmaktadır' istifa edeceğim hemen.Tüm gün yıldızları saymakla görevlendirilmeyi, beğendiğim bir resme bakmayı,yıldızları saymayı tercih ederdim yaptığım her işe karşılık.Hemen istifamı verip giderdim.Ama ilan yok..olsa...Canım feda.
Posta Kutusu
Gökyüzünde parlayan en parlak yıldız kadar
Parlak gözlerin
Neler anlatıyor neler bir bilsen
Yaralı yüreğime
Parçalanmış cam parçaları gibi savrulmuş gibiyim her yere
Ne, ne olduğunu biliyorum
Ne de olacağı
Kader mi delilik mi?
Yanan saman alevi mi?
Bir ah kadar sıkıcı
Nefessiz, neşesiz
Bazen kimsesiz
Uzaktaki ışıkların titremesi gibi gözlerin
Titretiyor içimi sen baktıkça
Alıyor beni uzak diyarlara
Dönüşü olmayan yola
Selden E./ Lefkoşa
BABAM BENİ MUTLU BİLSİN
söylemeyin ayrılıktan ağladığımı
saklayın küçük geldiğini bu şehrin, sol yanıma
ağzı tutmaz şiirlerin,
görün halimi ama anlatmayın yanlarında
babam beni mutlu bilsin
ne kadar acemiyse rüzgara yeni yaprak
öyle acemiyim daha
aşktan sorar beni yaşamak dediğin hala
mimler anılarımı hazan taa hangi diyardan
koynumda ağlatır bir ahmakıslatanı yarı çıplak
ve alır yüzünü götürür salıncağım
ama söylemeyin
sakın
babam beni mutlu bilsin
inanmamıştım masallarına ama inanmış bilsin
o gün düştüğümde ağrımıştım ama ağrımadım bilsin
bu boyla büyüdüm bilsin
yalan konuşun yalan
yeter ki
babam beni
mutlu bilsin
**************
göz ucuma yağmur yanaştır şiir
yeter beklettiğin
sakla çocukça ağlamalarımı şairlerin dilinden
git bana babamı çağır
sen bilmezsin
kucağını gezdireceği kaldı bende
Beste SAKALLI
|