Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
A Takımı liderliğe devam dedi
Dostluk çağrısı
Batı grubunda büyük çekişme
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [18]



EKONOMİK AKILLA ÇEVREYE ÇÖZÜM

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ülkemizde son yıllarda yaşanan yüksek oranlı ekonomik büyüme beraberinde belli sorunları da getirmiştir. Bunlar arasında en belirgini çevre ve doğal kaynaklarımızın kullanımı ile ilgilidir. Ekonomik büyümenin çevresel sorunları beraberinde getirmesinin nedeni, diğer bütün alanlarda da olduğu gibi doğal kaynakların kullanımı için bir plan, çevreyi korumak için gerekli mevzuat ve ülkenin yapısal gelişimini öngören bir imar planının olmayışıdır.

İşte bunun içindir ki Devlet bu hızlı yapılanma karşısında, geçici enstrümanlardan olan emirnameler ile çevre ve doğayı bir nebze de olsa korumaya çalışmaktadır.

2002 yılından beri yaşanan ekonomik patlamanın başını inşaat sektörü çekmektedir.Yapıların yanı sıra, bu sektör için gerekli olan kum ve çakıl gibi girdilerin sağlandığı yerlerde de rahatsız edici boyutlarda görüntü kirliliğinin oluşması, çevre olgusunun daha fazla sorgulanmasına neden olmuştur. Buna ek olarak, ekonomimizin diğer ana sektörünü oluşturan turizm sektörüne yapılan belli yatırımların çok sayıda sivil toplum örgütleri tarafından çevresel olarak hatalı bulunması sorgulama dozunun artırmıştır.

Bunun ötesinde Devletin gerçekleştirdiği gerekli altyapı yatırımlarının; yol, enerji üretimi ve dağıtımı, çevre ve doğa kurallarına uygunluğunun net olmayışı, halkın kamuya olan güvenin daha da azalmasına neden olmuş, tepkileri artmıştır.

Bütün bunların sonucunda ortaya çıkan resim; bir tarafta ekonominin gelişimini engellemeye çalışan "çevreciler", diğer tarafta ise ekonomik büyüme için çevreyi katletmeye hazır "çevre karşıtları"!

Aslında durum gerçekten vahimdir. Çok iyi bilinmesi gereken bir gerçek vardır ki o da, ne çevre kendi başına ekonomik kalkınmanın bir alternatifi olabilir, ne de ekonomik kalkınma, çevrenin! Bu iki olgu biri birini tamamlayan olgulardır. Özellikle çevre ve doğal güzellikleriyle övündüğümüz ve ekonomimizi bu zenginliklere bağladığımız bir ortamda, çevreyi nasıl düşünmeyebiliriz?

Ekonomide yalnızca gelişmeyi değil kalkınmayı da istememiz gerekir. Bunun için özünde insana önem veren, mevcut nüfusun ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayan, gelecek kuşakların da ihtiyaçlarını gözeten, doğal ve kültürel kaynakların özenli bir biçimde tüketilmesini öngören bir yapı ortaya koymamız gerekir. Bu da "sürdürülebilir kalkınma" modelidir. Sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma modeli için çevre elzemdir.

Ekmeğimizin ve geleceğimizin katledilmesine nasıl izin verebiliriz? Bence bu adada yaşayan hiç kimse buna izin veremez. Bu adada yaşayan herkes çocuklarının geleceğini düşünmek zorundadır.

Çevreci olmak, çevreyi korumak, bana göre ekonomi bilimi ile örtüşen olgulardır. Çünkü, çevreci olmak ekonomik düşünmek demektir. Eğer Kıbrıs'ta çevre kıt kaynak ise ve ekonomi bilimi kıtlık sorununa çözümler üretmek için uğraşan sosyal bir bilim dalı ise, o zaman çevre sorunlarına bizler ancak ekonomik düşünerek ve ekonomik yaklaşımlarla çözümler üretebiliriz.

Çevre sorunları temel ekonomik kavramlardan "alternatif maliyet" kavramı ile yakından ilgilidir. Ekonomik değerlendirmelerde (maliyet ve fayda analizleri) alternatif maliyet kavramını kullanarak çevre sorunlarına çözümler üretebiliriz.

Bunun için değil midir ki bugün, bütün gelişmiş ve çoğu gelişmekte olan ülkelerde, kamu yararına yapılacak bütün projelerin uygulamaya konulmadan önce mutlaka "ekonomik değerlendirme"'ye tabi tutulmaları yasal zorunluluktur.

Bugün Avrupa Birliğinde çevresel politikalar belirlenmesi öncesinde projelerin ekonomik değerlendirme çalışmaları yapılmakta ve bu çalışmalar sonucuna göre Birliğin çevre politikası belirlenmektedir.

Ekonomik değerlendirme, finansal (parasal) ve teknik fizibilite çalışmaları ötesinde bir değerlendirmedir. Ekonomik kısmı, projenin doğaya, çevreye, sosyal yaşantıya ve diğer paydaşlara getireceği fayda ve yaratacağı maliyetleri ortaya koyar. Kısacası ekonomik değerlendirme, projenin bireylerden tutunda, yatırımcıya, topluma, çevreye, ve doğaya ne getirip ne götüreceğini kapsamlı bir şekilde analiz eder. Böylesi kapsamlı bir değerlendirme, bireylere, sivil topluma, hükümetlere ve bütün proje paydaşlarının sorularına cevap verecek durumdadır.

Bu değerlendirme aslında "şeffaf olma" ile ilgilidir. Eğer siz toplumunuza, herhangi bir projenin ekonomik olarak ne getirip ne götüreceğini açık ve şeffaf bir şekilde ortaya koyarsanız, toplumun devlete ve onun ayakta durmasını sağlayan kumlarına olan güveni, desteği artar.

Bunun yanında, kapsamlı ekonomik değerlendirme "hesap verebilirlik" ile ilgilidir. Devlet, uygulamaya koymayı düşündüğü bir projeyi kapsamlı bir şekilde değerlendirirse, herhangi bir kesimden gelecek olan sorgulamaya en iyi şekilde hesap verebilecektir.

Sonuç olarak, son günlerde Dipkarpaz'dan Zafer Burnu'na elektrik götürülüp götürülemeyeceği tartışması devam etmekte, 40'ı aşkın sivil toplum örgütü bu projeye şiddetle karşı çıkmaktadır. Öyle görünüyor ki bu projenin fizibilite çalışmasında yukarıda anlatmaya çalıştığım "ekonomik değerlendirme" çalışması yapılmamıştır. İhalesinin neredeyse tamamlandığı bu projenin ekonomik değerlendirme çalışması yapılsaydı, eminim ki bugüne kadar karşı duruş gösteren kesime Hükümetimiz gerekli açıklamayı yapardı. Şeffaf olup, hesap verebilirdi!

Gelin çok geç olmadan bu ve buna benzer diğer kamu projelerinin kapsamlı "ekonomik değerlendirmesini" yapalım ve sonuçlarına göre bu adada yaşayan ve gelecekte yaşayacak olan nesillerin yararına olup olmadığına karar verelim.

Yazımı, bu adada yaşamayan ama Karpaz'a hayran kalan bir yabancının içten gelen önerisiyle bitirmek istiyorum. "Eğer Karpaz'ı kurtarmak istiyorsanız, girişine büyük araçların, dozerlerin aşamayacağı yükseklikte bir duvar, bir sur inşa edin. Kapısını da Lefkoşa'daki orijinal Girne Kapısı gibi sadece salon ve küçük araçların geçe bilmesi için dar ve alçak yapın. Bunu da bütün dünyaya çevreyi koruma abidesi olarak tanıtın" Ne dersiniz?

   2116 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   KKTC MERKEZ BANKASINDAN OLUMLU ADIM
27 Aralık 2008, Cumartesi   HÜKÜMETİN PAKETİ TALEP ODAKLI OLMALI
19 Aralık 2008, Cuma   ÖNCE PARA SONRA POLİTİKA
12 Aralık 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI? (2)
28 Kasım 2008, Cuma   2009 BÜTÇESİYLE KRİZ AŞILIR MI?
21 Kasım 2008, Cuma   GÜVEN VE TALEP
14 Kasım 2008, Cuma   DESTEK ARZA MI TALEBE Mİ?
07 Kasım 2008, Cuma   BAĞIMSIZ İSTATİSTİK BİRİMİ
31 Ekim 2008, Cuma   "BUGÜNLERDE HERKES SOSYALİST"
24 Ekim 2008, Cuma   BAĞIMLILIK NEREYE KADAR?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital