Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Korkunç trafik kazası: 2 yaralı
Taşkın serbest, diğerleri cezaevinde
Yine Afrikalı bu kez hepatitli
UBP'nin yeni yüzlere ihtiyacı var
Yeni santral ünitesi Teknecik'e taşındı
Yine Ercan, yine uyuşturucu
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı
Hristofyas, kapsamlı çözüm ilkelerine ilişkin kavram karmaşası yaratmaya çalışıyor
Görüşmelerin makul bir sürede tamamlanması önemli
Yangın büyüdü

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



SOSYAL GÜVENLİKTE GÜNÜ MÜ GELECEĞİ Mİ KURTARALIM?

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   6 Temmuz 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Herhalde sosyal güvenlik sorunu Kıbrıs meselesinden sonra ülkenin en büyük ve çözümlenemeyen sorunların başında gelir. Özellikle doğum öncesinden ölüm sonrasına, ömür boyu değil, ömür süre ötesi bireyleri ilgilendirdiği için gerçekten çok önemlidir.

Devletimiz bütün vatandaşlarına kanun temelinde çağdaş seviyede sosyal güvenlik hakkı sağlamış olmasına rağmen; sonuç itibariyle bu hakkı hayata geçirecek ve vatandaşlarda beklentilere uygun sosyal güvenlik tatmini sağlayabilecek adil bir sosyal güvenlik sistemi gerçekleştirememiştir.

Mevcut sosyal güvenlik sistemimiz siyasi popülizme kurban edilmiş ve günümüzde bütün dengeleri ve fonları kaybederek devlet bütçesinden sürekli kaynak aktarılması gerektiren bir duruma düşmüştür. Bunda başta siyasi popülizme kapı açan siyasiler ve siyasi iktidarlar kadar; siyasilerin bu zaafından azami istifade ederek günü kurtarmak peşinde olan sigortalı ve tüm diğer prim yatıranlar ile hak sahibi emeklilerin da payının olduğunu unutmamak lazımdır.

Şu halde elbirliği ile sosyal güvenlik sistemini bu günlere getirmişiz. Tabi ki önemli olan el birliğiyle bu soruna çözüm ve çıkış yolları bulmak, gelecek nesillere güvenilir, mali ve kurumlarıyla güçlü bir sosyal güvenlik sistemi bırakmaktır!

Mevcut sistemin sürdürülemez olduğu bütün ilgili kesimlerce bilinmektedir. Mevcut sistem emek piyasasında, kamu -özel sektör ayrımı yapan, adil olmayan, sosyal paylaşımda başarısız bir sosyal güvenlik sistemidir. Sosyal güvenlik sistemindeki çarpık yapı, ekonomideki emeğin verimliliğinden tutunda, vergi kaçakçılığına, devlet bütçesine getirdiği ek mali yükler ve nihayetinde gelecek nesillere ertelenen borçlara kadar birçok olumsuz etkileri söz konusudur.

İşte bunun içindir ki bu sistemin bir şekilde ellenmesi ve reforma gidilmesi konusunda herkes hem fikirdir. İşçisiyle, memuruyla, işvereniyle, siyasileriyle, hükümetiyle ama herkes tarafından bu bozuk çarpık sistemin düzeltilmesi istiyor!

İsteniliyor da, herkesin istediği şey farklı gibi görünüyor! Özellikle, çoğu özel sektör ve işveren kesim, Hükümetin önerdiği yasa tasarısını desteklerken, özellikle kamu çalışanlarını temsil eden sendikalar bu tasarıya şiddetle karşı çıkıyor. Tasarının Meclis genel kuruluna inmemesi için girişim ve eylemlerine devam ediyorlar. Sonuçta bir değişiklik yapılacaktır ve bu düzenleme sonucunda birileri bir bedeller ödemek veya özveride bulunması gerekecektir. İşte sorun buradadır. Bu bedeli kim ödeyecek?

Öncelikle şunu belirtmek gerekmektedir ki tasarı bugünkü sosyal güvenlik sistemine; ister sosyal sigortalar fonuna, ister emeklilik müessesesi veya emeklilik sandığına katkı yapanları etkileyecek, kapsayacak bir düzenleme değildir. Hükümetin öngördüğü yeni sistem tamamen emek piyasasına yeni girecek olanlar için tasarlanmıştır. Yani çocuklarımız, geleceğimiz için tasarlanmıştır.

Bana sorarsanız, keşke mevcut sistemi de kapsayan özelliklere sahip bir tasarı olsaydı. Niçin mi? Çünkü sorun gelecek nesillerde, çocuklarımızda değil. Sorun, bizlerin şu anda dâhil olduğu sosyal güvenlik sistemindedir. Yukarıda da ifade etmeye çalıştığım gibi el birliğiyle bu hiç kimsenin beğenmediği ve değişmesinin elzem olduğunu düşündüğümüzdür mevcut sistemdir sorun olan!

Bir başka deyişle, simdi ki çalışanlardan alınan katkı paylarıyla ki bu da yetmiyor, simdi emekli olanların maaşları ve diğer menfaatleri ödeniyor. Peki, simdi çalışıp da yarın emekli olacakların menfaatini kim ödeyecek? Gelecek nesiller tabi ki... Çocuklarımız ödeyecek. Biz bunu gerçekten istiyor muyuz?

Dolayısıyla Meclis de görüşülen sosyal güvenlik ili ilgili yasa tasarısı, mevcut sistemin sorunlarına çözümler getiren, değiştiren, reform edecek durumda değildir. Hani bu sistemin bu hallere gelmesine neden olan; erken emekliliklere, prime esas olmayan menfaatlere ve fonların devlet tarafından müdahale edilmesi gibi sorunları çözmeyecektir.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı son 2-3 yıldır gerçekten önemli atılımlar gerçekleştirmiş, çalışma hayatı ile ilgili etkin icraatlarıyla emek piyasasına ve ekonomimize önemli kazanımlar sağlamıştır. Özellikle kayıt dışı ve kaçak işgücü ile ilgili bakanlığın uğraşları önemli sonuçlar vermiş, 10 binlerce kaçak çalışan kayıt altına alınarak, sosyal sigortalara prim yatıranların sayısı 60 binlere ulaşmıştır. Bu sayede, sigortalar fonunun bütçeye olan bağımlılığı azaltılmıştır. Fakat bu mevcut sistemin yaşadığı sorunların bir tanesidir. Yasa tasarısıyla mevcut sistemim yarattığı sorunları ve oluşan açıkları aşmak mümkün değildir. Bizlerin, eğer gerçekten çocuklarımızı ve gelecek nesillerimizi düşünüyor isek, mutlaka mevcut yapının iyileştirilmesi için kafa yormamız gerekmektedir.

Bu da ancak mevcut sistemin ana sorunlarına bakmaktan geçer. Bunların başında erken emeklilik geliyorsa, emeklilik yaşının aşamalı olarak yükseltilmesi düşünülmelidir. Bunun yanında özellikle kamu çalışan ve özel sektör çalışan arasındaki katkı pay oranlarının eşitlenmesi yönünde çalışmalar yaparak, kamu çalışanları emeklilik fonlarının güçlendirilmesi gerekmektedir. Sıraladıklarım yalnızca birkaç tanesidir. Bunun gibi birçok yapılabilecek ve mevcut sistemin gelecekte tehlike arz etmesini önleyecek önlemler alınabilir.

Sonuç olarak Meclisteki yasa tasarısının eksikleri olsada gelecek nesiller için gereklidir. Fakat ülkemizde mevcut güvenlik sisteminin sorunları vardır ve fazla geç kalmadan Hükümet, ilgili kesimlerle gerekli çalışmaları yaparak yasal düzenlemeleri gerçekleştirmelidir.

Bence buna geleceğini, çocuklarını düşünen ne çalışan, ne işveren ne de siyasiler karşı durur!

Halk sorunun çözümü için bir bedel ödemek zorundadır. Burada nesiller arası tercih etme durumu söz konusudur. Bunu şimdiki çalışan kesim mi ödeyecek yoksa çocuklarımız, gelecek nesiller mi ödeyecek? Bunu iyi düşünmemiz gerekmektedir. Çocuklarımız mı, yoksa biz mi?

   1654 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
10 Ekim 2008, Cuma   KÜRESEL EKONOMİK GERİLEME
26 Eylül 2008, Cuma   İYİ HABER!
19 Eylül 2008, Cuma   MEVCUT BÜTÇE YAPISIYLA YAŞAM KALİTEMİZ ARTAMAZ
12 Eylül 2008, Cuma   EKONOMİK DURAKLAMA SOSYAL GÜVENLİĞİ DE VURDU!
05 Eylül 2008, Cuma   Ekonomik taçlandırma ortaklığı kalıcı kılar
29 Ağustos 2008, Cuma   KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI
24 Ağustos 2008, Pazar   ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!
16 Ağustos 2008, Cumartesi   EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI
08 Ağustos 2008, Cuma   Kıbrıs görüşmelerinde ekonomik prensipler
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital