Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Pahalı KKTC

Mustafa BESİM

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Temmuz 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  Enflasyon ve pahalılık kelimeleri günlük hayatımızın adeta birer parçası gibidirler. Tabii ki vatandaş için “enflasyon” (KKTC’de Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki artış) tek başına büyük önem ifade etmez. Vatandaş enflasyon oranını; fiyatlardaki artışı, gelirindeki değişime bakarak, bir bütün halinde değerlendirir. Onun içindir ki vatandaş için enflasyon oranından fazla “pahalılık” önemlidir. Bir başka deyişle, önemli olan fiyatlardaki artıştan fazla, vatandaşın gelirinin artışıdır. Eğer gelir artışı fiyat artışının üzerinde olursa, o zaman pahalılık hissedilmez zira vatandaşın alım gücü toplamda artmış olacaktır.

   Pahalılık konusu, o ülkenin ürettiği mal ve hizmetlere talebi olan yabancıları da ilgilendirir. Sunduğunuz mal veya hizmete dış talebin olabilmesi için, diğer ekonomilere göre pahada daha düşük olmanız, yani rekabet edebilecek durumda olmanız gerekir. 

  KKTC ekonomi tarihi yüksek oranlı enflasyonlarla doludur. Türkiye’nin 2001 yılından itibaren yürürlüğe koyduğu ekonomik istikrar programı çerçevesinde enflasyon oranlarında büyük düşüşler yaşanmıştır. KKTC olarak aynı parayı kullanmamız nedeniyle bu olumlu gelişmeler bizim ekonomimize de yansımıştır. Bu çerçevede aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere bizim ekonomimizde de enflasyon oranı göreceli bir şekilde gerilemiştir. Artık enflasyonda  % 60’lı, %85’lı oranlar geride kalmış, enflasyon %20’lerin altındaki oranlara gerilemiştir. 

  Tabiî ki bu oranı gerek Güney Kıbrıs gerekse Avrupa Birliği ülkeleriyle karşılaştırdığımızda, ülkemizdeki enflasyon oranının hala daha yüksek oranlarda seyrettiği ortadadır. Daha da kötüsü, enflasyon oranlarındaki dalgalanmaların hala daha derin olmasıdır.  2002 yılından itibaren düşüşe geçen oran, 2005 yılından sonra yeniden yükselişe geçerek %20’lere yanaşmıştır. Yıllar arsındaki değişim oranları %5 ile %10 seviyelerinde gerçekleşmiştir. Bu da bizlere fiyatlarda, eskisi kadar kötü olmasa da, hala daha istikrarı sağlayamadığımızı göstermektedir. Bu durum doğal olarak makro ekonomik planlamada sorunlar yaratır. Devlet bütçesinden tutunda, firmaların siparişleri, stoklamaları, üretim planlamalarına kadar önemli farklılıklar ve nihayetine olumsuz etkiler yaratır.

   Aynı dönemde, ayni parayı kullandığımız Türkiye’deki enflasyon (TÜFE) oranına baktığımızda istikrarlı bir şekilde gerilemiş ve dalgalanmalar da düşük oranlarda gerçekleşmiştir. 

 

TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSLERİ (TÜFE) (%)

 

2002

2003

2004

2005

2006

2007*

TC

29,7

18,4

9,3

7,7

9,6

3,8

KKTC

24,5

12,6

11,6

2,7

19,2

3,4

   Kaynak: DİE ve DPÖ     Not: * Haziran ayına kadar

                   

   2005 yılında TC’de gerçekleşen enflasyon  %7,7 iken bu oran KKTC yalnızca %2,7 oranında gerçekleşmiş, aynı şekilde 2006 yılında TC’de gerçekleşen oran %9,6 iken bizde iki katı kadar, % 19,2 oranında gerçekleşmiştir. Bu farklılıklar aslında bizlere ne kadarda fiyat istikrarını sağlamak için elimizde araçlar (para politikası) olmasa da, kendi irademizle fiyat istikrarını bir ölçüde sağlayabileceğimizi göstermektedir. Bu bağlamda, bizlerin YTL kullandığımız için elimiz kolumuz bağlıdır ve fiyat istikrarını gerçekleştirmek için herhangi bir şey yapamayız demek yerinde olmaz görüşündeyim.

   KKTC’deki enflasyonun nereden kaynaklandığına baktığımızda, bunun yalnızca YTL olmadığını anlayabilir, rakamlarla da görebiliriz (tablo). Bunlar:

1-       Emek piyasasındaki yapısal sorun,

2-       Mal ve hizmet piyasasının sığ oluşu, piyasanın entegrasyon sürecini ne Türkiye ne de Güney Kıbrıs ile etkili bir şekilde tamamlamayışı,

3-       Devletin maaş ve ücret politikasıyla emek piyasasına müdahalesi,

4-       Altyapı eksiklikleri (liman, ulaşım, haberleşme vb.),

5-       Vergi politikasının emek ve sermaye üzerinde yarattığı maliyetler.

6-       Kamu mal ve hizmetlerine Devletin uyguladığı fiyatlar ile Devletin fiyatlarını belirlediği ve kontrol ettiği mallar (enerji vb)..... olarak birkaçını sıralayabiliriz.

 

  Kısacası Devletin elinde, enflasyon oranını etkileyecek araçlar vardır. Bu da bizlere, YTL’den ve siyasi tecritten kaynaklanan maliyet artışları dışındaki enflasyonun kaynakları üzerine yoğunlaşmamız gerektiğini işaret etmektedir. YTL istikrara kavuşmuş olmasına rağmen neden KKTC’deki oranlarda yüksek oranda dalgalanmalar vardır. Bunun için ülkedeki maliyet unsurlarının kaynaklarını tespit ederek, bunların giderilmesi için çalışma yapılmalıdır. 

   Bunun ötesinde, vatandaş, turist ve öğrenci için enflasyondan daha önemli olan pahalılıktır. Enflasyon gerileyebilir. Fakat bu  mal ve hizmetler ucuzladı anlamına gelmemektedir. Neden Güney Kıbrıs’a, Türkiye’ye göre daha pahalı olduğumuzu iyi anlamamız gerekmektedir.  İrademiz dışındaki belli unsurları sebep göstererek onların arkasına saklanmayıp, gerçek anlamda kendi irademizdeki maliyet unsurları ile ilgili ne yapılabilir, bunları değerlendirmemiz gerekir.

   Emeğimiz ucuz olduğu söylenmesine rağmen, neden emek yoğun hizmet sektöründe Güney Kıbrıs’tan daha  pahalıyız? Niçin tarım ve temel gıda ünlerinde, gerek KKTC’de üretilen, gerekse Türkiye’den ithal ettiğimiz ürünlerde Güney’e göre daha pahalıyız? Niçin insanımız en temel ihtiyacını bile Güneyden almayı tercih etmekte ve Güneyde milyonlarca Kıbrıs liralık kredi kartı harcamaları yapılmaktadır. Bunlar üzerinde yoğunlaşarak,  mikro bazda çalışmalar yapılması ve piyasada ucuzluk nasıl sağlanabilir buna bakılması gerekir.

   KKTC’deki fiyat istikrarsızlığı ve pahalılık gerçeklerini göz ardı edemeyiz. Bu sorunların iç ve dış talep (turist, öğrenci) üzerinde yarattığı etki büyüktür. Ekonomi yönetiminin (Ekonomi ve Turizm ile Maliye Bakanlığı) gündemini bu konular oluşturmalıdır. Ne gibi ekonomik tedbirler alınarak KKTC pahalı değil de ucuz bir ülke yapılabilir, bunun üzerinde çalışmalıyız. 

   1494 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Ekonomik taçlandırma ortaklığı kalıcı kılar
29 Ağustos 2008, Cuma   KKTC ÜNİVERSİTELERİ İMAJI
24 Ağustos 2008, Pazar   ENFLASYONA DEĞİL PAHALILIĞA BAK!
16 Ağustos 2008, Cumartesi   EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI
08 Ağustos 2008, Cuma   Kıbrıs görüşmelerinde ekonomik prensipler
11 Nisan 2008, Cuma   LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT
04 Nisan 2008, Cuma   YAGA ile ekonomik vizyon
28 Mart 2008, Cuma   MERKEZ BANKASI GÜVEN VERİYOR
21 Mart 2008, Cuma   KÜRESEL FİNANSAL KRİZ DERİNLEŞİRKEN
14 Mart 2008, Cuma   Teşhis yok reçete yok



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital