Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Annesini dövdü, tutuklandı
Mecbure Esen kurtarılamadı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Çocukların Cinsel İstismarı - 1

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Alınan bütün önlemlere rağmen, artarak devam eden bir kötülük hakkında konuşacağız bugün. Ne yasada giderek ağırlaşan ceza yaptırımları, ne de incelikle hazırlanmış bilimsel ve ahlaki telkinler azaltıyor bu kötülüğü. Üstelik kötülüğü bir ‘cinsel tercih’ ya da ‘hastalık’ gibi göstermeye çalışan ‘sözde’ entelektüeller de çıktı ortaya.

    Cinsel istismar; “bir erişkinin, cinsel gereksinim ve isteklerini karşılamak için çocukları araç olarak kullanması” olarak tanımlanıyor. 18 Yaşın altındaki çocuklara zorla ya da ikna yoluyla yapılması suç olarak kabul ediliyor. Sadece uzak diyarların, tanımadığımız insanlarının çocuklarının başına geldiğini, bizim güzel adamızda böyle şeyler olamayacağını düşünürken, gazete manşetlerinde görmeye başladık bu kötülüğün “eserlerini”. Kanıksanan, sıradan haberlerden biri olup, sadece iç sayfalarda yer alması korku dolu bir kâbus. Toplumdaki bütün iyileri, kötülükle olan bu savaşa katmadıkça, kâbustan kurtuluş yok gibi görünüyor.

    Çocuk istismarının önleyici eğitimi aile içinde başlar. Başkalarıyla eşit haklara sahip, özgür bir birey olduğunu öğreneceği ilk yerdir aile. Çocuğun, beslenme, barınma gibi temel ihtiyaçlarının ve sevgi, güven, benlik değeri gibi psikososyal ihtiyaçlarının karşılandığı yerdir aynı zamanda. Bu ihtiyaçların giderilememesi durumu, çocuk ihmali olarak adlandırılır ve hukuki bir suçtur. Ana babanın çocuk üzerindeki hak ve görevlerinin yasal olarak sonlanmasına kadar gidebilecek bir sürecin de başlangıcıdır. Çocuk ihmali ile çocuğun istismarı birbirleriyle ilişkili kavramlardır. Çocuğa yönelik her türlü ihmalin onu kötülüğün acımasız ellerine teslim etmesi kaçınılmazdır.

     Çocuk, düşünce ve isteklerini önce aile ortamında dile getirmeyi öğrenir. Bu dile getirişlere uygun zemin hazırlamak ve çocuğun ifade özgürlüğünü kazanmasını sağlamak anne babanın görevidir. Evde onu istekle dinleyen ve gerekli geri bildirimlerde bulunan ebeveyn, çocuğunu konuşması için cesaretlendiren ebeveyndir. “sen anlamazsın, bilmezsin; çocuksun, çocukluğunu bil” tarzındaki yaklaşımlar; isteklerini dile getirmeyi ve düşüncelerinin gelişimini engeller. Kendi yaşamına sadece bir seyirci olarak katılmasını ve kötülük odaklarının hedefi haline gelmesini kolaylaştırır.

    Duygularını ifade etmeyi öğrenmesi de önemli bir adımdır. Çocuklar üzüntü, korku, güvensizlik gibi duygu ifadelerini dile getirmede normal şartlarda bile zorlanırlar. Duygularını ifadeye her hangi bir sınır getirmeyin. Ahlaki sorumluluklar yüklemeyin. “Ayıptır” yargısını olabildiğince az kullanın. Sevgisini, öfkesini ifade etmesine ortam hazırlayın. Değişik kişilere yönelik, duygusal ve davranışsal ifadelerini takip edin. Hangi insanlarla birlikte olmayı seviyor? Kimlerle yalnız kalmak istemiyor? Aynı kişiye yönelik tepkilerinde süreklilik var mı yoksa değişken bir kararsızlık içinde mi? Biriyle oynaması, ilgilenmesi ya da her hangi bir ilişki kurması için baskı yapmayın. Başkalarının istek ve yönlendirmelerini nasıl değerlendirdiğini iyi takip edin. Gergin ve zoraki onaylar gibi mi? Neşeli ve istekli mi? Dikkatli çabanızla elde edeceğiniz veriler, çocuğunuzun duygularını özgürce ifade edebilmesinde atılacak önemli bir adımdır.

   İki yaşından itibaren, çocuğunuza bedeninin ona ait olduğunu ve vücuduna iyi bakması gerektiğini öğretebilirsiniz. O izin vermedikçe, hiç kimse ona dokunamaz, öpemez. “Amcaya bir öpücük ver çocuğum yoksa seni sevmez” tarzında hiçbir yaklaşımda bulunmayın, böyle sözcükler sarf etmeyin. Mayo ve don ile kapatılan yerleri ona özeldir ve hiç kimsenin dokunmaması gerekir. Bedeninden korkmasına ya da tedirgin olmasına yol açacak yorum ve yönlendirmeler yapmayın. Başkaları bu yönde davrandığında ya da hoşuna gitmeyen bir davranışta bulunduğunda size ya da öğretmenine bildirmesini öğütleyin.

Bütün bunlar, çocuğu cinsel istismardan ve benzeri girişimlerden korumak için yeterli değildir; ancak çocuğun kendini değerli, sevilen, hakları olan bir birey olarak algılamasını sağladığından, karşı çıkma gücünü artırır. Yakınlarıyla paylaşmasını sağlar. İstismarcıya karşı “kurban” rolünü edinmesini engeller. Kurban rolü karmaşık bir yapıdır. Kurban, ona yapılanları hak ettiğini düşünebilir. İstismarcı yakın çevresindense ve ona önceden bir sevgi ya da güven bağı geliştirdiyse, yaptıklarının doğru olduğunu, karşı çıkmaması gerektiğini düşünebilir.

    Çocuklar istismara maruz kaldıklarında davranışları değişir. Ailenin, okulun ve çevrenin davranışları da değişir. Bu değişim zarar gören çocuğu iyileştirici yönde olmalıdır. Bu konuyla ilgili sohbetimize haftaya devam etmek umuduyla esen kalın.

 

Koşuyor altı yaşında bir oğlan,

uçurtması geçiyor ağaçlardan,

siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.

Çocuklara kıymayın efendiler.  N.HİKMET

   1121 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ...

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

"Beş YTL'lik dana eti kuyruk yağı ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...

Ahmet Tolgay

Ülkemizdeki yabancıların sorunları...

Bilbay Eminoğlu

Görünen köy kılavuz istemez

Omaç BAŞAT

Sabır taşı çatlamaz...

Hüseyin EKMEKÇİ

Cezaevi mi?

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİ...

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital