Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

İNTİHAR: BİR YARDIM ÇIĞLIĞI

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Haziran 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"Lefke'de 22 yaşındaki genç canına kıydı."

Gazetenin iç sayfasında çok kısa bir haber olarak geçti. Yangın düştüğü yeri yakar ama hepimizin canı yandı. Hepimizi korkuttu. Gazetelerde sıradan haberler içine girecek kadar, intihar girişimi sonucu gerçekleşen ölümlerin arttığını fark ettik. Acı gerçek ama ülkemizde her yaş, cins ve meslekten vatandaşımız kendi iradeleri ile yaşamlarına son noktayı koyuyorlar.

İnsanımıza ne oluyor?

Neden intihar ediyorlar?

Onlara nasıl yardım edebiliriz?

Toplumsal bir olgu olarak ele alınsa da, intihar bireysel bir girişimdir. Yaşamak için geçerli olan her neden; hayattan kopmak için de bir nedendir. İntihar girişiminde bulunan kişinin, genellikle en son düşüncesi ölmektir. Öncelikli ihtiyacı, içinde bulunduğu incinmişlik ve çaresizlik durumundan kurtulmak ve kaçmaktır. Yaşadığı umutsuzluk ve onu inciten, canını yakan, hayatını karartan her şeyden kaçma düşüncesi; ölüme kadar gidebilecek bir yolculuğun başlangıçtaki adımlarıdır. İntihar girişiminde bulunan kişi ya önceden de denemiş ya da yakın çevresine çeşitli sinyaller vermiştir. Bu yüzden, her intihar girişimi, "bir yardım çığlığı"dır. Bu yardım çığlığı zamanında duyulmadığında, sonuç trajik olur.

İntihar eğilimi gösteren kişi, önce yaşamla olan ilişkisini sürdürmede zorluk çekmeye başlar. Günlük hayatta ona mutluluk veren ya da yaşam enerjisini sürdürmesini sağlayan etkinliklerden uzaklaşır. Olay ve durumlara önceden gösterdiği tepkileri göstermez. Örneğin, çok sevdiği bir yemek çeşidi sofraya getirildiğinde, farkında bile olmaz. Okula giden bir genç ise, sınav ve ödevlerine ilgisiz, sevdiklerine umarsız davranmaya başlar. Takımının son maçının sonucunu bilmez. Genç ve bakımlı bir kadın olarak tanıdığınız kişi; özensiz, cansız, kederli bir görünüme bürünür. Aslında bütün bunlar, kişinin çevresine verdiği sinyalleridir: "İmdat! Yardım edin!"

Kendi hayatını sona erdirme eylemine adım adım yaklaşan kişi, çaresizlik ve dayanılmaz ruhsal acılar içindedir. Geleceğe yönelik güzel düşleri bitmiştir. Yaşadığı sorunları çözmek amacıyla attığı adımlar başarısız olduğundan; ölüm dışında bir çözüm bulamama noktasına gelmiştir. Her şey için kendini suçlarken; her olumsuzluğun onun başına geldiğini ve gelecekte de böyle olacağını düşünür. Yakın ilişkilerinde, çevre ile olan ilişkilerinde ve en önce kendi benliklerinde bunu yaşarlar. Bu düşünme biçimi, kişinin kendini çaresiz, sorunlarını çözmede yetersiz görmesini sürekli kılar. Sorun çözme konusunda gelinen bu kritik nokta, intihar girişiminin tetiğinin çekildiği noktadır.

Çaresizlik, intihar olgusunun merkezindeki değişmez karakterdir. Bundan dolayı, öncelikle yapılması gereken bu durumla ve buna bağlı olarak kişinin yaşamında oluşan olumsuzluklarla mücadele etmektir. İntihar eğilimli ya da ölmekten başka çaresi kalmadığını düşünen kişiyi yaşama döndürmek kolay değildir. Psikologlar uyguladıkları bilişsel ve problem odaklı terapilerle bu kişilerin düşünce yapılarını değiştirmeyi amaçlamaktadırlar. Geleceğe yönelik olumlu düşünceler ve beklentiler geliştirmeleri, sorun çözme becerisi edinmeleri, aşırı mükemmeliyetçilikten vazgeçip hatalarının sonuçlarıyla yaşamayı başarmaları gibi olumlu davranış değişiklikleri bu terapi programlarının içeriklerinden bazıları. Ancak takdir edersiniz ki, öncelikli destek kişinin çevresinden gelmelidir. Kişideki değişimi fark eden herkes - ailesi, arkadaşları, okulu, iş çevresi - farkı ortaya koymalıdır. Ancak o zaman ona, onu umursadığınızı gösterebilirsiniz. Acı ve sıkıntılarını size açmasını sağlayabilirsiniz. Ona fark ettiğiniz her olumsuz durumun nedenini sorun. Mutlaka konuşacaktır. İçtenlikle dinlerken onu ve sorunlarını önemseyin ama "hayatta her şeyin mutlaka bir başka çözümü, alternatifi olduğu düşüncenizi sıklıkla konuya getirin. Ölüm konusunda konuşmaktan ve soru sormaktan kaçınmayın. Böylece yapmayı düşündüğü eyleme ne kadar yakın olduğunu anlarsınız ve profesyonel yardım isteyebilirsiniz.

Yaşamını sonlandırmaya doğru giden kişi, en değerli armağan olan "yaşam hakkından" vazgeçmiştir. Hayatını geri istemesi için ilk yapılması gereken, bu durumu yaratan "çaresizlik" duygusundan kurtulmasını sağlamaktır. Kişi yarınlarından umudu kestiği zaman, kendini çaresiz hisseder. Olumlu gelecek beklentisi gerçekleştiği takdirde ise, yaşamına en değerli armağan olarak sarılır.

Yarınlarda buluşmak umuduyla, esen kalın.

olur mu gecemi yeşile çalmak

yıldız çivilemek parmak uçlarıma

ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak

hiç doğmamayı isterdim ama

bir kere doğmuşum ölmek yasak A. İlhan

   1706 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   OKUL
23 Ağustos 2008, Cumartesi   "AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE"
15 Ağustos 2008, Cuma   "DİYABETİK ÇOCUKLAR"
08 Ağustos 2008, Cuma   ÇOCUKLAR DA ZORLANIR
01 Ağustos 2008, Cuma   Utangaçlık
25 Temmuz 2008, Cuma   MESLEK SEÇİMİ
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital