Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
A Takımı liderliğe devam dedi
Dostluk çağrısı
Batı grubunda büyük çekişme
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3

YORUMLANANLAR
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [18]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [11]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



MENOPOZ DÖNEMİNDE YAŞANABİLEN RUHSAL SORUNLAR

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   27 Temmuz 2007, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kadında orta yaşın başlamasının belirgin habercisi olan menopoz; ergenlikle başlayan genital kanamaların 2- 3 yıl içinde kesilmeye başlamasıyla tanınır. Menopoz aynı zamanda doğurganlık döneminin bittiğinin de habercisidir. Bazı kadınlar açısından oldukça sıkıntılı ve gerilimli geçebilen, hatta bazen doktor müdahalesine yol açabilen bu süreç, aslında doğal ve beklenen bir gelişim dönemidir. Bununla beraber, kadının bu yeni gelişim dönemine uyumunda, çeşitli iç ve dış etkenler kolaylaştırıcı ya da zorlaştırıcı rol oynarlar.

Menopoz döneminin geleneksel belirtileri; sıcaklık basması ve aşırı terlemedir. Ağlama krizleri ve depresyon, yüz kızarması, baş ağrısı, baş dönmesi, bayılma, yorgunluk, sinirlilik, uykusuzluk da görülebilen bazı değişikliklerdir. Menopozun bitimine kadar yaşanabilen bu belirtiler her kadında görülmez. Araştırmalara göre, her dört kadından sadece biri, menopoz sürecinde bu değişimleri yaşamakta ve yüzde 10- 15 arasındaki kadın, doktor müdahalesine ihtiyaç duymaktadır. Kadınların en azından üçte ikisinin menopoz sonrasında, kendilerini menopozdan önceki dönemden daha iyi hissettikleri de araştırma bulguları arasında.

Menopoz dönemine erken yaşlarda giren kadınların bu geleneksel belirtileri ve bazı ruhsal değişiklikleri yaşama olasılığı daha yüksek. 45 yaş ve sonrasında menopoz geçiren kadınlarda ise, rahatsızlık veren belirtiler çok daha az görülmekte. Erken evlilik, erken doğum yapma, asabi kişilik yapısı ve geçmişteki depresif yaşantılar da menopozun ağır geçmesini tetikleyebilmekte.

Menopoza giren kadının menopozu algılama biçimi, menopoz sürecini ve sonrasını etkiler. Kadın artık yaşlandığını, çekiciliğini kaybettiğini düşünebilir. Doğurganlığının bitmesi, kendini işe yaramaz hissetmesine neden olabilir. Hele bir de "genç kadın, değerli kadındır" odaklı bir kültürün içinde ise, ruhsal bunalımı daha çok artabilir. Menopoz sürecinde beden belirgin değişimlere uğrayabilir. Bu bedensel değişimler, kadında ya da eşinde hayal kırıklığı yaratabilir. Kadın bu duyguların etkisi ile eşinden ve cinsel hayattan uzaklaşıp kabuğuna çekilebilir. Cinsel isteksizlik ya da cinsel ihtiyaçlarının azaldığı yönünde inanç geliştirebilir. Bu duygular ve geliştirilen inançlar yanlıştır. Menopoz cinsel yaşamı etkileyen bir hastalık ya da güçsüzlük dönemi değildir. Çok az kadında vajen duvarının incelmesinden dolayı oluşan rahatsızlık, cinsel ilişkiyi zorlaştırmaktadır. Bu da tıbben çözümü olan bir durumdur.

Bu geleneksel belirtileri yaşayan kadının ve eşinin ilk adımı; ortaya çıkan yetersizlik, değersizlik, işe yaramazlık gibi hislerle mücadele etmektir. Menopozun beklenen ve sağlık açısından yaşanması gereken bir gelişim süreci olduğu unutulmamalıdır. Kadın ve erkeğin, menopoz sürecine yükledikleri anlamı da gözden geçirmeleri gerekir. Menopozdaki kadın, "yaşlı, işi bitmiş" kadın değildir. Hala çekici ve arzu edilebilirdir. Gebe kalma korkusu ve ay hali sıkıntıları bittiğinden; eskiye göre özel hayatında daha kaygısız ve rahattır. Bunun yanında çiftin beden imajlarını karşılıklı olarak gözden geçirmeleri gerekir. Kadın değişirken, eşi de değişmektedir. Her ikisi de artık yirmili, otuzlu yaşlarında değillerdir ve buna uygun değişimler geçirmektedirler. Erkek de, - kadınlarınki gibi belirgin olmasa da - kendi doğasına uygun bir yaşdönümüne girmektedir. Her ikisi de cinslerine özel sorunlarla tek başına uğraşacak güçte ve mecburiyette değillerdir. Her ikisinin de birbirlerine yönelik olarak empati ve anlayış göstermeleri gerekir. Geçmişleri, paylaştıkları duygular ve sadece ikisinin bildiği ve yaşadığı başarılar yeni döneme uyumlarını sağlayacak önemli ayrıcalıklarıdır. Bütün bunların yanında, bu dönemde çocuklar da büyüyüp eğitim, evlilik gibi nedenlerle evden ayrılmaya başlarlar. Bu durum çiftin ikili ilişkilerini geliştirmek ve çift iletişimini her yönü ile artırmak adına önemli bir fırsat olarak algılanmalı ve değerlendirilmelidir.

Bir filozofun deyişi ile yaşamın başladığı noktada ölüme yolculuk başlar. Yaşamınızın her anında, yaşamaya daha çok yaklaşmanız dileği ile esen kalın.

   1708 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Ocak 2009, Cuma   Bir şans daha
27 Aralık 2008, Cumartesi   BEKLENTİLERİMİZ VE "ONLAR"
12 Aralık 2008, Cuma   "Çift" olmayı başarmak
07 Aralık 2008, Pazar   GÖRÜNÜR OLALIM
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital