Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Single Star" gece kulübünde patlama
Erdoğan: Bu yıl çözüm mümkün
Uyuşturucu ağzından çıktı
Erdoğan, KKTC'ye geldi
Akaryakıta "kuruş kuruş" zam

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Gönülde büyütülen çocuklar

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Mart 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Evlat edinmeye karar veren çift, bu kararı çeşitli koşulların etkisi ile verir. Kısırlık, aile olmanın koşulunun çocuk sahibi olmak olduğu inancı, yaşlılıkta yalnız kalma korkusu, anneliği ve babalığı yaşama arzusu gibi etkenler çiftin bağımsız iradesi ile bu kararı vermesini sağlar. Çocuğun kaderinin kendi ellerinde olduğu ve ona zarar vermemesi gerektiği düşüncesi ile çocuğu bütün güçleri ile ideal ölçülerde yetiştirmek için çaba gösterirler. Çocuk mutsuz ya da başarısızsa, hemen kendilerini suçlarlar ve bir eksiklikleri olduğundan şüphelenirler. Ortaya çıkabilecek sorunlar, onları daha fazla etkileme gücü taşır. Başarısızlık, değersizlik gibi nahoş duygular duyumsarlar ve hayal kırıklığı yaşarlar. "Çocuğu olmadığı için" yaşadığı bir eksiklik duygusuyla; bu hayal kırıklığı daha güçlü olur. Bundan dolayı, çiftin kendi duyguları ile doğru bir yüzleşme yapmayı başarması şarttır. Yoksa çocukları ile ilgili ortaya çıkabilecek gündelik, gelişimsel ya da beklenmedik sorunlar; yaşamlarını kaygı ve çatışmalara sürükleyebilir.

Evlatlık alan anne babalar; gönüllü bir seçim yapmalarına rağmen beklediklerinden daha fazla sorunla karşılaşırlar. Canları, çocuklarına "aslında onları başka birinin dünyaya getirdiğini" söylemeyi hiç istemez. Bu isteklerine uymaları; önemli sorunlar yaşamalarına neden olur. Uygunsuz bir zamanda, örneğin okulda oyun oynarken arkadaşının kulağına fısıldadığı "aslında onlar senin asıl annen baban değil" sözleri ile çok uzun sürebilecek bir karmaşa yaşayabilirler. Bundan dolayı aileler, uzmanların da onayladığı okul öncesi dönemi gerçeği açıklamak için değerlendirirler. Ortaya çıkabilecek sorunlara yönelik hazırlık yapabilme fırsatını oluşturabilirler.

Bazı anne babalar çocuğa bir yuva sağlamanın yeterli olduğu inancıyla onların da mutsuz olabilecekleri ve bazı davranış bozuklukları yaşayabileceklerini düşünemeyebilirler. Çocuğun davranışlarındaki bozukluğu; bilinmeyen geçmişindeki biyolojik anne babaya yükleyebilirler. Onların ahlaki ve sosyal kusurlarından kaynaklanabileceği yorumu yapabilirler. Bu faydasız dışavurum, anne babanın kendilerine olan güvensizlik ve yetersizlik duygularından kaynaklansa da, bundan çocuk zarar görür. Çocuk olarak, yapma ihtimali olan her hata, gizli bir karakter bozukluğunun habercisi olma niteliği taşır.

Çocuğun evlatlık edinildiğini ayırt etmesiyle bazı sorunlar yaşanabilir. Sorunlar genellikle aidiyet ihtiyacının (birine, bir aileye ait olma, koşulsuz kabul edilme ihtiyacı) yetişkin ve çocuk dünyasına yönelik farklı cephelerinde süren bir iç savaş şeklindedir. Önceden, belki daha doğarken, istenmediğini ve terk edildiğini öğrenen çocuk; her şey yolunda gitmezse gene terk edilebileceğini düşünür ve korkar. Tanımadığı anne babasını düşünür ve hayal dünyasının izin verdiği ölçüde terk edilme öyküleri uydurur. Özellikle ergenlik döneminde duygusal gelgitler artış gösterebilir. Sevgi, öfke, minnet, görev karmaşası yaşayabilir. Anne baba ise, gönüllerinde büyüttükleri çocuklarının biyolojik anne babalarını merak ettiklerini hatta bir gün onların izini bulmak için yollara düşebilecekleri ve terk edilebilecekleri endişesine yenik düşerler. Çocuklarının onlardan uzaklaşacağı korkusu ile gereksiz hoşgörü ve tavizler verebilirler. Çocuklar için ise taviz ve hoşgörünün ölçüsü, sınırı yoktur. Bundan dolayı hem çocuğun hem de ailenin tek ihtiyacı; aralarındaki koşulsuz sevgi ve güven duygularını, ilişkilerine yerleştirmektir.

Bir çocuğun dünyaya gelmesi doğumla olur ama bir çocuğun anne babası olmak için bu yeterli değildir. Onu korumak, sevmek, büyütmek ve ona güven dolu bir dünya yaratmak ana babalığın esas kriteridir. Çocuk ve ailenin bu gerçeği yürek ve akıllarında tutmaları; içtenlik ve dürüstlükle her türlü duygu ile yüzleşmeleri gerekir. Unutulmaması gereken; "esas" anne baba çocuğunu gönülde büyütendir.

   1006 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
18 Temmuz 2008, Cuma   Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek
11 Temmuz 2008, Cuma   ÖZEL BİR İLİŞKİYE İHTİYAÇ DUYMAK
06 Temmuz 2008, Pazar   Psikososyal istismar
27 Haziran 2008, Cuma   Zamanı yaşamak ya da harcamak
21 Haziran 2008, Cumartesi   Endişe
13 Haziran 2008, Cuma   Çocuğun yetişmesinde babanın rolü
06 Haziran 2008, Cuma   Evetin ağırlığı ve hayırın hafifliği
30 Mayıs 2008, Cuma   AİLE İÇİ ŞİDDET
23 Mayıs 2008, Cuma   İsminizi değiştirmek ister miydiniz?
16 Mayıs 2008, Cuma   ÇOCUK VE KÜFÜR



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN KIBRIS'A SÖYLE...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Vatandaş olmadan Kıbrıs'ta yaşayanlar....

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Ahmet Tolgay

SAVAŞ ANISI: İNSANIN BİR KURŞUNLUK CANI VA...

Bilbay Eminoğlu

Ne olacak bu memleketin hali diye söylenme...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kor...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Ergenekon, ampul, El Beşir

Emin AKKOR

Ahtapotun kollarından kurtuluş yok

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Çikolatalı Bitkiler

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

NOTLAR Unutulanlar mı, bilinmeyenler mi?

Ata ATUN

KKTC TANINMAYA MI GİDİYOR

Mehmet RATİP

Olağanüstü hallerimiz

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital