Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Batı grubunda büyük çekişme
A Takımı liderliğe devam dedi
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Yıldız bayanlarda yarı final heyecanı

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [18]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [11]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



ÇOCUKLAR DA ZORLANIR

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hayatta, karşımıza ne zaman ne çıkacağı belli değildir. Karşımıza çıkana kadar da; ne tepki vereceğimizi, nasıl davranacağımızı ya da bizi ne kadar mutlu edebileceğini veya yaralayacağını kestirmemiz güçtür. Belki bu yüzden, "şans, kader" iyi ve kötü zamanda sarıldığımız kabullenişlerdir.

Bu baş eğişe rağmen; biz yetişkinler biliriz ki, kötü zamanların yaralarını iyileştirmek kolay değildir. Bundan dolayı, duygusal ya da sosyal yaralarımızı iyileştirmek için pek çok "başa çıkma davranışı" geliştiririz. Bunların kimisi işe yarar ve yürümeye devam ederiz. Depresyon, panik atak, fobik korkular ve benzeri bozuklukların günümüzdeki hızlı artışı ise; bulduğumuz çözümlerin her zaman işe yarayamayacağının göstergesidir.

Çocuklarımıza gelince; onların zorlanmalar ile baş edebilmeleri çok daha güç ve farklıdır. En doğal ve şanslı koşullardaki çocuk bile, yoğun stres altında kalabilir. Ufak tefek kazalar, hastalıklar, yeni bir kardeş, okul değişikliği, taşınma gibi sıradan olay ve durumlar çocukta sıkıntılara neden olabilir. Zorlanmanın ve kaygının çocuktaki ifadesi farklıdır: Uykuya dalmada güçlük, gece ağlayarak uyanma, anne baba ile yatmak için ısrar etme, yatağını ıslatma hatta bazen gün içinde, olur olmaz yerde dışkı, çiş bırakma gibi olumsuz değişimler, anne babayı şaşırtabilir. Bazı dikkatli anne babalar, sorunun kaynağını çabuk tespit ederek, gereken önlemi alırlar.

Ancak, çocukların dünyasında sadece sıradan sıkıntılar bulunmaz. Ne yazık ki yaşam, onlar için de tatsız sürprizler hazırlar. Doğumla getirilen genetik, kalıtsal arazlar ve özürler, kaza ya da hastalık sonucu edinilen organ kaybı, anne, baba ya da kardeş ölümü, anne baba geçimsizliği, boşanma, ekonomik ve sosyal yoksunluklar gibi durumlar ve olaylar; çocuğun desteğe, yardıma ihtiyaç duyduğu stres kaynaklarıdır. Çocuklara yönelik psikolojik ve fiziksel şiddet, taciz, tecavüz, yoksun bırakma gibi istismar sonuçları ise, sadece yaşayanların değil; hepimizin yaşamla ahengimizi bozacak güçtedir.

Çocukların yaşadıklarını ifade ediş tarzları biz yetişkinlerden farklıdır. Yoğun kaygıyı, zorlanmayı belki altını ıslatarak, "hırsızlık" yaparak, yalanlar söyleyerek, belki de "her şey yolunda" imiş gibi davranarak gösterecektir. İnatçı davranışlarından sorumlu tutulan çocuk; "problem çocuk" diye adlandırılacaktır çoğunlukla. Oysa ki çocukların dışa vurumlarındaki farklılık çok çeşitlilik göstermektedir. Bundan dolayı, çocuklar söz konusu olduğunda gösterdikleri davranış bozukluklarından daha önemli olan içinde bulundukları koşullardır. Koşullardaki aksaklıklar; çocuğun stres, kaygı ve endişeleri ile nasıl baş ettiği ya da edemediği hakkında bize bilgi verir.

Bizler; çocuklarımızın yaşadıklarını onların gözleri ve duyguları ile anlamak için daha fazla gayret göstermeliyiz. Sakınmadan, tam bir güvenle bizi dünyalarına kabul etmeleri için bu gereklidir. Aslında, "sorunlu çocuk" olmadığını; koşulların çocuk için olumsuz çalıştığını dikkate almalıyız. Çocuğun yardıma ihtiyacı olduğunu anlayamaz ve onu bazı kalıpların içine sıkıştırarak değerlendirirsek; onu çözümsüz ve yalnız bırakmış oluruz.

   1006 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Ocak 2009, Cuma   Bir şans daha
27 Aralık 2008, Cumartesi   BEKLENTİLERİMİZ VE "ONLAR"
12 Aralık 2008, Cuma   "Çift" olmayı başarmak
07 Aralık 2008, Pazar   GÖRÜNÜR OLALIM
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital