Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi
Kabak çiçekleri başına iş açtı
460 YTL çaldı, 2 yıl hapis yatacak!
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N
Tam bir skandal
2009'da da olmaz
Talat'a yoğun ilgi
Türkiye kaynıyor

YORUMLANANLAR
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



ÇOCUK VE CİNSEL EĞİTİM

Psikolog Ayla Kahraman

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Kasım 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının ülkemizdeki hızlı artışının kederini ve şaşkınlığını yaşarken; gazetelere yansıyan para karşılığı bedenlerini pazarlayan erkek çocuklar haberleri ile sarsıldık.

 

Şiddetin her türlüsüne karşı çıkarken; için için kanayan bu yaraları fark edemedik. Sosyo-ekonomik çöküntünün habercisi olan bu cinsel çözülmelere karşı hazırlıksız yakalandık.

Hazırlıksız olmaktan ziyade, belki de bizde olmaz böyle şeyler ninnisine sığındık.

Ülkedeki bu değişime ayak uydurmak veya alışmak aklı başında hiçbir vatandaşın kabul sınırları içinde olamaz.  Hepimiz, el ele vererek, toplumsal kurum ve imkânlarımızla bu ayıbı temizlemeye başlamalıyız. İnsanoğlunun doğumu ile cinsel gelişimi başlar. Cinsellik, yaşamın her döneminde yeri olan bir süreç özelliği taşır. Bundan dolayı da, öncelikle aileye görev düşer. Çocuktur, anlamaz anlayışı, çocukların olan bitenden etkilenmesini engellemez. Erkek çocuğudur, öğrensin yanlışı da öyle. Aksine; hazır olmadıkları bilgileri alan ya da zamansız cinsel tecrübeler yaşayan çocukların, pek çok olumsuz etkiye maruz kaldıkları bilinen bir gerçektir.

Televizyonun etkileme gücünün hepimiz farkındayız. Bu etkinin olumlu yönde olmasında en önemli görev kuşkusuz anne babaya düşmektedir. Ana okul çağındaki çocuklar bile, ne yazık, televizyon karşısında geçirdikleri zaman içerisinde pek çok zararlı mesajın saldırısına maruz kalmaktadır. Filmler, çizgi filimler, reklâmlar cinsellikle ilgili zararlı tohumları; bu taze beyinlere ekmekte ve toplumdaki bazı çözülmeler sonucunda da, daha ergenlik çağında yanlış, zamansız cinsel gi-rişimlerin tuzağına düşmektedirler. Televizyon ve medya iletilerinde cinselliğin, eş cinselliğin satış aracı olduğu, kadının güzel olması gerektiği, erkeğin para ve güç sahibi olduğunda cinselliği satın alabileceği sıkça vurgulanmaktadır.

Okul çağının başlamasına değin geçen sürede, aile çocuğuna cinsel gelişimine uygun eğitimi vermek zorundadır. Bu eğitim içinde özellikle yer tutan ise; çocuğun kendi bedenine sahip çıkmasını, kendi bedenini korumasını ve sevmesini sağlayan anlayışı benimsetmektir. Bu uzun soluklu bir eğitimdir ve erken çocukluk yaşlarından itibaren verilmelidir. Çocuğun sorduğu sorulara, doğru cevaplar verilmelidir. Cinsel bölgelere yönelik soruları, vücudun diğer bölgelerini algıladıkları doğallıkta cevaplandırmalıdırlar. Mümkün olduğunca bilimsel sözcükleri kullanarak, argo sözcük ve açıklamalardan kaçınılmalıdır. Çocuğun kendini keşfetme sürecinde, cinselliğinin farkındalığını kazanmasına fırsat verilmelidir. Ayıptır, günahtır yorumlarından kaçınılmalı ve benim bedenim algısının yerleşmesine imkân verilmelidir. Bu, aynı zamanda başkalarının bedeninin başkalarına ait olduğunu kavramasına da yardımcı olacaktır. Cinsler arasındaki farkları öğrenmesinde çocuğa bir ayrıcalık yaratacak olan bu yaklaşım; onu istismar ve tacize karşı koruyacak etkili bir yöntemdir.

Bedenine sahip çıkmayı öğrenen çocuk, ondan istenilenlere hayır diyebilecek ve bunu yakınlarına anlatabilecek bir çocuktur. Bu da yaşayabileceği her türlü istismara karşı; bilinçlenmesiyle, eğitilmesiyle mümkün olur.

   359 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Ocak 2009, Cuma   Bir şans daha
27 Aralık 2008, Cumartesi   BEKLENTİLERİMİZ VE "ONLAR"
12 Aralık 2008, Cuma   "Çift" olmayı başarmak
07 Aralık 2008, Pazar   GÖRÜNÜR OLALIM
16 Kasım 2008, Pazar   EVLAT SEVGİSİ
14 Kasım 2008, Cuma   UYUŞTURUCUDAN KORKUYORUZ
14 Kasım 2008, Cuma   İŞİMİZ “İŞ” OLMAKTAN ÇIKARSA
14 Kasım 2008, Cuma   UYKU SORUNU YAŞAYAN ÇOCUKLAR
09 Kasım 2008, Pazar   AİLEDE BENCİLLİK
12 Eylül 2008, Cuma   ÇOCUKLAR NE İSTER



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital