Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Her taraf toz duman
Bolt şans tanımadı
Refüje çarpıp takla attı
Bariyerler durduramadı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

ŞARAP VE SAĞLIĞIMIZ

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Soğuk kış gecelerinin, ısıtan ve romantik eşlikçisi;

"Can bir şaraptır, insan onun destisi; Beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi...."

Der; adı şarapla özdeşleşen Ömer Hayyam.

Bilinen en eski içkilerden şarap, günümüzde; sağlıkla birlikte anılıyor.

7 bin yıldır tüketilmekte olan şarabın sağlıklı beslenmedeki rolü ancak son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarla ortaya konuldu.

Şarap, alkolden ötesi

Sigara ve alkolün, insan vücudunda çok zararlı etkileri bulunan serbest radikallerin oluşmasına sebep olduğu söylenirken, alkollü bir içecek olan şarabın; birçok hastalıklara karşı önerildiğini görüyoruz uzmanlar tarafından. Şarap, yalnız alkol içeren bir içki olmayıp aynı zamanda çeşitli vitaminler, mineraller, çok sayıda azotlu bileşikler, enzimler ve en önemlisi anti-oksidan maddeler içeren çok değerli bir içecek. Hücre yapısına zarar veren serbest radikallerin oluşmasını da şaraptaki bu anti-oksidan maddeler engelliyor. Şarap, yalnızca üzümden üretilen, maya ile fermentasyonu sonucu alkol içeren, bir süre çelik tanklarda ya da meşe fıçılarda ve/veya şişede yıllanan doğal bir içkidir.

Adada şarap

Adamızın tarihinin başlagıcıyla şarabının tarihinin de başladığını ispatlıyor çok eski tarihi bulgular. Kıbrıs'ın tarihinde önemli bir rol oynamış şarap. Asma yaprağı, M.Ö 3.üncü yy. dönemi madeni paralarının bir yüzünde yer alırken, "biz mutluyuz ve iyi içeriz" anlamına gelen bir yazı da M.Ö 500'lü yıllarda iki kulplu bir içki taşı üzerinde tespit edilmiş. Dünya geleneğinde bireysel olarak isimlendirilmiş en eski şarap olan kumandarga şarabı 1191 yılında adayı ele geçiren Arslan Yürekli Richard'ın tapınak şovalyeleri tarafından üretilmeye başlanmış. Osmanlı İmparatoru II. Selim'in adayı fethetmesinin nedeninin de adamızın güçlü şaraplarına olan bağlılığı olduğu söylenir.

Şarabı özel kılan; içeriğindeki anti-oksidanlar

Yapılan araştırmalar antioksidan bakımından zengin gıdaların kalp ve damar hastalıklarının, bazı kanser türlerinin ve parkinson, alzemier gibi hastalıkların, önlenmesinde çok önemli bir rolü olduğu doğrulanmıştır.

Üzümün kabuğu ve çekirdeğinden gelen antioksidanlar, şarabın 'sağlıklı' bir içki olarak tanımlanmasının ana nedeni. Şarapta oldukça fazla miktarda bulunan fenol'lerin, Kaliforniya Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, en kuvvetli anti-oksidan olarak bilinen E vitamininden daha fazla antioksidan özellik gösterdiği tespit edilmiş.

Şarap ve sağlık

Uzmanlar şarabın, kandaki yağ oranını düzenlemeye yardımcı olduğunu ve iyi kolesterol seviyesini arttırdığını vurguluyor. Yapılan son araştırmalar, şarabın ülser oluşumunu engellemeye yardımcı olduğunu da gösteriyor. Şarap içenlerin bünyelerinde, ülser oluşumuna izin veren bakterilere şarap içmeyenlere kıyasla daha az rastlandığı kanıtlanmış. Şarap, bilim adamlarının bulgularına göre, düzenli ve kontrollü miktarlarda tüketildiğinde, damar açıcı özelliği ile de beyine ulaşan kan miktarını arttırıyor, ileri yaşlarda meydana gelebilecek beyin kapasitesindeki azalmaları önlemeye, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmeye ve hastalıklara karşı vücudu korumaya yardımcı oluyor.

Şarabın rahatlatıcı ve zihin açıcı özellikleriyle günlük streslerden arınmada, akşam yemekleriyle içildiğinde, sinir sisteminin yeniden güç kazanmasına katkıda bulunduğu ifade ediliyor.

Şarap tüketirken anımsayın

Tüm gıdalarda olduğu gibi şarapta da dikkat edilmesi gereken konuların başında 'kararlı miktarda tüketim' geliyor. Uzmanlar, içilen fazla miktarda şarapla birlikte ertesi güne sarkan baş ağrısı, halsizlik gibi sorunların sebebinin, içilmesi unutulan su olduğunu vurguluyorlar. Şarabın günlük önerilen miktarı; 200-400 ml. Yani 1-2 bardak.

Günümüzün modern üretim teknolojileri, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan, tamamen doğal şartlarda el değmeden üretime izin vermektedir. Sabit ısı kontrollü tanklar ve elektronik sistemler, hijyenik koşullarda şarap üretimini mükün kılmaktadır. Doğru yöntemlerle üretilmiş bir şarabın asit ve alkol dengesi, insan sağlığını tehdit edebilecek yabancı maddelerin barınmasına izin vermez.

*********

. . . YAŞAM PINARI . . . YAŞAM PINARI . . . YAŞAM PINARI . . . YAŞAM PINARI . . . YAŞAM PINARI . . . .

Nefes farkındalığıyla, sağlıklı bir yaşam için

YAVAŞLAYIN

Bir insanın ömrünün ortalama 7 milyar defa kalp atışına denk geldiğini söylüyor uzmanlar. Korku, endişe, stres, aşırı heyecan gibi durumlarda kalbinizin hangi hızda attığını bir düşünün. Uzmanlar, bu durumlarda damar basıncının ve beyin kılcal damarlarının zarar görme olasılığının yüksek olduğunu vurguluyor.

Yoga, meditasyon gibi farkındalık çalışmalarının en temel amacı, kişinin yaşam denilen o tünelin içinde son sürat hızla yol almasını engellemektir. Yaşam yolunda kapalı tünelde freni patlamışçasına hızla yol alan bir trende gibi değil de, belki bir at arabasında doğanın en muhteşem güzelliklerini de ciğerlerimize doldurararak ilerlemektir aslolan. İlerlerken de yolumuza çıkan herşeyin farkına varmak.

Yoganın en temel unsurlarından olan nefes teknikleriyle nefesin kontrolünde en öncelikle omurganın dik ve doğru duruşu çok önemli. Omuzlar ve omurga dik bir şekilde, yavaş tempoda derin bir nefes alırken ciğerleri tamamen doldurmak, bir süre bekledikten sonra yine yavaşça nefes verip bir süre beklemek; bedensel, zihinsel ve duygusal aktivasyonları yavaşlatıyor.

Sığ, yetersiz ve hızlı nefes alışverişlerini diyafram nefeslerine çevirerek daha az sayıda solunuma ulaşmak mümkün. Diyafram ve ciğerleri tam kapasitesini kullanarak yavaş ve derin nefes alıp vermek kalp-damar basınıcı ve hızını, hormonsal salgılamaları, hücresel aktivasyonları da azaltıyor. Sadece nefesinize odaklanarak derin ve yavaş nefes alıp vermek, zihninizden geçen gelişi güzel düşüncelerin, stres ve yersiz kaygılarınızı azaltmak için de iyi bir yöntem olabiliyor...

*********

Damar sertliği ve yüksek tansiyona karşı: 'isoflavon'

Tıbbi tedavinin yanında yine doktor ve uzman bir diyetisyen kontrolünde beslenme desteği çok önemli. Bir ilacın yerini asla tutmuyor ancak farklı gıdaların farklı özellliklerinden de yararlanmak gerekiyor. Damar sertliği ve yüksek tansiyona karşı beslenme uzmanları tarafından önerilen gıdaların en temel bileşeni isoflavon adlı bir madde. Bu madde damarları genişletici etkisiyle tansiyonu düşürmeye yardımcı oluyor. Sarmısak, soğan, yeşil biber, zencefil, golyandro tohumu, tarçın, bakla, bezelye ve nohut; en çok bilinen isoflavon kaynakları.

   1111 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Veee Renkler...
31 Ağustos 2008, Pazar   Aflatoksinden korkmalı mıyız?
24 Ağustos 2008, Pazar   ENERJİ İÇECEKLERİ
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !
20 Temmuz 2008, Pazar   Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?
13 Temmuz 2008, Pazar   Çikolatalı Bitkiler
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital