Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Değişen zamana paralel şekillenen Gıda Seçimlerimiz...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Haziran 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

'Biz ne yersek oyuz' derler. Yediğimiz içtiğimiz herşey, vücudumuzun bir parçası olurken, bu yönde yaptığımız seçimlerimiz de yaşamımızın tüm alanını etkiliyor. Ancak değişim dinamiğinin içinde, gıda seçimlerimiz de var artık...

Farklı disiplinlerin buluşması

Yiyecek-içecek dünyası birçok disiplinden farklı meslek gruplarının bilimsel analizine açıktır yapısı gereği. Sofraya gelene kadar, gıdanın geçirdiği evreler zincirinde farklı aşamalar farklı yaklaşımların senteziyle mümkün olur. Gıdanın; yüksek verimle eldesini optimize edecek kriterlerin saptanması, güvenilirliği, ideal lezzeti, sağlıkla etkileşimleri ve nihayetinde raftaki duruşunu belirleyecek cazibeli tasarımı gibi birçok unsur, bu farklı disiplinlerin işbirliğinde şekillenir. Gıda mühendislerinden veterinerlere, diyetisyenlere, ziraat ve su ürünleri mühendislerinden şef aşçılara kadar vb birçok meslek dalının ana konusudur gıda. Peki sosyologların hiç ilgisi yok mudur dersiniz gıda konusuyla?

Toplumsal değer karmaşası ve "Gastro-anomi"

Geçtiğimiz aylarda gıda sektörüyle ilgili bilimsel çalışmaları konu alan bir yayın organında, Ryerson Üniversitesi (Kanada) Sosyoloji Bölümünden Mustafa Koç'un yazdığı bilimsel bir makaleye yer verildi. Mustafa Koç makalesinde, Fransız sosyolog C. Fischler'in, Fransız sosyolojisinin öncülerinden Emile Durkheim'in 'anomi' kavramına atıfla 'gastro-anomi' diye bir kavram ürettiğini yazıyor ve ekliyor: "Durkheim, bu kavramı hızla sanayileşen ve kentlileşen Avrupa toplumunda ortaya çıkan toplumsal değer karmaşasını, dayanışma ve aidiyet krizini açıklamada kullanmış. Fischler ise yirminci yüzyılın sonlarında, modern toplumda karşılaşılan toplumsal bir yeme içme krizini tanımlamada kullanıyor gastro-anomiyi."

Gıda sisteminde yabancılaşmaya doğru

Gastro-anomi, açlık ve yokluktan kaynaklanan bir çaresizlik değil; aksine çokluğun, çeşitliliğin yarattığı, bilgi enflasyonu ile iyice kafaların karıştığı bir toplumsal yabancılaşma olarak tanımlanıyor. Bu yaklaşıma göre de modern toplumlarda hızlı kentleşme ile birlikte kendi ürettiğini tüketen köylünün yerini, tümüyle pazara muhtaç kentli tüketici alıyor. Bu ifadenin somut bir kanıtı olabilir bandabuliyaların bugünkü yapıları.Yıllar önce buralarda köylerden getirilen sebzelerden, süt ürünlerine, köy ekmeklerinden yumurta ve zeytin ürünlerine dek birçok çeşit gıda ürünü satışa sunulurken bugün buraların, tüketim toplumunun eğlencesi müzik barlarına mekan olduğunu görüyoruz.

Değişen Ada'da değişen gıda seçimlerimiz

Artık; Güzelyurt'un küçük, ama aroma ve lezzet bakımından birçok çeşidini geride bırakan muzları yerine; kocaman boyutlarıyla hem de daha ucuz fiyatlarla çikita muzlar tercih ediliyor günümüz tüketicileri tarafından. Meseryada yetişen kendine has aromasıyla küçük siyah zeytinler değil, Türkiye'nin az tuzlu ve iri taneli kapkara zeytinleri yer almakta sofralarda. Zeytinyağı da aynı şekilde; İtalya'da üretilmiş ve gözalıcı şişesinde sunulanı tüketici için daha cazip olabiliyor. Literatürde Kıbrıs patatesi (Cyprus Potato) olarak geçen patateslerimiz; doğranmış ve donmuş, ithal malı hazır patatesler yanında lokantacılar için pek de cazibeli olmuyor artık.

Ofislerde kahvecilerin yerini, 'el değmeden' kahve yapan otomatik kahve makineleri alıyor. Mutfaklarımızda da çarpıcı değişimleri farketmek hiç zor değil. Anne ve babanın çalıştığı evlerde vakit azlığı, çabucak ayak üstü birşeyler atıştırmaya, uzun hazırlıklar gerektirmeyecek hazır gıdalara sevk ediyor bireyleri. Yemek kavramı; biran önce halledilmesi gereken bir gereksinim oluyor günlük yaşamın içinde.

Değişen gıda seçimlerimize sosyolojik bir bakış

Sosyolog Koç, günümüz toplum bireylerinin bu süreç içinde hem birbirinden hem de yediklerinden uzaklaştığını vurguluyor ve ekliyor: "garip olan o ki bunun nedeni bilgi çokluğu. Televizyondan gazetelere, duvar reklamlarından internete kadar hergün binlerce reklamla karşılaşıyoruz. Kendi ürününü en cazip şekilde önümüze getiren pazarlamacı bizi sürekli yemeye teşvik ederken, yine aynı kaynaklarda karşımıza çıkan beslenme ve diyet uzmanları da nefsimize ve yediğimize içtiğimize dikkat etmemiz gerektiğini hatırlatıyorlar."

Gıdalar mutluluk mu yoksa korku kaynağı mı?

Gıdaların faydalarını anlatan ve bilimsel araştırma sonuçlarıyla desteklenmiş bir haberin hemen birkaç gün sonrasında zararlarını anlatan bir başka haber duyduğumuz çok olmuştur. Bir gün kahvenin zararı oluyor; bir başka gün kalbe faydası. Pastırma yerken hangi etin kullanıldığı kaygısının yerini kolesterol, deli dana veya kanserojen etkiler alıyor. Sosyologlar; gıdalarımızın artık mutluluk kaynağından çok korku kaynağı da olduğu tesbitini yapıyor. Bu noktada da iki yol çıkıyor tüketicinin karşısına: ya gıda sistemini ve bilimini daha iyi tanımaya çalışacak ya da; 'nasılsa herkes ölecek, bari ağzımızın tadıyla ölelim' çözümüne varacak.

Gıda politikalarında hem gıda sektörünün hem de toplumun yararına olacak yeni düzenlemelere gerek olduğu söyleniyor. Sosyologların görüşü de toplumsal yarar için; sektör üreticileri, devlet ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ile oluşturulacak yeni yapılaşmaların temel alındığı denetim mekanizması üzerinde durulması gerektiği yönünde.

Biyoyakıt insanlık suçu mu?

BM Gıda hakkı raportörü Jean Zielger, yaptığı açıklamada biyoyakıt üretiminin gıda ürünlerinin fiyatını yükselttiğine işaret ederek devasa miktarlarda biyoyakıt üretiminin insanlık suçu anlamına geldiğini söyledi.

Alternatif enerji ve biyodizel üreticileri de gıda fiyatlarındaki artışın onca sebebi varken sadece biyoyakıt üzerinde durulmasını saptırma olarak yorumluyor. Eskiden tarım = gıda idi; şimdi ise tarım = gıda + enerjidir açıklamasını yapan alternatif enerji savunucuları; biyoyakıtların, gıdada kullanılmayan tarımsal ürünler veya atıklardan üretilebildiğinin ve ABD'de su yosunundan bile biyodizel üretimi çalışmaları yapıldığının altını çiziyor.

Süper gıdaları tanıyın

Domates, kırmızının gücü

Süper gıda domatesin alternatifleri; karpuz, pembe greyfurt, papaya, çilek ve guava. Yüksek lif içeriği, düşük kalorisiyle domates; likopen, C ve B vitaminleri, karoten, lutein, potasyum, krom ve biotinin de önemli bir kaynağı olarak kabul ediliyor. Domatese kırmızı rengi veren likopen, anti-oksidan özelliğiyle kansere ve yaşlanmaya karşı şavaşan ve güneşin cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltan etkileriyle dikkat çekiyor.

Hindi, düşük yağlı protein

Süper gıda hindi etinin tek alternatifi var: derisiz tavuk göğsü. Hindi etini süper gıda yapan özellikleri ise; düşük yağlı protein olması, niasin, B-6 ve B-12 vitaminleri, demir, selenyum ve çinko içermesi. Vücut dokularında bulunan çinko, bağışıklık sistemini desteklerken selenyum da tiroid hormon metabolizması ve antioksidan savunma mekanizmasında önemli rol oynuyor. B vitaminleriyle folat ise kalp sağlığını olumlu yönde etkiliyor.

Ceviz, damarların dostu

Badem, şamfıstığı, susam, yerfıstığı, kabak ve ayçiçeği çekirdeği, fındık da cevize en yakın süper gıdalar. Bitkisel omega-3 yağ asiti kaynağı olan ceviz aynı zamanda E, B6 vitaminleri, polifenoller, lif, protein, magnezyum ve potasyumun da kaynağı. Ceviz, önemli bir amino asit olan argininden de zengingindir. Arginin hem damarlarda pıhtı oluşumuna engel olur, hem de damarların esnekliğini koruyarak dolaşımı hızlandırır, kan basıncını düşürür ve hipertansiyonu önler.

Yoğurt, bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Canlı aktif kültürler içeren, tam protein ve kalsiyum kaynağı yoğurt, B12, B2 vitamini, potasyum, magnezyum ve çinko içeriğiyle dikkat çekiyor. Yoğurttaki canlı kültürlerin bağırsaklarda yararlı bakterilerin büyümesini sağlaması yoğurdun süper gıda olmasına yetiyor. Yoğurttaki sindirilemeyen lif ise zararlı organizmaların çalışmasına engel olurken, kalsiyum, magnezyum ve demir gibi minerallerin emilimini kolaylaştırıyor.

   791 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
31 Ağustos 2008, Pazar   Aflatoksinden korkmalı mıyız?
24 Ağustos 2008, Pazar   ENERJİ İÇECEKLERİ
17 Ağustos 2008, Pazar   Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OLMAK
10 Ağustos 2008, Pazar   Gıda mı?İlaç mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   İnsanoğlunun beslenme şeklinde doğaya dönüş:Canlı Gıdalar
27 Temmuz 2008, Pazar   Canlanmak için CANLI BESLENİN !
20 Temmuz 2008, Pazar   Sağlık için Güvenli gıdalar... ne zaman?
13 Temmuz 2008, Pazar   Çikolatalı Bitkiler
06 Temmuz 2008, Pazar   Cildi koruyan gıdalar
29 Haziran 2008, Pazar   Ç İ N Tuzu Dedikleri...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital