Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
A Takımı liderliğe devam dedi
Dostluk çağrısı
Batı grubunda büyük çekişme
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3

YORUMLANANLAR
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [18]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [11]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]



Özgürlük meşalesi sönüyor!

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Ocak 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'de sigaranın yasaklanmasını kastediyorum. Müsaade edin, anlatayım. Evet, sigara içmek bireyin özgür iradesini yansıtan bir hak olamamıştır maalesef. Maalesef diyorum, çünkü birçok kişi kontrol altında tutamadıkları bir bağımlılığın kurbanı oluyorlar.

Bu kişiler sigarayı isteseler de bırakamıyorlar. Dolayısıyla içtikleri meret bağımsızlıklarını simgeleyebilecek bir faaliyetin parçası, bir özgürlük hakkı olamıyor. Örneğin, isyankar gencin bağımsızlığını ilan etmek adına edindiği sigara alışkanlığı, bir ömre yayılan bir çocukluğa dönüşüyor.

Yasak ve zehirli bir şeyle ilişki kurma maceraperestliği, basit ve nihayetinde manasız bir tüketim ürünü karşısındaki mazlumluğa dönüşüyor. Otoriteden bağımsız olma arzusuyla, nikotine bağımlılık göze alınıyor. Bu yüzden, bu kişiler (şaşkın tiryakiler) söz konusu olduğunda, sigara içmek bir özgürlük değildir, çünkü sigara içenin kendisi özgür değildir.

Etrafındakilerin sigara "içmeme" özgürlüğünü kısıtlamadan kendi sağlığına zarar vermek, intiharla flört etmek isteyip "kendim ettim kendim buldum" diyebilecek iradeli insan sayısı da çok azdır. Sigarayı bir saplantıya dönüştürmeyip, keyfince istediği zaman içen, istediği zaman kesen insan da çok azdır.

Bar ve pub ortamlarının ayrılmaz ikilisi alkollü içki ve sigarayı birbirinden ayıracak olan sigara yasağı, en çok bu iradeli insanları ve kendi keyfinin bilinçli kahyası bar sevdalılarını üzeceğe benziyor.

Sigara yasağını destekleyenlerin zaferiyle sonuçlanacak bir süreç bu. Ciddi sağlık sorunları dolayısıyla pasif içicilikten haklı olarak sakınmak isteyen insanlar bu savaşı kazanacaklar.

Fakat bu savaşın haksız galipleri de var. Sigara içenlerle empati kurmaktan yoksun, diyalog düşmanı, devletin her işe el atmasından hoşnut, otoriter, sigaranın kişinin en serbest özel alanında (evinde, odasında) veya en özgürlükçü kamusal alanlarda (açık havada, şehir meydanlarında) bile yasaklanmasını talep edebilecek tipler de var. En diktacı sigara yasağının bile yolunu açmaya hazır olan bu bunak ruhlar neyi kaybediyorlar, neyi kaybettiriyorlar?

Ölüm korkusuyla yüzleşmeyi sağlayan bireysel özgürlüğü, trajik farkındalığı kaybediyorlar, kaybettiriyorlar. Sigara, başkasına zarar vermeden özgürce içebilen için, bir özgürlük meşalesi olabilmektedir. Çünkü kendisiyle bir iç

diyalog kurabilmiş birey, yalnızca kendi sağlığına bilinçli bir şekilde zarar vererek sigara içerse, fani bir dünyada yaşadığını, ölümlü olduğunu, hayatın dakika dakika sona yaklaştığını kolayca kabullenebilir; bugünkü işini yarına bırakmaması gerektiğini, hala nefes alabildiği için şanslı olduğunu anlayabilir; bu dünya üzerinde kısıtlı zamanda yapabileceklerini, ölüm korkusunu birkaç dakikalık tütün tüketimi sırasında sorgulayarak bireysel mutluluğunu nerede nasıl bulabileceğini sorgulayabilir.

Evet, sigara içmeye bu tarz entelektüel ve derin bir anlam kazandırmaya çalışmak eşeklik olabilir. Fakat, "niye sigara içiyorsun?" sorusuna estetik, felsefi veya espritüel bir yanıt vermek ("dumanın dalgalanması çok hoşuma gidiyor" veya "öleceğim günü 2027 senesine çekmeye çalışıyorum" gibi), "tiryakiyim" veya "alışkanlık işte" gibi kimyasal kaçınılmazlık senaryoları yazan şapşallıkla kıyaslandığında, çok kaliteli bir eşekliktir.

Akıllı, düşünceli ve kültürlü insan için, yani içmemesi talep edildiğinde sigarasını söndürme nezaketini gösterebilen, içmek istediğinde ise ölümü ağzında tatmayı, dumanda görmeyi tercih eden için, sigara içmek gerçek bir özgürlüktür. Çünkü bu insan, değerli bir azınlığı temsil etse de, bir fırtta hayatın sonluluğunu farkedebilme, kül tablasına yığılmış izmaritlerle de trajedinin kaçınılmazlığını kavrayabilme şansına sahiptir. Bu kavrayış, "her canlı ölümü tadacaktır", "ölüm Allah'ın emri" gibi arabesk bir farkındalık olmamalıdır. Daha medeni olmalıdır. Ölümün kesinliği karşısında, hayatı kutlamaktan başka şansımız olmadığını bildiren bir festival şarkısı gibi.

Çünkü, hayat sıkça yolunda gitmez, muhakkak asap bozar; tıpkı şehrin işlek caddesinde yürürken ters yönde esen bir rüzgardan ötürü bir saniyeliğine olsa da solumak zorunda kalabileceğiniz bir sigara dumanı gibi. Özgürlük meşalesini kendi kaderini tayin etme hakkı çerçevesinde yakan insanlara düşman kesilenler de bu kaza dumanı için çıngar çıkarabilenlerdir zaten. Hayata düşmandırlar.

Hayatı kutlayan sigara içicilerine geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Sigara, tarafından içilen tiryakileri ve sigara yasakçısı Azrail özentilerini de kınıyorum. Aşırılıklarıyla gündelik yaşama resmi diktayı davet ettikleri için...

   1466 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuzey Kıbrıs’ın ‘militarist kapitalizm’ ilkesi
27 Aralık 2008, Cumartesi   Evrensel aklın habercisi: Muntazar El Zeydi potinlerini niçin savurdu?
23 Aralık 2008, Salı   Alexandros Grigoropoulos’un yokluğunun dünyaya armağanı: Anarşi
13 Aralık 2008, Cumartesi   Kara kedinin lütfu: Lanetlilerin politik birlikteliği için çağrı
06 Aralık 2008, Cumartesi   60. yılında Evrensel İnsan Hakları: Niçin? Hangi insan için?
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital