Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Nev başkenti "Alev Alev" yaktı
Gazimağusa'da bu akşam Bonnie Tyler var
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Futbolcular istediğini aldı
Hasan Olgu ve Fırat Yalova'da

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Bunaltı vs. Bugs Bunny

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Mart 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarlığı meslek olarak benimsemeye niyetli herkesin ortak bir ızdırabı olmalıdır: Bunaltı.

Yaratıcılığı tamamen donuklaştıran bir "iç sıkıntıyla" boğuşmayan yazar, yazar değil, en iyi ihtimalle "muhasiptir".

Hatıra defterine not düşer gibi, eleştirel düşüncenin yanından geçmeyen, estetik kaygılardan yoksun, dil bilgisi kurallarına karşı umursamaz bu "anti-yazar" muhasip, olayları ya tarafsız bir biçimde özetler ya da çoğunluğu temsil eden taraflardan birine amigoluk ederek aktarır.

"Ne olup ne bittiğini" çoktan seçmeli bir soruya cevap verir gibi anlatır. Soruya dört ya da beş seçenek arasından bir cevap uydurur. Bilse de uydurur (otoritenin uygun gördükleri arasından kendince en uygun olanını seçer), bilmese de uydurur ("Madem dört seçenekten biri doğru, oynatalım kalemi... Ya çıkarsa?" hesabı).

Bunaltıyla yüzleşmiş yazar ise önüne çıkan her soruya karşılık olarak devasa ve bembeyaz bir sayfayla baş başa kalır. Yanıt, boşluktan ve hiçlikten doğmalıdır.

Başı döner, içi daralır, fakat gerçek yazar, nolursa olsun, "dürüstlük" denen acımasız politik reaksiyonla kendi aklının karışmasını sağlar. Kaos, başvurduğu en verimli kaynaktır. Bunaltı olmadan, kaleme sarılmanın ya da tuşlara dokunmanın hiçbir edebi/yaratıcı/estetik tarafı yoktur.

Bu köşede yazdıklarıma dönüp baktığımda ben de "bunaltı" görüyorum. Özellikle Kıbrıs politikasına dair söylediklerimde... Anlamsız geliyor yazdıklarım. Boşa kürek çekiyormuşum gibi. Halbuki ne bir nehir var üzerinde akıntısına kapıldığım, ne de bir yön ısrarla ilerlemek istediğim.

Mesela bir gün "Kıbrıs sorunu yoktur" demişim. "Bunaltı" cevap veriyor şimdi:

-Var işte. Var. Herkes bahsediyor, herkes çözümünü konuşuyor. Topluca hayal ediyor olsalar bile, bu insanlar bu sorunu bir tılsım gibi tekrarlıyorlar ve belki de tekrarlayarak yoktan var ediyorlar. Ama var ediyorlar. "Yoktur" demek senin neyine?

Diğer taraftan, "Kıbrıs sorunu yoktur" demek istiyorum hâlâ. Bir çizgi film karakterinin "rahat" gerçeklik algısını örnek alarak... Bugs Bunny nasıl farkına varmadan havada yürüyebiliyorsa ve nasıl yalnızca yere bakıp havada yürüdüğünü farkettiği takdirde yerçekimi kanunu işlemeye başlıyorsa, ben de öyle politika yazmak istiyorum. Düşme korkusu olmadan.

Evet, bir yazarın iç dünyasında çok keyifli bir savaş sürmektedir aslında. Bugs Bunny, Bunaltı'ya karşı... Çok sıkıldığınızda televizyonun önünde tembel tembel oturup çizgi film izlerken yakalayabileceğiniz küçük mutluluğu ("bir işe yaramak" mecburiyeti karşısında kazandığınız "öylesine uzanmak" zaferini), yazı yazarken de yaşayabilirsiniz.

Sürekli okursunuz, ama okumasanız ne olacak ki? Yazarsınız, ama yazmasanız ne değişecek ki? "Zamanını harcıyorsun," diyor Bunaltı. "Elbette boş yere... Haybeden..."

Ve soruyoruz Bugs Bunny'ye, "Kıbrıs Sorunu sence çözülür mü?" diye... Seçenekler: a) Evet, b) Hayır, c) Belki, d) Bilmem ki. Alıyor eline kalemi Bugs, ağzında havuç, gözlerde hınzırlık... Yazıyor: "e) Ne sorunu ahbap... Rahatla".

Yosemite Sam ve Duffy Duck'ın bunaltan hırçınlıklarına ve gösterdikleri sopalara rağmen, o aklını kullanıyor, düzenbazlık yapıyor, eğleniyor ve havucunu kemirerek kazanıyor.

Belki de İtalyan felsefeci Giorgio Agamben yeni bir "birliktelik" anlayışının örnek figürleri arasında çizgi film kahramanlarını da sayarken bunu kastetmişti. Bunaltıyı oyunbazlıkla alt eden insanlar belirlenmiş seçenekleri aşarak, sığlığı umursamayarak oyunun kurallarını değiştirirler. Ve böylece aykırı düşünceleri ve mizahi yatkınlıklarıyla havada yürüyebilirler.

Yazarlığın ıstırabı bunaltıdan ibarettir, fakat coşkusu Bugs Bunny'de vücut bulur.

   1041 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Temmuz 2008, Cumartesi   Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası" eksik bir adam
28 Haziran 2008, Cumartesi   Carlin vs. Ölüm
21 Haziran 2008, Cumartesi   Auctoritas, non veritas...
14 Haziran 2008, Cumartesi   Egemenlik ve dalalet/küfür
07 Haziran 2008, Cumartesi   Demokrasinin yokluğunda "anti-parlamenter" düşünce
31 Mayıs 2008, Cumartesi   Türkiye'den gaibe mektuplar
25 Mayıs 2008, Pazar   Cinsel ilişki yoktur, fantezi vardır... Pornografi ve çilekli kek...
17 Mayıs 2008, Cumartesi   Lacan ve motosikletli kız... Entelektüel yazı ve gündelik yaşam...
10 Mayıs 2008, Cumartesi   Büyük Öteki: Köylü ve Cindy seviştikten sonra olanlar
03 Mayıs 2008, Cumartesi   2012: Denizaltı için şarkı



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

NÜFUS, ÇEVRE VE BİR HOŞGELDİN

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Denizden para değil cesaret kazandım...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(23)...

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

Laforizmalar

Bilbay Eminoğlu

"Ama dibelik ya beleşe verecek gızımı ...

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

AYRILIRKEN DE SEVEBİLMEK

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Multipl Skleroz

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Meselenin özü

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Kuraklık felaketi ve çözüm yolları

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital