Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
Kara Kitap
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Lacan ve motosikletli kız... Entelektüel yazı ve gündelik yaşam...

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Mayıs 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Meşhur Fransız psikanalist Jacques Lacan 1969 yılında verdiği bir seminerine kısa bir anekdot anlatarak başlar:

"Bir gün birisi, belki de şu anda bu seminerde bulunan ama şüphesiz kendini tanıtmayacak olan birisi, ben tam bir taksiye binmek üzereyken konuşmak niyetiyle bana yaklaştı. Küçük motosikletini kenara çekti ve bana "Siz Dr. Lacan mısınız?" diye sordu.

-"Evet, benim," dedim, "Neden?"

-"Yine seminer verecek misiniz?"

-"Evet, tabii ki, yakında."

-"Nerede?"

Ardından -ki gerçekten bunu yapmamın bir mazereti vardı, ve mazeretim olduğu konusunda bana inanmasını rica ediyorum- ona şöyle cevap verdim: "Görürsün."

Küçük motosikletiyle o kadar hızlı uzaklaştı ki hem şaşkına döndüm hem de büyük pişmanlık duydum. Eğer bugün buradaysa, ona pişman olduğumu söyleyerek özür dilemek istiyorum, ve beni bağışlamasını umuyorum.

Aslında, bu bize bir insanın hiçbir şekilde yalnızca bir başka insanın aşırılıkları yüzünden şaşkına dönmediğini, ambale olmadığını anlama fırsatını sunuyor. Mutlaka her zaman karşımızdaki insanların aşırılıkları bizim aşırılıklarımızla rastlaşıyor, çakışıyor. Ben içinde bulunduğum aşırı bir zihin meşguliyetinden ötürü yakışık almadığını anında fark ettiğim o cevabı verdim."

Bu küçük anekdotta çok da derin anlamlar aramamıza gerek yok. Bu yazıda, Lacan'ın değerini kibarlığı ve duyarlılığı üzerinden ölçmeyeceğiz ne de olsa. Fakat Lacan'ın kendisini eleştirdiği son paragraf üzerinden, entelektüel yazılar ve bu tür yazıların okurları arasındaki ilişkinin doğasına dair bir gözlem yapmamız mümkün. Aykırı ve kolay anlaşılmayan fikirlerin sunulması -ki şüphesiz Lacan gibilerin yaptığı ve entelektüel yazıların amaçladığı da budur- bazı okurlara gereksiz bir "aşırılık" gibi gelebilir. Örneğin, bir Fransız psikanalistin karmaşık düşüncelerini anlamaya çalışma gibi bir entelektüel çabanın seçkin bir zümreye ait olduğu önyargısından hareket eden okur, entelektüel yazılardaki zor anlaşılan tuhaf düşünceleri "gereksiz bir aşırılık" olarak tanımlayabilecektir.

Gazete gibi gündelik yaşamla iç içe olan bir kamusal alanda entelektüel/felsefi yazılar yazmaya çalışan biri olarak Lacan'la hemfikirim: "aşırılıklarımızın çakıştığının" farkına varmamız gerek. Entelektüel yazıdaki "aşırı zihin meşguliyeti", sokaklardaki ve makamlardaki "aşırı zihin tembelliğiyle" çakışmaktadır; bir gazetede yayınlanan entelektüel yazılar aracılığıyla felsefeyle tanışmaya niyetlenebilen meraklılar ise hayatında hiçbir felsefeciyi okumamış olağan gazete okuruyla aynı sayfalarda, birkaç saniyeliğine olsa bile, rastlaşacaklardır.

Bu iki grubun, entelektüel olan ile kabaca umumi olanın birbirlerine yakışık almayan sözler sarf etmesi pek muhtemeldir. Önemli olan, Lacan'ın kısa hikayesinde yaptığı gibi, aşırılıklarımızın, yani uğraşlarımızdaki aşırı tezatın, bariz uyuşmazlığın sebep olabileceği duygusal tepkilerden (örneğin, "felsefe okuyunca karnımız mı doyacak?!" tepkisine karşılık "felsefe okuyamadığınız için böylesiniz!" tepkisi) pişmanlık duyup kendimizi eleştirmeye başlayabilmemizdir.

Gazeteler, "özeleştiri kültürünü" besleyebildikleri ölçüde, özeleştirel tepkilere (örneğin, "felsefeyi herkesin anlayabileceği dilden anlatmayı denesem, en azından denesem" veya "Ulan şu filozof kimmiş, neyin nesiymiş, biraz olsun anlamaya çalışsam" gibi) yol açabildikleri takdirde, sayfalarında buluşan "zıt" insanların uyumlu birlikteliklerine zemin oluşturabileceklerdir. Entelektüel yazıların en temel önemi de bu fikirde saklıdır zaten. Lacan ve motosikletli kızın sokakta rastlaşması gibi, entelektüel çaba ve gündelik yaşam (felsefe ve politika) ancak sokaklara mal olmuş gazetelerde rastlaşabilir.

   1222 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Biyo-politika, sosyo-biyoloji: Bizi maymun eden öğretiler...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Orwell’den savaş dersleri: 2 + 2 = 5
27 Eylül 2008, Cumartesi   “İyi Alman” var mı? Af mümkün mü?
20 Eylül 2008, Cumartesi   Başbakan'a tenis tadında din dersi
13 Eylül 2008, Cumartesi   Araba süren koyunlar
06 Eylül 2008, Cumartesi   Robert Walser'i okumamanın ızdırabı
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'den Mamas'a
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Bir cinayetin yıldönümü
16 Ağustos 2008, Cumartesi   Sol'un "hasımsızlığı"
09 Ağustos 2008, Cumartesi   Ölüm, sorumluluk, sır



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital