Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Batı grubunda büyük çekişme
A Takımı liderliğe devam dedi
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Yıldız bayanlarda yarı final heyecanı

YORUMLANANLAR
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [18]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [11]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



Carlin vs. Ölüm

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Amerikalı sert komedyen George Carlin geçtiğimiz pazar günü öldü. 71 yaşındaydı. Şayet "sert komedi" diye bir tür varsa, Carlin'in bu türün gelmiş geçmiş en büyük "soytarı krallarından" olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. O seyircisini "Hoşgeldiniz... Beni siz yarattınız" gibi boş laflarla değil, "Fuck you" ile selamlıyordu. Gerekçesi, "kendinizi evinizde hissedin diye".

George Carlin hem baş ağrıtan "sözde karmaşık" politik meselelere, hem de "en olağan" saydığımız gündelik davranışlarımıza dair yaptığı her espride yüzümüze sürekli "sertçe" bir şeyler vuruyordu. Bu şeylerden belki de en temel olanı, insan denen varlığın saçmasapanlığıydı. İnsanı ciddiye almaması, onun dehasını körüklüyordu adeta.

Komik ve politik bir figürdü, ve bu iki sıfatın ne birinden ne de diğerinden ödün veriyordu. Hem komik hem politik olunabilirdi; dahası, en etkili politik mesajın komik olunarak verilebileceğini kavramıştı, öğretmişti. Bir lisan ustasıydı; kelimelerin sakladığı çarpıcı "nüansları" açığa çıkarıyordu.

Ancak onun engin dağarcığında "baş düşmanı" olarak gördüğü, her türlü nüansından nefret ettiği bir kelime de vardı: Tabu... Carlin'i dinlediğinizde onun "ayrım yapmaksızın her çeşit tabuyu yıkmak" için doğduğunu hissetmemeniz mümkün değildi. Çok iyi bir yazardı; kendi deyimiyle, "yazdıklarını sahnede sergileyen bir yazar".

Söylentiye göre, Carlin'in favori komedyenlerinden Lenny Bruce'un "müstehcenlik" suçuyla tutuklandığı sırada Carlin sorgulanan seyirciler arasındaydı ve kimliğini görmek isteyen polise "Devletin verdiği kimliğe inanmıyorum" deyip, Bruce'la birlikte tutuklanmıştı. Daha sonra da meşhur "Televizyonda Hiçbir Zaman Söyleyemeyeceğiniz Yedi Kelime" şovundan ötürü 1972 yılında "müstehcenlik" suçuyla tutuklanmıştı.

"Herkes siyasetçilerden şikayet ediyor; siyasetçiler gökten zembille iniyormuş gibi. Belki de sadece siyasetçiler boktan değil. Onları kim seçiyor? Halk. Belki de halk boktan. Evet evet, halk boktan. Peki ben napıyorum? Seçim günü evden dışarıya tek bir adım bile atmıyorum. Neden? Şikayet etme hakkımı kullanmak için oy kullanmıyorum. Oy kullanırsan ve bir çuval inciri berbat edecek olan adamları seçersen, nasıl şikayet edebilirsin ki?"

George Carlin'in bunun gibi komik ve ilginç fikirlerini Türkçe olarak düz yazıya döktüğünüzde sahnede gürleyen, heyecanla beynini konuşturan adamın etkisi ve karizması görünmez kılınıyor elbette. Yine de Carlin'in mizahını kendince paylaşan, bu şakacı adamdan biraz nemalanan insan, daha "rahat" bir yaşam biçimini özleyip örnek alırken buluyor kendini.

Amerika Birleşik Devletleri için, "Bu ülke bitmiştir," diyor Carlin ve ABD'nin temel bir çifte standart üzerine kurulduğunu söylüyor: "Bu ülke özgür olmak isteyen köle sahipleri tarafından kuruldu!" (Bunu söyledikten sonra yüzünde yarattığı alaycı şaşkınlık ifadesini görmelisiniz). 11 Eylül saldırılarının bir Amerikan komplosu olup olmadığının hükümet tarafından yeniden "araştırılması" konusundaki fikri de gayet net ve tereddütsüz: "Bu ülkenin sahipleri kendi kendilerini araştırmazlar." Ve daha fazlası:

"Siyasetçileri unutun! Siyasetçiler size seçme özgürlüğünüz olduğu hayalini yaşatır. Seçme özgürlüğünüz yok. Sahipleriniz var. Size sahipler. Bu ülkenin gerçek sahipleri en önemli arazilere, en önemli şirketlere sahipler. Uzun zaman önce Senato'yu, Kongre'yi, devlet dairelerini satın aldılar. Yargıçlar arka ceplerinde. Ve duyduğunuz her türlü haberi ve bilgiyi kontrol eden büyük medyaya sahipler. Size sahipler. Bu büyük bir kulüp ve siz üye değilsiniz. Bu ülkenin sahipleri gerçeği biliyorlar: 'Amerikan Rüyası,' diyorlar. Doğru; çünkü bu rüyaya inanmanız için, uyutulmuş olmanız lazım."

Politik Carlin'e değindik hep. Daha gündelik ve belki de daha tuhaf olanına değinelim: "Yüzmek! Yüzmek bir spor değildir. Yüzmek, boğulmamaya çalışmanın bir yoludur. Yelkencilik! Yelkencilik bir spor değildir. Yelkencilik bir yere ulaşmanın yoludur. Otobüs sürmek bir spor değil. Niye yelkencilik bir spor olsun ki?!"

"Hiç buzdolabını açıp boş bir tabak buldunuz mu? Buzdolabındaki bir şey, bir şey mi yedi yoksa?! (Ve Carlin panik içerisinde çığlık atar...) Belki de o tavuk aslında ölü değil. Belki de parkalı, eldivenli bir fare ışığın sönmesini bekliyor."

Carlin çevrecileri de çok "seviyor": "Gezegeni kurtarmaktan bahseden insanlar var. Gezegeni kurtarmak mı?! Bundan daha kibirli bir tutum olamaz herhalde. Gezegen milyarlarca yıldır burada, ve biz zavallı insanlar onu yere attığımız plastik poşetlerle tehdit edebileceğimizi düşünüyoruz. Gezegen tehdit altında falan değil, biz tehdit altındayız. Bir başka başarısız mutasyon olarak son bulacağız. Dünya gezegeni bizim plastiğe karşı edindiğimiz önyargıya sahip değildir ki. Büyük ihtimalle Dünya plastiği kendi çocuklarından biri olarak görüyordur. Belki de sırf plastik edinmek için bizim türümüzün gelişmesine izin vermiştir. Belki de asırlardır sorduğumuz o büyük felsefi sorunun, 'Niçin buradayız?' sorusunun yanıtı da budur: Plastik için, gerizekalılar!"

Carlin başarılı bir mutanttı. Kendisinin ve insanlığın yokoluşuyla dalga geçti ve ölümün ona karşı açtığı "müstehcenlik" davasından beraat etti. Saçmasapan varlığımızı anlatarak, gezegeni değil, alık türümüzü tehdit etti, ve çekti gitti. Bu trajikomik tehdit karşısında gülebilirsek ne mutlu bize...

   1197 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuzey Kıbrıs’ın ‘militarist kapitalizm’ ilkesi
27 Aralık 2008, Cumartesi   Evrensel aklın habercisi: Muntazar El Zeydi potinlerini niçin savurdu?
23 Aralık 2008, Salı   Alexandros Grigoropoulos’un yokluğunun dünyaya armağanı: Anarşi
13 Aralık 2008, Cumartesi   Kara kedinin lütfu: Lanetlilerin politik birlikteliği için çağrı
06 Aralık 2008, Cumartesi   60. yılında Evrensel İnsan Hakları: Niçin? Hangi insan için?
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital