Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Batı grubunda büyük çekişme
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
A Takımı liderliğe devam dedi
Yıldız bayanlarda yarı final heyecanı

YORUMLANANLAR
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [6]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Ölüm, sorumluluk, sır

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   9 Ağustos 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Ünlü Fransız felsefeci Jacques Derrida "Ölüm Armağanı" adlı eserinde "tarih" sorununun çözülemeyeceğinden ve tarihin bir sorun olarak kalması gerektiğinden bahseder. "Sorun" kelimesiyle modern tarihi boyunca iç içe olan, cebelleşen Kuzey Kıbrıs insanı ise tarih sorununun, daha doğrusu sorun(lar)dan ibaret tarihinin çözülmesi, hatta sonlanması için (sorunsuz bir tarih yoktur; sorun yoksa, tarih de yoktur; yani, Kıbrıs sorununun sonu, tarihin sonudur), şu veya bu şekilde, hep bir "çözüm" çağrısına yanıt vermeye çalışmaktadır. Tarih hep bir sorunsa eğer, çözüm bir tarihsizlik arzusudur.

Derrida, "bir sorun olarak tarih" meselesinin yanı sıra, "sorumluluk olarak tarih" düşüncesini de tartışır. Bu düşünceye göre, tarih birtakım sorumluluklar sayesinde akmakta ve oluşmaktadır. Tarihe varlığını bahşeden, sorumlulukların üstlenilmesi, sorumlulukların kabullenilmesidir. O halde, sorunsuz bir gelecek arzusuyla tarihini "çözüp" geride bırakmayı uman Kuzey Kıbrıs insanı, sorumluluk kavramını da bertaraf etmeyi hedeflemektedir.

Aşılmak istenen "sorunlu tarih", (tarihi yazmayıp tarihe doğan) yeni nesillerin onayı olmaksızın, onların sırtına bir sorumluluklar tarihi yüklemektedir. Böylece, kendinin olmayan yükü taşıma zorunluluğuyla (ki bu zorunluluk, tarihselliğin sonsuz trajedisidir) tanışan genç insanlar için "sorumsuzluk" en büyük politik erdem olabilmektedir. Ne de olsa, "eskilerin hatalarının bedelini biz ödememeliyiz"dir; hayat geçicidir, "tek bir kerelik"tir, tekildir, indirgenemezdir, sorumsuzca tüketilmelidir, ve hepsinden önemlisi, "verilmemelidir".

Çünkü kınanan tarihin sorunları ve sorumlulukları, ölümün, daha doğrusu politik ölümlerin, cinayetlerin ve suçların yeni nesillere fütursuzca, sorgusuz sualsiz verdiği armağanlardır. Bilinçli bir seçim yapmadan, akılcı bir karar verme şansı olmadan eski nesillerin üzerine çöken davalar, inançlar ve dolayısıyla sorumluluklar, "can vermeyi", yani "ölümü kucaklamayı", ölümün gözünün içine bakmayı zorunlu kılmıştır.

Yeni nesiller, sorumsuzluk/sorunsuzluk gayesiyle açmayı isteyebilecekleri tarih-sonrası beyaz sayfayı, her zaman ve hâlihazırda geçmiş ölümlerin bugüne taşıdığı sorunların ve sorumlulukların gölgesinde doldurmak mecburiyetindedir. Tarihimiz, hayaletimizdir. "Hayatta kalmayı kutsallaştırma" çabalarımız, "ölümle yüzleşmeyi erteleme" çözümlerimiz ise başarısız, amatör "hayalet kovma" seansları gibidirler.

Derrida'ya göre hatırlamamız gereken bir başka önemli ve konumuzla ilgili nokta da herkesin yalnız öldüğü gerçeğidir. Ölüm sayesinde kişinin biricikliği, özgün farklılığı ortaya çıkmakta ve ölümün doğal tekilliği insana en derin biçimde sorumluluk mefhumunu öğretmektedir. "Ölümümden yalnızca ben sorumluyum, çünkü kimse benim yerime ölemez" düşüncesinin politik değeri ise "sır" kavramında saklıdır.

Yalnız ölmek zorunda olan insanın biricikliği, tekilliği, o insanın başka kimse tarafından kavranamayacak bir "sır" olduğunu anlatmaktadır. İnsan, mezara götürdüğü sırlar sayesinde, taklit edilemez bir farklılığa ve sorumlu bir varlığa dönüşür. Sırlarından, ölümlerinden sorumlu olan (gizemli) insanlar, sorunlu tarihlerin başrol oyuncularıdır.

Bu düşünceler karmaşık bir hal alsa da, aslında anlatılmak istenen tanıdıktır, ya da acilen tanınmalıdır. Politik sırlarıyla (hangi politik katil tarafından ölümün armağan edildiği sırrıyla) birlikte öl(dürül)en insanlar, teşkil ettikleri muazzam "ölümle yüzleşme sorumluluğu" örneğiyle bizlere sorun olarak muhafaza etmemiz gereken bir tarih bırakmışlardır. Bu yüzden, Kuzey Kıbrıs insanı, politik sorumluluklarını tarihinde saklı olan ölümlerle tanımlamalı; şayet tanımlayacak cesareti yoksa da, "çözüm" umuduyla yalnızca "sorumsuzluğuna" kılıf uydurduğunun farkına varmalıdır.

   1034 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuzey Kıbrıs’ın ‘militarist kapitalizm’ ilkesi
27 Aralık 2008, Cumartesi   Evrensel aklın habercisi: Muntazar El Zeydi potinlerini niçin savurdu?
23 Aralık 2008, Salı   Alexandros Grigoropoulos’un yokluğunun dünyaya armağanı: Anarşi
13 Aralık 2008, Cumartesi   Kara kedinin lütfu: Lanetlilerin politik birlikteliği için çağrı
06 Aralık 2008, Cumartesi   60. yılında Evrensel İnsan Hakları: Niçin? Hangi insan için?
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital