Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Seçim yasakları öncesinde yasa gücünde 5 kararname
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi
Kabak çiçekleri başına iş açtı
Dünyadan kopartıldık
460 YTL çaldı, 2 yıl hapis yatacak!
Hamitköy'e içilebilir su
Şeyho'ya 3 yıl
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]



Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'den Mamas'a

Mehmet RATİP

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Ağustos 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bizim memlekette pek az kişi bilir ama Kıbrıs'tan George Weller de geçti. Çok yetenekli bir gitarist ve romancı olan oğlu Anthony Weller benim ve ailemin yakın dostu olduğundan biliyorum. Birkaç yıl önce adayı ziyaret ettiğinde, Anthony bize meşhur savaş muhabiri, babası George Weller'in 1960'lı yıllarda Kıbrıs'a dair Chicago Daily News için yazdığı haberlerin kopyalarını getirmişti.

George Weller, 20. yüzyıl Amerikan gazeteciliğinin efsane isimlerinden biriydi. 9 Ağustos 1945 tarihinde ABD'nin Nagasaki'ye atom bombasını atmasının ardından bu cehennem şehire ilk giren yabancı muhabir Weller olmuştu. 6 Eylül 1945 tarihinde, Amerikan ordusu tarafından yasaklanmasına rağmen, gizlice Nagasaki'ye girdi ve bölgedeki Japon yetkililere kendisini Albay Weller olarak tanıtarak rahat rahat muhabirlik sanatını icra etti. Amerika'daki gazetesine yıkım, hastalıklar ve savaş esirleri hakkında haberler yollamaya başladı.

Haberlerdeki birtakım "politik gerçekler" elbette rahatsız ediciydi. Dolayısıyla ordu, daha doğrusu dönemin Pasifik'teki ABD ordularından sorumlu komutanı, General MacArthur, Weller'in yolladığı bütün haberlerin sansürlenmesini sağladı. Sansür 60 yıl sürdü. George Weller'in ölümünden üç yıl sonra, 2005 yılında Anthony, babasının dosyaları arasında bu haberleri buldu ve bir kitap haline getirdi.

İkinci Dünya Savaşı'nın beş kıtaya yayılmış katliamlarına birinci elden tanıklık eden George Weller, Kıbrıs'ın "sıcak" yıllarını da yaşadı. Kanıksadığımız ve neredeyse ezberlediğimiz bir tarihsel döneme dair oldukça ilginç yorumları var Weller'in. 12 Ocak 1960 tarihli haberinde Kıbrıs'ta tanıştığı Türk gazetecilerin hayatlarından çıkarsadığı bir sonuç var ki okurken acınacak hale gülmek zorunda hissediyorsunuz kendinizi: "Genç bir muhabir bir Türk gazetesi için çalışmaya başlarsa, muhabirin ailesi evlatlarının valizini sürekli hazır tutmalı, çünkü o muhtemelen bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacak: Hapishaneye. Gazeteci tutuklamak Türkiye'de bir spor, tıpkı Amerikan televizyonundaki göstermelik, hileli güreş gibi. Yarışmacıların görünüşünden yarışmanın sonucunu anlayabilirsiniz."

Weller, Türkiye gazeteciliğine dair bu satırları, 1950'li yıllarda 8 yıl içerisinde yaklaşık 860 gazetecinin tutuklandığını öğrendikten sonra yazmıştı. 13 Şubat 1960 tarihli haberinde ise, yeni tasarlanmış Kıbrıs Cumhuriyeti'ni "gerillalardan oluşan bir bakanlar kuruluna sahip ölü doğmuş bir cumhuriyet" olarak tanımlama sağduyusuna sahipti. Weller'in bu tarihsel sağduyusu, "Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki haklarımıza sahip çıkalım" diyen günümüz Kıbrıslı Türk'ünün, gerillaya madalya, ölüye hayat öpücüğü vermeyi göze alabildiğini düşündürmeli aslında.

19 Ocak 1960 tarihli haberin başlığı ise, "Artık Vergi Kaçakçılarının Koruyucu Meleği Var". 3. yüzyılda Roma'ya vergi vermeyi reddeden bir keşiş olarak ünlenen Aziz Mamas'ın kilisesi Güzelyurt'ta bulununca, Weller bu efsanevi vergi kaçakçısının hikayesini aktarmıştı.

Vergilerini ödemediği için bir Roma valisinin emri üzerine tutuklanan Aziz Mamas zindana götürüldüğü sırada, aslandan kaçan bir kuzu ormandan fırlayıvermiş. Mamas kaçan kuzuyu kollarına almış ve ardından hırçın aslanı da anında evcilleştirmiş. Haliyle, Mamas'ı tutuklayan muhafızlar şaşkınlıktan donakalmışlar. Mamas da böylece eğittiği aslanın üzerine atlayıp (bir nevi tarih-öncesi He-Man) hemen Roma valisini ziyarete gitmiş. Vali, azizi o halde görünce, hem Mamas'ın ödemesi gereken vergileri iptal etmiş, hem de Mamas'a vergiden ömür boyu muafiyet tanımış.

Weller'in haberi yine günümüze, vergilerden bunalan Kıbrıslı Türk'e sesleniyor. Mamas'ın tarihsel örneğine, geleneğine sahip çıkıp, kucağına kuzuyu, altına aslanı alacak yiğit vergi kaçakçıları türeyecek mi acaba, KKTC topraklarında? Hoş, bizim buralarda aslan yok, ama aslan kostümü giymiş kuzu çok, ve hepsi de kucağa alışmış. Yine de farz edelim ki yurdum insanı aslanı buldu ve eğitti, kuzuyu da bir güzel kucakladı, peki Roma valisine denk düşen makamın karşısına çıkabilecek mi? Dahası, Roma nerede, vali kim, kestirebilecek mi? Yoksa yine sonucu belli, hileli bir güreş mi tutacak? Yarışmacıların görünüşünden yarışmanın sonucunu anlayabilirsiniz. Bu sebepten, valizleri hazır tutun.

   975 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
03 Ocak 2009, Cumartesi   Raif Denktaş’ın anısına bir sav: Kuzey Kıbrıs’ın ‘militarist kapitalizm’ ilkesi
27 Aralık 2008, Cumartesi   Evrensel aklın habercisi: Muntazar El Zeydi potinlerini niçin savurdu?
23 Aralık 2008, Salı   Alexandros Grigoropoulos’un yokluğunun dünyaya armağanı: Anarşi
13 Aralık 2008, Cumartesi   Kara kedinin lütfu: Lanetlilerin politik birlikteliği için çağrı
06 Aralık 2008, Cumartesi   60. yılında Evrensel İnsan Hakları: Niçin? Hangi insan için?
29 Kasım 2008, Cumartesi   Görünmez sınıf ve silik öğreti: Bir ‘gözlemleyip adlandırma’ yarışması için çağrı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Paul Virilio: Savaşın şehir plancısı ve kaza müzecisi
15 Kasım 2008, Cumartesi   Hannah Arendt’le düşünmek: Rüzgar gelecek delikleri açmak
08 Kasım 2008, Cumartesi   Jean-Luc Nancy: Savaşa ve ekotekniğe karşı ‘tekil-çoğul-olmak’
01 Kasım 2008, Cumartesi   Machiavelli’nin icadı: Kafir egemenlik



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital