Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Boykot + istifa= 2 trilyon
Güzel bir sahil, güzel bir deniz, büyük bir utanç
İçip içip uçuyordu
Ramazan geliyor, bizi gönderin
Hamitköy'de yabancı ordusu
DJ'ler geceleri gündüzlere taşıdı
Kat Deluna Girne'yi yakacak
Türkmenköy 3 yabancısını bekliyor
Kanu Bağcıl'da
Kaymaklı'da tempo ağırlaştı
Pekinliler böyle serinliyor
Doğan Türk Birliği çalışmalara hız verdi
Kursiyerler sertifikalarını alacak
Beyar "Hakemliğin yarınlarını kurtaracağız"
Kortlar canlanıyor
Gönyeli'de yüzme yarışı heyecanı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

RUMLARIN LOKMACI TEZGÂHI

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Mart 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum Cumhurbaşkanları değişse de, Rumların taktikleri ve politik düzenbazlıkları hiç değişmiyor.

Al Hristofyas'ı çal Papadopulos'a.

Sonra da al her ikisini, çal Makarios'a. Geriye Vasiliu, Kyprianou ve Klerides kalıyor. Al bu son üç taneyi, çal diğer üç taneye. Hepsi de aynı kalıptan çıkma. Aynı şeyin soyu.

Hep aynı oyun, hep aynı tezgâh. 1955'den beri geçen 53 yıl hiçbir şeyi değiştirmemiş. Ne tezgâhı, ne de tezgâh sahibini.

Rumların adada barış istedikleri yok. Buna kimse inanmasın.

Onların "Barış" kelimesinden anladıkları ile bizim veya dünyadaki diğer insanların anladıkları "Barış" çok farklı.

Rumların istedikleri "Barış", tek taraflı olarak Kıbrıslı Türklerin verecekleri tavizler üzerine kurulu. Onların "Barış" uğruna verecekleri hiçbir taviz yok.

Onların "Barış"tan anladıkları özet olarak, Kıbrıslı Türkler "Azınlık" statüsünde Kıbrıs Rum Cumhuriyetine katılsın, ada da tümü ile Rum hâkimiyeti altına girsin. O kadar. Gerisi teferruat.

Seçimlerin ertesinde, daha ilk günden Lokmacı Barikatının açılması ile ilgili yalan söylemeye ve Rum basını kanalı ile yalan haberler yayarak olayları manipüle etmeye başladılar.

Ortada fol yok, yumurta yok, yapılmış bir görüşme veya varılmış bir antlaşma yok ama Rum Dışişleri Bakanı Markos Kiprianu ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu konu ile ilgili açıklama yapıyorlar ve topu hemen ve derhal Türk tarafının kucağına atıyorlar.

Akıllarınca onlar, tanınmış bir devlet oldukları için asla taviz vermeyecekler ama Türkler, onların istedikleri her koşulu kabul edecekler ve ondan sonra da Lokmacı kapısı açılacak.

Kiprianu, Lokmacı kapısının açılmasının anahtarının Türk tarafının elinde olduğunu iddia ederek, bir uyuşmazlık durumunda suçlunun peşinen Türk tarafı olacağını şimdiden ilan etti bile.

Madem kapıyı açmak istiyorlar, niçin bu günkü koşullarda, hiç bir şey değişmeden hemen ve derhal kapının açılmasını kabul etmiyorlar.

Gerçekte maksatları kapıyı açmak değil.

Gerçekleşmesine olanak bulunmayan yapay istekler üretip, uzlaşmaz taraf olarak Türkleri göstermek istiyorlar. Çünkü uzlaşmak ve adaya barış getirmek gibi bir niyetleri yok. Zaten hiçbir zaman da olmadı.

Kıbrıs'ın neresinde Mücahitler veya Türk Barış Kuvvetleri 1963 sınırlarına çekildi de, Lokmacı da çekilecek. Gizliden gizliye, kapalı kapılar ardında, sınırları belirleyen bir "Ateş Kes Antlaşması" mı imzalandı da haberimiz olmadı.

Rumlar, Lokmacının açılabilmesi için Mücahitlerimizin neredeyse 70 metre geri gitmesini, yani 1963 çizgisine geri dönmelerini istiyor.

İçimden, tüm propagandalarını "ada 1974'de bölündü" yalanı üzerine kurmuş olan Rumlara, "Hani ada 1974 bölünmüştü" diye sormak geliyor.

Rum iddialarına göre madem ada 1974'de bölünmüştü, nereden çıktı 1963 sınırları da, şimdi masaya konuyor ve ısrarla o sınırlara geri dönülmesi isteniyor.

Üstelik kabul edilmezse de Türk tarafı uzlaşmaz taraf oluyor.

İş Rum propagandasına geldi mi, yalanın bini bir para.

Lokmacı barikatından 30 metre güneyde, doğuya ve batıya doğru uzanan Çikko sokağı (Odos Kykkou) RMMO'nun manevra alanı. Oradaki kulübelerin üzerinde EF yazıyor, yani Rumca "Milli Muhafız" manasındaki "Ethniki Fruro"nun baş harfleri.

Rumların istediği şekilde bir anlaşma olursa, RMMO askerleri geri çekilmeyecek ve yerlerinde kalacak ama mücahitler neredeyse 120 m. geri gitmiş olacaklar. 70 metresi 1963 sınırlarına geri dönüş, 50 metresi de askerlerin bölgeden karşılıklı uzaklaşması olarak.

Ama bu son 50 metreyi sadece Mücahitler geri çekilecek. Matematiksel bir hesaplama ile RMMO yerinde kalacak. Diğer bir tanımlama ile Mücahitlerin geri çekilmesi ile RMMO kendiliğinden ara bölgeden 50 m. uzakta kalmış olacak.

Üstelik ara bölgedeki egemenlik hakkımız da UNFICYP'e devredilmiş olacak.

Ne tezgâh ama!

Ben UNFICYP'i 1964'den beri tanıyorum.

Rumlar Türkleri koyun gibi keserken, namlusuna çiçek takıp olayları seyretmiş olan turistik bir ekip, bu UNFICYP dediğimiz, BM'nin adı var kendi yok, Kıbrıs'a özel askeri gücü.

Ara bölge, Türk egemenliğinden çıkarılıp UNFICYP'in kontrolüne bırakılırsa ne gibi bir yaptırım gücü olacak bu turistik ekibin, çok merak ediyorum.

UNFICYP'e güveniyor muyum?

Akritas Planı uyarınca 21 Aralık 1963 tarihinde uygulamaya konan katliamlar ardı ardına sürerken takındıkları tavırları gözlerimle gördükten sonra oluşan yanıtım, aradan bunca yıl geçmesine rağmen, hala daha kocaman bir "Asla". İki dakikada bizi satarlar ve ara bölgenin egemenliğini, bir dizi cicili bicili sözlerle Rumlara devrederler.

Ve de en önemlisi bizim, yani KKTC hükümetinin, yani Güvenlik Kuvvetlerimizin, yani Türk Barış Kuvvetlerimizin, bölgedeki "Egemenlik" hakkını kim elinden alacak.

Cümleyi tersten kurayım; Rumlara şirin görünmek ve haksız taleplerini yerine getirmek için "Egemenlik" hakkımızdan kim feragat edebilecek?

"Lokmacı barikatının" Rumların istedikleri koşullarda açılması sadece bir hayal. Eskilerimiz, o günün güzel Türkçesi ile buna, "Olmayacak duaya Âmin" diyorlardı. Bu tanım, Rumların istekleri doğrultusunda Lokmacı barikatının açılması konusunda, hala geçerli.

   1161 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
14 Ağustos 2008, Perşembe   OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ
11 Ağustos 2008, Pazartesi   KIBRISLI TÜRKLER KARARINI VERMİŞ BİLE
10 Ağustos 2008, Pazar   Alternatif enerjiye ne zaman geçeceğiz?
07 Ağustos 2008, Perşembe   RUM KİLİSESİ TÜRKLERİ DÜŞMAN ADDEDİYOR
04 Ağustos 2008, Pazartesi   RUM TARAFINDA KRİZ RÜZGARLARI
03 Ağustos 2008, Pazar   RUMLAR TAKTİK DEĞİŞTİRİYOR
31 Temmuz 2008, Perşembe   MÜZAKERE TAKVİMİ BELİRGİNLEŞİYOR
28 Temmuz 2008, Pazartesi   KIBRIS HELEN CUMHURİYETİNİN DEVAMINA ONAYIMIZI İSTİYORLAR
27 Temmuz 2008, Pazar   DIKO NİYET MEKTUBUNU HATIRLATTI
26 Temmuz 2008, Cumartesi   EŞ ZAMANLI REFERANDUM



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1994 2.2157
1 EURO 1.7360 1.7482



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

BECERİKSİZLİĞİN CEREMESİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Panayırcılıktan festivale...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (34)

Akay Cemal

Peşin taleplerle masaya dinamit mi konuluy...

Ahmet Tolgay

ASAYİŞ BERKEMAL DEĞİL...

Bilbay Eminoğlu

Zam ve zulüm Hikayeyi bilirsiniz ...

Necdet Ergün

YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYAC...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. Umut Altunç

Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?

Aysu Basri

ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM Y...

Sevilay SADIKOĞLU

İstanbul ve Karaköy Güllüoğlu baklavaları....

Mustafa BESİM

EKONOMİDE HAYAL DÜNYASI

Türem Delikurt

Doğa'nın gizemi...

Dr. İsmail KEMAL

Kafkasya istikrar paktı gerçekçi mi?

Emin AKKOR

Elektrik çarptı

Oğuz Metiner

Berat geceniz mübarek olsun

Ali Özçil

Denizlerin siyah incisi havyar

Bedia BALSES

Elinde Camdan Ebem Kuşakları Dilinde Krist...

Beste SAKALLI

AŞK, ALIŞMAK VE YAŞAMAK...

Psikolog Ayla Kahraman

"DİYABETİK ÇOCUKLAR"

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Dillendirilen bir konu daha var:POZİTİF OL...

Osman Ertuğ

"Ayrılıkçı Devlet" kimdir

Bener HAKERİ

Yozlaşmağa karşı manifesto (bildiri)

Ata ATUN

OSETYA- RUSYA, KKTC-TÜRKİYE BENZEŞMESİ

Mehmet RATİP

Sol'un "hasımsızlığı"

Dr. Orhan Aydeniz

Tarımsal Üretim Planlaması

Harid Fedai

(Çörçhil'in Kabulleri)

Cumhur DELİCEIRMAK

ÇOCUKLARIN SAATİ YA DA TABULA RASA





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital