Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
UFO'lar yine geldi!
Ya eşel mobil ya da 13. maaş
6 haftalık bebek, kürtajla alındı
Eşel-mobil gerdi
10 bin YTL ile serbest kaldı

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

DEKONFRONTASYON'UN GİZLİ HEDEFİ

Ata ATUN

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Nisan 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hristofyas'ın, Lokmacı Barikatı veya diğer ismi ile Ledra Kapısının açılması görüşmelerinde Papadopulos'tan miras olarak aldığı ve ortaya attığı, Rum tarafı ile Türk tarafı arasında kalan ara bölgede "dekonfrantasyon" uygulamasına geçilmesini ve bölgenin de BM'nin Kıbrıs'a Özel Askeri Gücü'ne (UNFICYP) devredilmesi, aslında çok dahice düşünülmüş ve ileriye dönük olarak sonuç alacak şekilde tezgahlanmış politik bir tuzak.

Genel kanının aksine, dekonfrantasyon, politik dilde askersizleştirmek demek değildir. Dekonfrantasyon yatay olduğu gibi dikey de olabilir ama asker her koşulda oradadır, aynen şimdi olduğu gibi. Bölgenin tümünün UNFICYP'e devredilmesini istemek ise tam anlamı ile bölgenin askersizleştirilmesi demektir.

Ara bölgenin yarısının, yani Ermu Sokağı ile Çikkos (Kykkos) sokağı arasındaki yaklaşık 40 m. uzunluğundaki bölgenin, kontrolü 1974'den beridir KKTC devletinde. Rumların bütün istekleri ara bölgenin tamamının UNFICYP'e, yani Birleşmiş Milletlerin Kıbrıs'a Özel Barış Gücüne devredilmesi ve Mücahitlerimizin de Ermu sokağındaki 1963 sınırlarına kadar, yani 1958 yılında Ermeni Lokmacının bulunduğu köşenin Ermu yolu boyunca olan hizasına kadar geri çekilmesi.

Rumların bu talebinin aslında bir açık ve net olarak bilinen hedefi, bir de gizli ve gözlerden saklanan hedefi var.

Açık ve net olan hedef belli.

Bölgede dekonfrantasyonu bir şekilde başlatmak ve arkasından bölgenin tümü ile UNFICYP'e devredilmesini talep etmek.

KKTC hükümetinin buna karşı çıkması durumunda da, yaygarayı basmak ve hemen AB'yi ve BM'yi devreye sokarak ve bu devrin gerçekleştirilmesi konusunda baskı yaratmak.

Bölge UNFICYP'e devredildiği vakit de, bu devri yatay olarak genişletmek ve arkasından da bölgede askersizleştirmeyi talep etmek.

21 Mart görüşmesinde bu konu netlik kazandı ve ekteki haritadaki sınırlar ile yetki alanları taraflarca kabul edildi. Güvenlik Kuvvetlerimizin UNFICYP ile yaptığı antlaşma ile de GKK'nın ve UNFICYP'in yetki alanları belirlendi ve Ledra kapısı açılırken söz konusu yetkiler hayata geçirildi.

Yapılan antlaşmaya göre, Ledra Sokağının 1963 ile 1974 sınırları arasında kalan, KKTC kontrolündeki askeri bölgesi içindeki bölümünde olabilecek her tür sağlık, polisiye ve doğal afet olaylarına, KKTC makamları müdahale edecek.

UNFICYP'in yetki alanı ise sadece Çikkos (Sykkos) sokağının kuzey kenarı ile güney kenarı arasındaki altı metre enindeki alan boyunca geçerli. Bu altı metrelik dar bölge içinde olabilecek her tür sağlık, polisiye ve doğal afet olaylarına, UNFICYP'in bağlı olduğu BM makamları müdahale edecek.

Çikkos sokağının güney kenarı ile Liperti ve Ious Sokaklarının kuzey kenarları arasındaki bölgenin statüsü ise daha belirlenmedi. Burada olabilecek olaylara resmen kimin müdahale edeceği pek belli değil. Rum hükümeti de müdahale edebilir, BM makamları da. Ama UNFICYP'in bu güne kadar süre gelmiş tutumuna bakılırsa, bu bölgedeki herhangi bir olaya Rum hükümetinin müdahale etmesine izin vereceği kesin.

Rumların birinci aşama olan dekonfrantasyon işleminden sonraki ikinci hedefleri de bölgede askersizleştirmeyi talep etmekti. Ama şimdilik bunun olması mümkün değil.

21 Mart görüşmesinde tartışılan Ledra kapısının açılması konusunda ekteki haritadaki koşulları ve sınırları kabul etmeleri nedeni ile, daha doğrusu bu konuda Güvenlik Kuvvetlerimizin en küçük bir tavize bile yaklaşmamasından dolayı, bölgedeki dekonfrantasyon sonrası askersizleştirmeyi talep etmek hayalleri suya düştü. Bu yüzden de büyük bir hazım sıkıntısı yaşıyorlar.

Rumların Ledra kapısını daha ilk gün hayali nedenlerle kapatmak kararı almaları da bu hazımsızlıktan dolayı oldu. DIKO halen de bu kararı ve haritayı kabullenmiş değil. Hristofyas yurt dışına gittiği vakit Cumhurbaşkanlığına vekalet edecek olan Rumdan daha Rumcu Ermeni kökenli DIKO genel Başkanı Marios Karoyan, gene benzeri kapatma kararlarını alabilir.

Eğer Rumların oyununa gelip Ledra kapısının açılabilmesi uğruna Türk tarafı böylesi bir uygulama üzerinde antlaşmaya varmış olsaydı, bölge tümü ile UNFICYP'e devredilecekti ve bölgede önce dikey sonra da yatay dekonfrantasyon işleme konacaktı. Arkasından da Rumlar bölgede askersizleştirmeyi talep edeceklerdi. KKTC Makamlarının "Hayır" demesi üzerine de Rumlar AB, BM ve Kıbrıs konusu ile ilgili ilgisiz herkesi devreye sokarak hem KKTC makamlarına hem de Türkiye üzerine baskı uygulatmaya başlayacaklardı ta ki askersizleştirme gerçekleştirilinceye kadar.

Büyük bir olasılıkla Türkiye-AB katılım müzakerelerinde birkaç başlık daha dondurulacaktı Türkiye'yi hizaya getirmek için.

Sonra ne olacaktı.

İşte işin en önemli kısmı da burada başlıyor.

Ara bölge askersizleştirildikten sonra, askersiz bölgeyi genişletmek ve Lefkoşa'nın tüm suriçi bölgesini kaplaması talep edilecekti. Kulağa hoş geliyor ama perdenin arkasında bu bölgede yaşayacak olanların sadece sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti" vatandaşı olması şartı getirilecekti, bölge içinde serbest dolaşımı sağlayabilmek için.

İşte Rumların gizli hedefi buydu.

Kıbrıs Rum Yönetiminin hükümranlığının süreceği, 1974 sınırlarının kuzeyindeki bir bölge içinden hem Türk askeri çıkartılmış olacaktı hem de "yerleşik" tabir ettikleri soydaşlarımız. Rumlar bir taşla üç kuş vuracaklardı.

   279 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Temmuz 2008, Pazartesi   TEK HALK GERÇEĞİ
06 Temmuz 2008, Pazar   KALİTELİ İNSAN AYRICALIĞI
03 Temmuz 2008, Perşembe   TEK EGEMENLİK, TEK VATANDAŞLIK
30 Haziran 2008, Pazartesi   TIKANAN KELİMELERİN DİLİ
29 Haziran 2008, Pazar   TRAFİK CEZA YÖNTEMİNDE HATA VAR
26 Haziran 2008, Perşembe   NİKO'YA KULAK VERİN
23 Haziran 2008, Pazartesi   ÇÖZÜM ÇERÇEVESİ BELLİ
22 Haziran 2008, Pazar   CEZAYİR SOYKIRIMI ANITI YAPILMALI
19 Haziran 2008, Perşembe   TALAT'IN SİYASİ ÇALIMI
16 Haziran 2008, Pazartesi   RUMLARI DAVA ETMEK ZOR MU?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Yalnızlık ve yeşeren düşünceler...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital