Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Üniversitelerle oynanmaz!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum lideri Hristofyas, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ı tongaya bastırmak için her türlü yöntemi denerken, bizlerin burada basit hesaplar peşinde koşmamız oldukça ilginçtir ve de üzüntü vericidir.

Bunu biz değil, fakat bizzat Talat'ın Sözcüsü Cumhurbaşkanı Hasan Erçakıca söylüyor. Diyor ki, "Hristofyas, Talat ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni karşı karşıya getirmek istiyor ve bunun için de her yönteme başvuruyor."

Hal böyle iken, bizim bir takım değerlerimiz üzerinde oyunlar oynanmak istenmesi, doğrusu kaygı vericidir.

Uzun süre Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde (DAÜ) yaşananlar medyada yer aldı. Üniversite bir kargaşa ortamına sürüklendi.

Ne oldu sonuçta?.. Rektör Prof. Dr. Halil Güven çekip gitti. Zaten gitmeseydi, el çektirilecekti. Çünkü ilahlar 'kelle' istiyordu.

Nice pazarlıklar, çabalar sonrasında nihayet sular duruldu ve üniversite normal seyrine devam etti. Ama bu süreç içerisinde kim kazandı, kim kaybetti?..

Sendikalara yapılan suçlamalar yanında, hükümetin hiç mi suçu yoktu?.. Aynen Lefke Avrupa Üniversitesi'nde olduğu gibi!..

Dün Ahmet Tolgay ile Hasan Hastürer arkadaşlarımız da konuyu irdelemişlerdi. Hiç de hoş olmayan durumlar sergilenmişti LAÜ'de... Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS) Genel Sekreteri Tahir Gökçebel, geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yansıyan "gerekirse kapatırız" sözünü söylemediğini ve bunun yanlış anlaşıldığını üzerine basa basa vurguladı.

Aslında büyük tepki uyandıran bu söze netlik kazandırması da iyi oldu, suların durulmasına da katkı koymuş oldu.

Ancak ortadaki gerçeği kimse yadsıyamaz. Bizim KKTC olarak en büyük sermayelerimizden biri, hatta en büyüğü üniversitelerimizdir. Bu konuda başta hükümet olmak üzere; tüm ilgili taraflar, bir defa bu hususu akıllarına koymalıdırlar. Hani rozet kalkacak, popülizm olmayacak, her şey şeffaf olacaktı?.. Mütevelli heyeti atamalarında bu ilkelere rastlayamadık.

Bir zamanlar Sanayi Holding, Turizm İşletmeleri ve saire ne gözle görüldüyse, vakıf üniversitelerine de o gözle bakıldı. Oy potansiyeli düşüncesiyle yaratılan 'çöplük' havasından yararlanma yolları tercih edildi, "varsın benim adamım olsun da, ne olursa olsun" zihniyeti galebe çalındı. Rektörün bile tayini veya istifası iki dudağın arasındaki kararın esiri oldu.

Bu ülkede üniversiteler, her türlü rekabete karşı kaliteyi yükseltebilmek için yoğun çaba harcar, dünyanın dört bir yanından öğrenci getirtmeye çalışırken, üniversitelere bakış açısında da elbette çağın gereklerine uygun olarak daha değişik ve itici olmayan yaklaşımların sergilenmesi beklentisi vardır.

Üniversiteleri herhangi bir kurum veya kuruluş gibi görme alışkanlığı bir yana bırakılmalı ve KKTC ekonomisine hayat veren bilim merkezleri olarak görmeyi ilke ve görev addetmeliyiz.

Trabzon'dan veya Ankara'dan evladını üniversite öğrenimine gönderen aileyi, şu veya bu nedenden dolayı burada cereyan eden olaylardan ötürü huzursuz kılmaya kimin ne hakkı olabilir ki!..

Çünkü onlar haklı olarak "ben evladımı şu veya bu üniversiteye değil, fakat Kıbrıs'a okumaya gönderdim" der ve onunla övünür, gurur duyar.

Bu hususları göz ardı etmeksizin bakış açısına ona göre 'ince ayar' getirmek durumu ile karşı karşıyayız. Rumların yanı sıra yabancıların da gıpta ile baktığı üniversitelerimizi daha da ileri noktalara taşıyabilmek, Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından da son derece önem taşımaktadır.

Bu noktada hükümetin de üzerine düşen görevler olduğu ve bunları yerine getirmekten kaçınmayacağını tahmin ederiz. Sendikaların da atacakları adımlarda daha titiz davranmaları gerektiği inancındayız. Nihayet üniversite dediğiniz, ne ilkokuldur, ne de ortaokul!.. Aynı hassasiyeti hükümet edenlerin de göstermesi kaçınılmazdır.

Vasıflı bazı öğretim üyelerinin harcanması ve sırf iktidara yakındır diye vasıfsız birilerinin kilit noktalara getirilmesi de kabul edilebilecek bir durum değildir.

Özellikle üniversite sektöründe 'işe göre adam' değil de, 'adama göre iş' politikasının uygulanması son derece sakıncalıdır.

Bunlara yeterince dikkat edilebildiği takdirde, üniversite sektöründe gelişmişliği daha da tetikleyebilir ve bundan kazanan da KKTC olur.

Ha; bunu istemeyen, benimsemeyenler varsa, varsın yollarına devam etsinler.

Ancak görünen o ki, Kuzey Kıbrıs'ta bir anıt gibi yükselen üniversite sektörü daha nice mesafeler katetmeye muktedirdir!..

   470 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...
29 Ağustos 2008, Cuma   Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan Ankara'daki 'Kıbrıs Zirvesi'
28 Ağustos 2008, Perşembe   Kocatepe'den KKTC'ye...
24 Ağustos 2008, Pazar   Hayatı çekilmez hale getirmek marifet değil!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital