Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
BİR YASTIKTA 50 YIL
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Kara Kitap
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
DİSİ: Rumlara hizmet edecek bazı takvimler var
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş

YORUMLANANLAR
Avukatlara getirilen yasak hukuka aykırı [1]
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [2]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [3]



Çevrede hep sınıfta kaldık!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   5 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün 'Dünya Çevre Günü.' Her zaman olduğu gibi, yine bol tarafından nutuklar atılacak, mesel ve gazeller okunacak. Sanki de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde çevre konusunda bir başarı sağlanmışçasına... Halbuki bu konuda sınıfta kaldığımızı değil ilkokul, fakat okul öncesi eğitim gören bir çocuğa sorsanız, gerçeği hiç çekinmeden söyleyebilir.

Gemikonağı, Lefke yöresindeki CMC maden atıklarını mı hallettik, yoksa Dikmen çöplüğündeki zehiri mi?.. Çevre ve Doğal Kaynaklar eski Bakanı Asım Vehbi döneminde, üç üniversite ile işbirliği yapılarak Kıbrıs Maden Şirketi'nin (CMC) atıklarının bulunduğu bölge en azından tellenerek, geçici de olsa bir önlem alınabildi.

Peki, ya sonrası?..

Küresel ısınmadan ötürü barajların nasıl kurumakta, suların nasıl çekilmekte olduğunu görüyoruz. Bir başka deyişle zaten kıt olan su kaynakları teker teker eriyor. Bunlara karşı var mı bir önlemimiz?..

Başkent Lefkoşa'da surlariçi ve surlar dışını şöyle bir turladığınızda; evlere, ya da müesseselere su pompalayan onlarca tankere rastlayacaksınız. Bu görünüm, hiç de hayra alamet değildir. Su, gününde akmadığından, artık tankerle su nakline ihtiyaç duyulmaktadır.

Peki, nereye kadar?..

Tabii ki, kuraklık ve de su sorunu, bizler için olduğu kadar, Rumlar için de bir derttir, kanayan bir yaradır. Çin Halk Cumhuriyeti, geçenlerde deniz üzerinde 32 kilometrelik bir mesafeye köprü kurmuş ve amacına ulaşmıştı. Bizim yıllardır avutulduğumuz Türkiye'den su getirilmesi projesi ise hala 'yılan hikayesi...' Yani 'umutsuz vaka!..'

Ne acıdır ki, başta Girne Boğazı'ndaki Piknik Alanı olmak üzere; genelde bu tür yerlerimiz çöplükten geçilmiyor. Çoğu insanımızda zerre kadar sorumluluk yok!.. Bir sorumsuzluk, bir nemelazımcılıktır gidiyor. Yediklerinden, içtiklerinden geri kalanını koy bir poşete çöp kutusuna atıver. Bu da mı yorucu oluyor?..

Günü geldiğinde bunları temizlemek de öğrencilere ve diğer ekiplere kalıyor.

Sağolsun askerimiz, ağaç dikmede halen ilk sırayı teşkil ediyor. Memleket bu mevsim kurak geçmesine rağmen yine binlerce ağaç dikiliyor. Halk da katılıyor bu tür etkinliklere, öğrenciler de!.. Bunca emek veriliyor. Bir bakarsınız, ondan sonra ciğeri beş para etmez kişiler, ya da bu topraklara zerre kadar faydası olmayan sorumsuzlar, bir sigara izmariti ile dikilen fidanların canına okuyorlar. Uygarlıktan nasibini alamamış, kendisinden başkasını düşünmeyen canavar ruhlu bazı insanlar da o güzelim ağaçlara acımasızca kıyıyorlar.

Daha sayalım mı?..

Beşparmak Dağları bugün oyuk oyuk!.. Hem Güneyinden, hem de Kuzeyinden... Nice hatırlı kişiler dağların, tepelerin üstüne, derelerin içine villalar döşüyorlar. Hem de su kaynaklarını mahvedercesine!.. Suyu kıt bir ülkede havuzu da eksik etmiyorlar.

Böylesine vurdumduymazlık, başka hangi ülkede görülebilir?.. Vatan topraklarını bu kadar ucuza ona buna peşkeş çekmek nerde görülmüştür?..

Dışişleri eski bakanlarından Kenan Atakol'un dediği gibi, bugün Ercan kavşağından Beşparmak Dağları'na şöyle bir baktığınızda içiniz erir, kendi kendinize kahredersiniz. "Biz bu cennet adayı nasıl bu hale getirdik?" diye sorma ihtiyacını hissedersiniz. Utanç duyarsınız.

Ama illa ki, birilerinin de utanç duyması gerekmez mi?..

Daha sayalım mı?..

Binbir emekle yapılan parklarımız, aylardır karanlığa gömülmüş durumda. Elektrik sorunundan dolayı hükümetle belediye arasında anlaşmazlık varmış!.. Bu yüzden de o çocukların üzerinde oynadığı çimler artık sararmış durumda. Adeta 'ne olur sulayın bizi' diye gözyaşı döküyorlar. Parkların geceleyin karanlığa gömülmesi, bu yaz sıcağında herkesin oralardan elini ayağını çekmesi, başka hangi ülkede görülmüş müdür?.. Rum tarafında böyle bir manzara var mıdır?..

Bugün çevre olayı, dünyanın en önemli gündem maddelerinden biridir. Gelişmiş ülkeler çevre bakanlıklarını boşuna kurmamışlardır. Teneffüs edilebilecek doğayı, havayı daha güzele, daha iyiye dönüştürebilmek için tüm olanaklar seferber edilirken, bizim hala daha ot ve böcekle uğraşmamız kabul edilebilir değildir. Yaz geldi mi, dere kokularını, Haspolat Arıtma Tesisleri'nden çıkan kötü kokuları sineye çekmek zorunda değildir. Bunlara bir çare üretilemiyorsa ve AB'nin de yükümlülükleri varsa, bu yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda ne gibi girişimlerde bulunulmaktadır?..

Çevre Günü'nde, Karpaz Milli Parkı'ndan da söz etmeden geçemeyeceğiz. Sınıfta kaldığımız derslerden biri de budur. Kıbrıs'a özgü hür eşeklerin barındığı bu yörede hala daha gerekli önlemleri alamamak ve eşek ölümlerine seyirci kalmak da, çevreye olan duyarsızlığın eseridir. Böylesine nimetler, bir başka ülkede olmuş olsaydı, oradaki hayvanlar el üstünde tutulur, turistlerin yoğun ilgisine neden olurdu. Çevreye olan ilgisizlik, bu sorunu da uzun zamandır sürüncemede bırakmış ve çözüm yoluna gidilememiştir.

Çevre konusunda daha yazılacak o kadar şey var ki, bu kadarla yetinmek istiyoruz. Ama yine de diyoruz ki, çevrede sınıfta kalmış bulunuyoruz. Geçerli not alabilmek için de çok, ama çok çalışmamız gerek!..

   498 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   Desmond Tutu'yu kim tutar?..
10 Ekim 2008, Cuma   Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri gelsin!..
09 Ekim 2008, Perşembe   Tıp Fakültesi, sadece YDÜ'nün değil, tüm KKTC'nin gururu...
08 Ekim 2008, Çarşamba   Sağlıktan eğitime uzanırken...
07 Ekim 2008, Salı   Ya; Talat, KKTC'den söz etseydi?...
06 Ekim 2008, Pazartesi   Türkiye'deki son olaylar üzerine...
04 Ekim 2008, Cumartesi   Tek yanlı kararlar, sürece hiçbir yarar sağlamaz!..
03 Ekim 2008, Cuma   Söz hakkı olmadan alınan kararlar geçerli değildir!..
02 Ekim 2008, Perşembe   'Marazi toplumdan' Marko Paşa'ya...
01 Ekim 2008, Çarşamba   Şu KTHY meselesi...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

ÇIKARLAR MI KORKULAR MI?

Ali Baturay

EROĞLU DÖNMELİ MİYDİ?

Hasan Hastürer

Şimdi obir taraftan ucuz olduk... Tamam mı...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Desmond Tutu'yu kim tutar?..

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Okurlardan güncel konulara ilişkin görüşle...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital