Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Tam bir skandal
Talat'a yoğun ilgi
"İddialar yalan"
Dostluk çağrısı
Gönyeli ile Lefke zirveye ortak
Esentepe İskele'den lider döndü: 2-3
A Takımı liderliğe devam dedi
Amaçları moral kazanmak

YORUMLANANLAR
Kabak çiçekleri başına iş açtı [2]
Tam bir skandal [4]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [1]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [1]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [1]
İngiltere donuyor [1]
Eroğlu: Erken seçim kararı mecburiyetten alındı [1]
"Hatalar sadece Gönyeli'nin lehine" [1]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [7]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [2]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak [2]
Maaşlar yargıda! [5]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]



Ağır aksak da olsa giden sürece'Memorandum gölgesi' !..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs Rum Yönetimi ile imzaladığı memorandumdan dolayı KKTC'den İngiltere'ye tepkiler alabildiğine devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü ve Başbakan Soyer'in yanı sıra, bazı siyasi partiler ve de sivil toplum örgütlerinin protestosu, hatta siyah çelenk bırakmaları, bir öfkenin işareti olduğu kadar, memorandumun yanlış ve kabul edilemez olduğu anlamındadır.

Bu arada ülkedeki beş üniversite rektörünün de ortak bir bildiri yayınlayarak, İngiltere'ye tepki göstermesi, daha bir önem arzetmektedir. Rektörlere göre İngiltere, Rum tarafıyla imzaladığı memorandumla, KKTC üniversitelerine izolasyon uygulanmasını kabul etmektedir.

Açıklamada, memorandumun eğitimle ilgili maddesinin "sözde Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından akredite edilmeyen KKTC üniversitelerinin, uluslararası işbirliği programlarına girişini önleyecek tedbirlerin alınabileceği, İngiltere'nin de söz konusu tedbirleri tanıyacağı anlamına geldiği" ifade edildi.

Ortak açıklamada şöyle denildi:

"İngiltere, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile imzaladığı mutabakat muhtırası (memorandum) ile KKTC üniversitelerine izolasyon uygulanmasını kabul etmiştir. Adadaki gerçekleri göz ardı eden ve garantör ülkelerden biri olan İngiltere'nin bu yaklaşımı, 1960 Antlaşmaları'nın hükümlerinin ihlal edilmesinin yanında, halihazırda devam eden müzakere sürecine de gölge düşürmektedir."

Kıbrıs sorununa adil ve kalıcı bir çözüm bulabilme çabaları yeni bir aşamaya girerken, soruna müdahil iki taraftan biri ile memorandum imzalamak ve öteki tarafı dikkate almamak, taşınan niyetin ne olduğunu göstermesi bakımından son derece önemlidir. Taraflar arasında 'eşit mesafe' uygulama politikası kesinlikle söz konusu değildir. Hele garantör bir ülkenin, öteki garantör ülke Yunanistan gibi davranması, ne yapmak istediği, nasıl bir çözüm arzuladığının da göstergesidir.

Bir zamanlar Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Rum tarafı, elinden gelse teneffüs ettiğimiz havayı da kesecek" demişti. Memorandumun bundan farkı yoktur. İşte üniversite rektörlerinin ortak açıklaması!. Bunun başka türlü bir izahı olabilir mi?

İngiltere, üslerini sağlama alma çabaları çerçevesinde Hristofyas'a prim kazandırmak için bir takım adımlar atarken, bunun, Kıbrıslı Türklerin boğazını daha da sıkma, izolasyonu artırma boyutlarına ulaşması, insan haklarına aykırılığı apaçık ortaya çıkar.

Üniversiteler, dünyanın her yerinde dışa açılan pencerelerdir. Akademik özgürlüğe sahiptirler. Böyle olmasına rağmen, bu gerçekleri dikkate almadan, sadece Hristofyas'ın istekleri doğrultusunda karar verme ve üniversiteleri de zora sokmanın, iyi niyetle bağdaşır bir yanı yoktur. Bu olay, aynı zamanda her şeyi Güney'e kaydırma istem ve amacının yeni bir işaretidir.

Memorandum, genel olarak müzakere masasına oturacak olan iki taraftan birinin arkasına saplanan hançerden farksızdır. Bir başka deyişle Hristofyas'a ekmek kadayıfı ikram edilirken, Talat'a ve onun şahsında Kıbrıs Türk halkına okkalı bir şamar indirilmiş bulunuyor. Bunu hazmetmek mümkün müdür?..

Kıbrıs'ın geleceğini belirlemek amacıyla taraflar, yeni bir süreç başlatırken, bu süreci baltalamak ve daha henüz oturulmayan müzakere masasına dinamit koymak da neyin nesi oluyor?..

Acaba maksat Kıbrıs Türk tarafını tahrik edip de görüşme masasından uzaklaştırmak, sonra da suçlu sandalyesine oturtmak mıdır?..

Bu da akla gelebilir, o nedenle son derece dikkatli olmak gerek!

Her şeye karşın şu bir gerçektir ki, iki taraf arasındaki bir görüşme sürecine özellikle olumsuz etki yapabilecek tavır ve hareketlerden, politikalardan kaçınmak gerekir. Uluslararası alanda atılacak adımlar, alınacak kararlardan da kaçınmak lazım. Böylesi politikalar söz konusu müzakere sürecine doğrudan veya dolaylı olumsuz etkiler yapar ki, gün gele altından kalkabilmek imkânsız hale gelir.

Kim ne derse desin, İngiltere'nin Kıbrıs Rum Yönetimiyle imzaladığı memorandum, dengeleri altüst etmiş ve müzakere sürecine gölge düşürmüştür. Gerçi Londra hükümetinin Kıbrıs konusunda bu güne kadar sergilediği politika bilinmekteydi; ama önemli olan böyle bir aşamada aynı çirkin politikanın yeniden sahneye konulmasıdır.

Kıbrıs Türk tarafının bu çirkinliği hazmetmediği ve hazmetmeyeceği de aşikârdır. Nereye sürüklenmek ve götürülmek istendiğimizin de farkındayız.

İngiliz, bizi çeşitli alavere dalaverelerle, hatta zorla Rum'un kucağına oturtmak isteyebilir. Meraklıları varsa, varsın otursunlar. Hatta o gibiler dünden razı olabilir... Ancak Kıbrıs Türkü'nün ezici çoğunluğu böyle bir zillete boyun eğmez! 

Sonuç olarak diyoruz ki, İngiliz yetkililerce ne gibi mazeretler uydurulursa uydurulsun, ağır aksak dahi olsa yürüyen bir sürece İngiltere'nin, 'Memorandum gölgesi' düşürdüğü kabul edilen bir gerçektir. Bunun günahı da Hristofyas'tan çok, İngiltere'nin boynuna!..

   799 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   Mecburiyetten...
07 Ocak 2009, Çarşamba   KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakültesi
06 Ocak 2009, Salı   AB'nin yardımları, yitirilen canları geri getirebilir mi?..
05 Ocak 2009, Pazartesi   "KOP'a yamalanma"
03 Ocak 2009, Cumartesi   Seçimde ne dağıtacağız; bulgur mu, pirinç mi?
02 Ocak 2009, Cuma   Türkiye, kırmızı çizgileri bir kez daha yinelerken...
01 Ocak 2009, Perşembe   Yeni yılda temenni ve hediyeler...
31 Aralık 2008, Çarşamba   Talat'ın rahatlığı ve Filistin gerçeği...
30 Aralık 2008, Salı   Filistinli kan ağlarken, kim el uzatabilir?..
29 Aralık 2008, Pazartesi   Füze katliamı ve Hristofyas



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5107 1.5214
1 STERLİN 2.2554 2.2722
1 EURO 2.0571 2.0715



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital