Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Her taraf toz duman
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Lavrov: Rusya'nın Kıbrıs sorunundaki tavrında değişiklik yok
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Türkiye uyutulurken, Kıbrıs'ta çeşitli oyunlar tezgahlanıyor!..

Akay Cemal

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dikkat ederseniz, önce Türkiye'deki medyayı 'alabanda'ya aldılar. Bazı televizyonların frekanslarına müdahale ettiler. Parazit koydular.

Amaç neydi acaba?..

Kıbrıs'ta ve Türkiye'deki gelişmeleri kamuoyunun gözünden kaçırmak mı?.. Özellikle de Kıbrıs'taki!..

Türkiye'de bir yandan AKP soruşturması, diğer yandan da 'Ergenekon' soruşturması ile Türkiye ve oradaki kamuoyu, kendi iç bünyesindeki gelişmelere yönlendirildi.

Tam bu süreçte de fırsat bu fırsat, Kıbrıs konusunda pişirilenler, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın önüne sürüldü. Yer misin, yemez misin?..

Geçen akşam BRT'de Başbakan Ferdi Sabit Soyer'le katıldığımız programda da söyledim. Rum Yönetimi Sözcüsü Stafanos Stefanu'nun açıklamaları, hiç de yabana atılır, hafife alınır cinsten değildir.

Tek egemenlik konusunun bugüne kadar hiçbir Kıbrıslı Türk lider tarafından kabul edilmediğine dikkat çeken Stefanu, Hristofyas'ın, bunu Talat'a kabul ettirmenin büyük bir başarı olduğunu söyledi. Hatta bunun ortak açıklamaya konulmasının da başarıyı süslediğini kaydetti.

Stefanu, bunu ister kendi halkını tatmin etmek için söylesin, isterse tribünlere oynasın, sonuçta ortada bir gerçek vardır.

Tek egemenlik kabul edildi mi, edilmedi mi?..

Nitekim dün Ankara'da parti grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kıbrıs'ta çok endişe ve kaygı verici gelişmeler yaşandığına dikkat çekerek, adada iki liderin tek egemenlik ve tek vatandaşlık konularında mutabakata varmaları ve birleşik bir Kıbrıs'ı öngörmelerinin, KKTC'nin ortadan kaldırılması anlamına geldiğini belirtti.

Baykal, bunun sonucunun, KKTC'nin Rum yönetimine eklenmesi ve Kıbrıs Türk halkının da azınlık olarak şimdiki 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yamalanması anlamına geldiğini kaydetti.

"Tek egemenlik denince KKTC ne olacak, vatandaşlık ne olacak" diye soran Baykal, tek egemenliğin aynı zamanda Türk askerinin adadan çıkarılması ve Garanti Anlaşması'nın geçersiz kılınması demek olduğunu izah etti. Ana muhalefet lideri, bu durumda Türkiye'nin ve Kıbrıs Türk halkının bu güne kadarki kazanımlarının bir kalemde elden gideceği ve Türkiye'nin aynı zamanda Güneyinin tehlikeye sokulacağının açık belirtileri olduğunu kaydetti.

Olaylara TC Dışişlerinin seyirci kalması ve ses çıkarmamasının da ilginç olduğuna işaret eden Baykal, Türkiye'de yaşanan gerilim ve siyasi tartışmaların, Kıbrıs'ta oldu bittilere zemin hazırlamaya yönelik bir ortam hazırladığını da vurguladı, bu nedenle başta dışişleri olmak üzere; hükümeti ve kamuoyunu daha duyarlı olmaya davet etti.

Bu görüşler sadece Baykal tarafından değil, iktidara ve muhalefete yakınlığı ile bilinen çevreler, medyanın bir kısmı ve de akademisyenler, emekli diplomatlar tarafından da dile getiriliyor. Senaryo, Türkiye uyutularak, Kıbrıs'ın elden gitmesini öngörmektedir. Gelişmeleri yakınen izleyenler, bunu rahatlıkla görebilirler. Zaten Türkiye'de bir kısım medya çoktan satın alınmıştır. Onlar açısından Kıbrıs varmış, ya da yokmuş, fark etmez!..

Onlar borsadaki kârlarına bakarlar. Bugün ne kadar kazandıklarının hesabını yaparlar. Etraflarında yardakçıları fırıldak gibi döner. Elleri sıcak sudan soğuk suya girmez. Kıbrıs elden gitmiş, ya da gitmemiş, zerre kadar umurlarında değildir. Kısa günün kârı tek düşünceleridir.

Kıbrıs Türk halkı, bu güne kadar hiç bu kadar endişeli günler yaşamamıştır. Hatta 21 Aralık 1963'ten 20 Temmuz 1974'e kadar olan dönemde dahi!..

Tüm bunları dikkate alarak KKTC'de bir an önce adı ne olursa olsun, bir Ulusal Konsey oluşturulması kaçınılmazdır. Bunu Cumhurbaşkanı mı yapar, Başbakan mı yapar, bilemeyiz. İzlenmesi gereken strateji ortak belirlenmeli, bu güne kadarki dağınıklığa artık son verilmelidir.

Birlik ve beraberlik ruhu içerisinde tam bir bütünlük sağlayarak, geleceğimizi tehdit eden gelişmelere karşı direnebilmek tek çıkar yoldur. Bunca yıldır direnen, kendi geleceğini tayin etme hakkını kazanan bu halkın, geleceğini ne Hristofyas belirleyebilir, ne de bir başkası!..

Yarın geç olmadan gereğini yerine getirmek herkese düşen yaşamsal bir görev ve sorumluluktur!..

   321 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ihtiyacı yoktur!..
06 Eylül 2008, Cumartesi   "Bir plastik sandalyeyi bile çok gördüler!..
05 Eylül 2008, Cuma   Paylaşıma var mısın, yok musun?..
04 Eylül 2008, Perşembe   İlk günün mesajları ve 'örtülü istekler'
03 Eylül 2008, Çarşamba   Haydi Allah rast getire!..
02 Eylül 2008, Salı   Kuraklığa karşı KKTC'de hiçbir önlem alınmadı!..
01 Eylül 2008, Pazartesi   İnönü Meydanı'ndan yükselen feryatları kısmen de olsa unutalım!
31 Ağustos 2008, Pazar   Başlamadan 'çark etme' veya 'su koyverme' buna derler!..
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Genelkurmay'dan Kıbrıs dersi...
29 Ağustos 2008, Cuma   Güney Osetya ve Abhazya gölgesinde yapılan Ankara'daki 'Kıbrıs Zirvesi'



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

FARKLILIK YARATABİLME ADINA...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Tiyatromuza yaşam verenleri hep ayakta alk...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Hristofyas'ın tavsiyelerine bu halkın ...

Ahmet Tolgay

Okunması gereken "Kıbrıslı" bir ki...

Bilbay Eminoğlu

Eski insanlarımız

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Normal doğum mu? Sezeryan mı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Futbol diplomasisi

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Veee Renkler...

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital