Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Doğum günü partisi
10 takım tamam
UFO'lar yine geldi!
Bu yolda sürat limiti sıfır
Özseyhan yine "şanssızdı"

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Trafik Dersleri

Osman Ertuğ

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   1 Nisan 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Rum Yönetimi lideri Hristofyas, yaptığı bir konuşmada Kıbrıs "Türk liderliği ilerlememiz için yeşil ışık yaktığına dair bizi ikna etmedi" demiş. Sayın Hristofyas bunu demekle bir "trafik tartışması" başlatmış oluyor!

Öncelikle soralım: Rum lider hangi ışıktan bahsediyor? Bizim tarafta yıllardır yeşil ışık yanıyor. Kıbrıs Türk liderliğinin eli havada! Sayın Hristofyas renk körü mü yoksa hafıza kaybına mı uğradı? 2004 Referandumlarında

kırmızı ışığı yakan Kıbrıs Rum tarafı ve bizzat kendisi, yeşil ışık yakan taraf ise Kıbrıs Türk tarafı olduğuna göre, bu konuda kendisini kanıtlaması gereken taraf Kıbrıs Rum tarafı değil mi? Yoksa Hristofyas'ın bu sözleriyle kafa karıştırmaya ve uzlaşı konusunda sorumluluğu Kıbrıs Türk tarafına yüklemeye yönelik psikolojik bir manevra mı?

"Teşbihte hata olmaz" derler. Bir benzetme yapacaksak tam yapalım. Meselenin başından beri 15 önemli olayda uzlaşıya kırmızı ışık yakanın Kıbrıs Rum tarafı olduğunu Rum Yönetimi Dışişleri eski Bakanı Nikos Rolandis açıklıkla itiraf ediyor. Evet, belki biz de her önümüze konan belgeye hemen yeşil ışık yakmamış olabiliriz. 40 yıldır devam eden bir süreç içinde bazan turuncu bazan da kırmızı ışık yaktığımız olmuştur; ama sonuçta hep bunu yeşile çevirmeyi başardık. 1977 ve 1979 Doruk Anlaşmaları bizim girişimimizle gerçekleşti. 1985 ve 1986 Çerçeve Anlaşma taslaklarına üst üste biz yeşil, Rum tarafıysa kırmızı ışık yaktı. 1992 Fikirler Dizisi'ne "yeşile doğru giden bir turuncu ışık" yaktık (101 paragraftan 91'ini kabul ettik; geriye kalanını da müzakereye hazır olduğumuzu bildirdik), ama belge Rum tarafının kırmızı ışığı yüzünden orada durdu! 1994 Güven Yaratıcı Önlemler paketine başta turuncu ışık yakmış olmamıza karşın sonunda bunu yeşile çevirdik, ama paket yine Rum tarafının kırmızı ışığına takıldı.

Sonucu herkesçe bilinen Annan Planı sürecine giden inisiyatifi de Kıbrıs Türk tarafının başlattığını bilmem kaç kişi hatırlar. Tarihi yargılarken bunları göz önünde bulundurmazsak kendimize haksızlık etmiş oluruz. Olayları ve insanları değerlendirirken ise "sicillerine" bakmazsak dengeli veya doğru bir sonuca varamayız. Kişiler değişebilir, ama değiştiklerini söz ve hareketleriyle kanıtlamak zorundadırlar. Halbuki Sayın Hristofyas, Cumhurbaşkanı Talat'a "değişmesi gereken sensin" demeye getiriyor!

Arızalanmadığı sürece trafik ışıkları hep aynı renkte yanmaz. Aslında, Kıbrıs Türk tarafının son yıllardaki tutumuyla ilgili bir özeleştiri yapacak olsam, "2004'te yakmış olduğumuz yeşil ışığı çok uzun süre yanık tuttuk" derim. O kadar ki, adeta kendimizi karşı tarafa "yakaran" bir duruma soktuk! Şu an için bunu "imajımız bozulmasın" mülahazasıyla yapıyor olsak bile, bunun görüşme masasında zaaf olarak algılanıp aleyhimize kullanılması ihtimali yüksektir. Belli bir noktanın altına çekilmek istendiğimiz takdirde buna kırmızı ışık yakacağımızı, yani yerleşmiş bir deyimle "kırmızı çizgilerimizi" deldirtmeyeceğimizi ortaya koymak zorundayız.

Örneğin, yeni bir ortaklık ve buna nasıl gidileceği; iki devletlilik; sulandırılmamış iki kesimlilik; iki halkın siyasi eşitliği; etkin ve fiili garantilerin güncelleştirilerek devam etmesi; iki eşit ve egemen devletle başlayıp evrim yoluyla ulaşılacak federal bir yapı; KKTC'nin böyle bir yapı içinde "ismiyle ve cismiyle" yer alacağı ve, nihayet, olası bir uzlaşının "AB normlarına ters düşmeme" adına üç-beş yıl içinde çökmemesi için anlaşmanın gerekli hukuki tedbirleri içermesi konularında!

Yukarıdaki çizgiden aşağıya çekilmek istendiğimiz takdirde buna kırmızı ışık yakacağımızı karşı tarafın bilmesinde fayda vardır.

Bu uzlaşmazlık değildir! Ne de kötümserlik!

Haklarımızı ve statümüzü masada kararlılıkla savunacağımıza dair halkımıza ve tüm dünyaya verilmesi gereken bir mesajdır.

Yeşil ışık yaktık, görmediler!

"Kırmızı çizgilerimizi" belki görürler!

   507 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Temmuz 2008, Salı   Şah-MAT mı olduk?
03 Temmuz 2008, Perşembe   Meselenin özü
01 Temmuz 2008, Salı   Kıbrıs konusunda rapor enflasyonu ve sıkı(cı) bir analiz
26 Haziran 2008, Perşembe   "Kıbrıs'ı yeniden birleştirme: En iyi fırsat" mı?
24 Haziran 2008, Salı   Güvenlik ve garantilerle ilgili "kırmızı çizgimiz" tehlikede mi?
22 Haziran 2008, Pazar   "Yeni" lider, eski taktikler
17 Haziran 2008, Salı   "Heyecan verici"(!) gelişmeler
12 Haziran 2008, Perşembe   Kıbrıs sorunu sözlüğü
10 Haziran 2008, Salı   MemoranRUM
05 Haziran 2008, Perşembe   Welcome Mr. Zerihoun!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2301 1.2388
1 STERLİN 2.4374 2.4555
1 EURO 1.9314 1.9407



YAZARLAR : .

Süleyman Ergüçlü

Her yolun bir sonu vardır

Başaran Düzgün

SUÇ KİMDEDİR...

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Talat, boşuna nefes tüketiyor...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Kissinger'den Denktaş'a tavsiye: E...

Ahmet Tolgay

HALDUN DORMEN, KARPAZ'DA TİYATRO OKULU...

Bilbay Eminoğlu

Sendikaların gözü hükümette

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının insan sağlığı üzerindeki...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

CTP YA FARKLI BİR KABUS YARATACAK YA DA FA...

Sevilay SADIKOĞLU

Çocuğuma okul arıyorum...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım

Dr. İsmail KEMAL

G-8 zirvesi

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Mübarek Üç Aylar

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

KIBRIS TÜRK MÜZİK İŞÇİLERİ

Beste SAKALLI

II. Uluslararası Şiir Buluşması

Psikolog Ayla Kahraman

Psikososyal istismar

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Cildi koruyan gıdalar

Osman Ertuğ

Şah-MAT mı olduk?

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

TEK HALK GERÇEĞİ

Mehmet RATİP

Tahtası eksik bir ülke ve "su tahtası&...

Dr. Orhan Aydeniz

Teferruat!

Harid Fedai

Halayık - Kapu Cinâyeti

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital