Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Dünya Barış Günü

Dr. Orhan Aydeniz

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Eylül 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Barış, dostluk, huzur, dayanışma, sevgide birleşmek en yüce değerlerdir. Bunların benimsenmesi insanlara; mutluluk, huzur ve sükunet getirir. Öte yandan kişileri ve halkları hedef alan her türlü çatışma ve şiddetin sonucu; gözyaşı, acı, zulüm, kan dökme, düşmanlık, kötülük, huzursuzluk ve mutsuzluktur.

Bu nedenle, dün yaşayan ve bugün var olmayan; bugün yaşayıp da yarın bu dünyada olmayacak olan insanlar için; barış yerine düşmanlık, nefret ve çatışmanın egemen olmasını istemek, mantık dışıdır.

Dünyamızda ve Kıbrıs adasında bu gerçeği görmeyenler, anlamayanlar; insanlık dışı gerekçeler, beklentiler, hayaller, saplantılar ve boş ideallerin etkisinde kalarak, iki halkı tekrar çatışma ortamına götürmeye ve 1974'den sonra sağlanan barışı bozmaya çalışıyorlar. İşin acı yanı ülkemizde kendi kendilerini 'barış sever' ilan eden bazı kişiler, barışın bozulmasına sebep olacak hatalar yapılmamasını isteyenleri de, 'barış düşmanı' olarak gösteriyor.

Ancak ülkemizde geçmişten günümüze yaşananlara gerçekçi bir şekilde bakıldığı zaman; İngiliz yönetiminden 1974'e kadar, Kıbrıs Türk halkının hiç rahat yüzü görmediği görülür. 1771 yılında adada 75,000 Türk ve 35,000 Rum bulunmasına karşın; adanın İngilizlerin eline geçmesi ile çeşitli baskılar sonucu Türklerin göç etmek zorunda kalarak azalması, bu gerçeği açıkça ortaya koyuyor.

Ayrıca, 1950'li yıllarda Rumların başlattığı kanlı olaylardan sonra 1960 anlaşmasının uygulanmasında halkımıza yapılan haksızlıkları, 1963-74 arasındaki kanlı saldırıları ve 1974'de topyekün katledilmekten son anda kurtarıldığımızı yaşayarak görenlerin ve bilenlerin bir kısmı henüz hayatta ve aramızdadır.

Geçmişteki sıkıntıları yaşamayanlar, unutanlar ve öğrenmeyenler; halen içinde bulunduğumuz barış ve özgürlüğün paha biçilmez değerini göz ardı ederek, sanki adada iki halk arasında çatışma varmış gibi, barışın sağlanmasını istiyor. Hatta bazı kimseler barışçı görünerek, iki halkı yeniden çatışmaya götürecek çözüm şekillerini savunuyor. Eğer barıştan kastedilen iki halkın barışması veya anlaşması ise, bunun gerçekleştirilmesi iki tarafından da istekli ve hazır olması bağlıdır.

Ancak, Rumların ezici çoğunluğunun bir defa bile kuzeye gelmemesi, okullarında öğrencilere Türk düşmanlığı aşılayan panolardaki yazıları silmemeleri, Kıbrıs Cumhuriyeti olduklarını ileri sürmelerine karşın her yere Yunan bayrağı çekmeleri, Güney'e giden Türklere saldırmaları, geçmişte yaşanan acı olaylardan ders almayarak hala daha tüm adanın hakimi oldukları görüşünü terk etmemeleri ve eşit ortaklar olarak bir arada yaşamamız gerektiğini anlamamaları, bizimle birlikte yaşamak niyetinde olmadıklarını gösteriyor.

Kuşkusuz bu koşullarda yapılacak bir anlaşma ile iki halkın zorla birleştirilmesine çalışılması, aynen barut ile ateşin bir araya getirilmesi gibi, yeni bir patlamaya yol açacaktır.

Aslında uzun süre Osmanlı yönetimi altında birlikte yaşadığı için, doğal olarak birçok bakımdan aralarında yakınlıklar bulunan Türkiye ile Yunanistan'ın ve Kıbrıslı Türk'ler ile Rum'ların dostluk, kardeşlik ilişkileri içinde yaşamaları hepimizin çıkarınadır. Bu nedenle iki tarafın da hedefi bu olmalı.

Fakat yaşadığımız olaylar ve içinde bulunduğumuz koşullar nedeniyle, iki kesimliliğin sulandırılması bile oldukça risklidir. Bu nedenle kalıcı bir barış için önce, iki kesimlilik ve iki halkın da eşit egemenliğe sahip olduğu kabul edilmeli ve zamanla iki halkın AB çatısı altında yakınlaşması sağlanmalı.

Böyle yapılması durumunda; her iki halkın da adanın tümünü ele geçirmesi, bir tarafın diğeri üzerinde üstünlük kurması ve bir tarafın öteki tarafın topraklarını alması olanağı ortadan kalkacağı için; iki halk arasında rekabet, sürtüşme ve etnik çatışma çıkmayacak ve kalıcı barış gerçekleştirilecektir.

Ülkemizdeki barışın bozulmaması ve daha ileriye götürülmesi dileği ile, herkesin 'Dünya Barış Günü'nü kutlarım.

   712 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ekim 2008, Cumartesi   Girne Belediyesi’nin alkışlanacak uygulaması
27 Eylül 2008, Cumartesi   Yaşam Alanlarımızdaki Kanser Riskleri
13 Eylül 2008, Cumartesi   Çevre Kirliliği Ve Çözüm Yolları
23 Ağustos 2008, Cumartesi   Ülkemizin asayiş sorunu
12 Ağustos 2008, Salı   Tarımsal Üretim Planlaması
05 Ağustos 2008, Salı   Ülkemizde değişen koşullara göre yeni bitki türleri yetiştirilmeli
29 Temmuz 2008, Salı   Denizlerimizdeki Kirlilik
24 Temmuz 2008, Perşembe   Su Kıtlığı Üzerine
22 Temmuz 2008, Salı   Taş Ocakları Hakkında Görüşler
15 Temmuz 2008, Salı   Taş ocakları sorunu



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital