|
Olacağı buydu işte...

Kalemimim mürekkebi kuruyacak neredeyse... Kaç gündür yazıyorum... Diğer çevreci ve yurtsever dostlarım da yazıyorlar... Ayıbı ekranlarda seslendirenler de var...Lefkoşa parklarının elektriksiz bırakılması bir çevre skandalıdır diye...
Elektriksiz bırakılan Lefkoşa parklarının zifiri karanlığından yalnızca fuhuşçular, esrarkeşler ve alkolikler yararlanmıyor... Güneş batınca başkent insanlarının elini ayağını çektiği o parklardan fırsatçılar da yararlanıyor...
İşte bunun ürperten göstergesi:
Kapkaranlık parkın ıssızlığından yararlananlar 20 yıllık çam ağaçlarına katliam uyguluyor...
Kuraklığın kader olduğu, artık yeşillik yetiştirmenin neredeyse mucizeyle eş bir anlam kazandığı bu ülkenin betonlaştırılan kentsel dokusunda endamlı çamlardan ve diğer yeşilliklerden daha değerli motif olabilir mi?..
Ama bazılarının zevki farklılıklar taşıyor besbelli... Evrensel anlamı olan çevre duyarlılığı onlara vız gelip tırıs gidiyor..
Kimilerinin duyarsızlığı bu boyutta olunca, belediye parkının içinde, yıllar süren bir uğraşla yetiştirilen, halkın ve çocukların malı, gelecek nesillerin bize emaneti 20 yıllık güzelim çam ağaçlarının üzerine bile elektrikli testerelerle gidiliyor...
Kumsal Parkı'nın sabah yürüyüşçüleri sökün edinceye ve onlar kıyameti koparıncaya dek, operasyon sonuçlandırılıyor... Güneş, ağaç katliamının üstüne doğuyor...
Metrelerce boyuyla, koskoca güzelim çam ağacı, canına kıyılmış bir gelin gibi yerlerde serili!..
* * *
Cemal Bulutoğluları'nın devri belediyesinde işleniyor bu cinayet...
Belediye parkı içinde ağaç katliamı... Görülmüş ve işitilmiş şey değil!.. Hangi uygar ülkede rastlanır böyle bir katliama?... Hangi uygar ülkenin parklarında ağaç katliamı yapma cüreti gösterilebilir?..
Mustafa Akıncı'nın zamanında oluşturuldu bu park... Ondan sonra Burhan Yetkili, Şemi Bora ve Kutlay Erk geldi ve geçti görevden...
Ve bir tek Bulutoğluları'nın dönemine denk geliyor park içindeki pervasızca ağaç katliamı... Bulutoğluları için çok büyük bir talihsizlik!...
Parkın içindeki dev ağaca kıyıldığına tanık olduğumuz gün, basında Lefkoşa Belediyesi'nin çocukları ağaç dikmeye teşvik eden ilanlarına da tanık oluyoruz...
Trajikomedi!...
Sen önce sorumluluğun altındaki parkın ağaçlarına mukayyet ol...Görevlendirdiğin onlarca zabıtaya rağmen, parkının içindeki ağaçlar pervasızca katlediliyor... Armut mu toplatıyorsun o zabıtalarının ellerine?...
Ağaç katliamından bir gün önce Biyologlar Derneği yetkilileri park içinde inceleme yaparak elektriksizlikten susuzluğa mahkum olan parkta son 100 kusur günde kuruyan ağaçların ve yeşilliklerin çetelesini tuttu... Çetele ürperti verici!..
Dernek, ağaç katliamı yapanlara yasalarımızın öngördüğü cezayı da açıkladı. Görelim bakalım Cemal Bulutoğluları bu katliamın hesabını halk adına nasıl soracak!..
Parklar gelecek nesillerin emaneti olarak yaşatılmak ve geliştirilmek için mi oluşturulur, yoksa egolarla ve saçma sapan bahanelerle kurutulmak için mi?...
* * *
Lefkoşa Belediyesiyle Elektrik Kurumu arasındaki uzlaşmazlık nedeniyle 120 günden fazladır karanlıkta ve susuz olan Lefkoşa parklarının bu feci durumundan sadece Bulutoğluları sorumlu değildir hiç kuşkusuz...
Ben yazılarımda devletin baş sorumlusu Cumhurbaşkanı'nın, Çevre Komitesi Başkanı Meclis Başkanı'nın, icraattan sorumlu Başbakan'ın, Elektrikten sorumlu Maliye Bakanı'nın, bilhassa Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı'nın, çevre ve doğa adına örgüt oluşturanların da sorumluluk taşıdıklarının altını çizdim...
Onlarla birlikte bu fecaate kılını bile kıpırdatmayan sözde Lefkoşa ve çevre sevdalılarını da protesto ettim...Kimileri de kafayı Çağlayan parkının adının değiştirilmesine taktılar, öteki parkların kurutularak başkentin kaderinin değiştirilmeye çalışılmasını zerrece ırgalamıyorlar...
Bugün başkentin parklarında ortaya çıkan çağdışı ve yürek sızlatıcı görüntülerden sorumlu olan ve buna günlerce kayıtsız duran herkes şimdi eserleriyle övünsün...
Pervasızca ağaç kıyımları, çetelesi tutulan kurumuş ağaçlar ve yeşillikler, zifiri karanlık başkent yeşil alanlarının karanlık insanların mekanına dönüşmesi...
Budur işte tüm bu saydığım duyarsız kurumların neden olduğu utanç tablosu!...
* * *
Evet...Çevresel eserlerinizle övününüz beyler...
Ve hala daha bu ülkede her şeyi gelecek nesiller için yapmakta olduğunuz martavalını okumaya devam ediniz... Tabii birilerini inandırabilirseniz bu martavallarınıza...
Gelecek nesillerin elleri, sizin yakanızdadır...
Bunu da mı duyumsayamıyorsunuz?...
|