Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



KUMARHANELERLE KUMAR OYNANAMAZ...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Mayıs 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kumarhanelerdeki son durumla ilgili olarak topladığım notları derlerken, bir yandan da yerel bir televizyon kanalında "tam metin" olarak sunulan basın toplantısını izliyorum. Ülkemize görkemli turizm yatırımları gerçekleştirmekte olan Net Holding Yönetim Kurulu Başkanı Besim Tibuk konuşuyor ekranda. Ve saptadığı bir KKTC gerçeğine vurgu yapıyor: "Eğer kumarhaneleri olmasa tüm oteller iflas eder."

Tibuk'un vurgulamasını notlarımla karşılaştırıyorum. Casino İşletmecileri Birliği Başkanı Erdal Andız'ın bir gün önce bana söyledikleri arasında şunlar da var:

"Casino sektörünün KKTC hazinesine yıllık vergi katkısı 88 milyon dolar. Bet ofislerden alınan astronomik vergiler ise bunun dışında."

Sözlerinin devamında "Nasıl ki Las Vegaslılar kentlerindeki kumar sektöründen utanç duymuyorlar, Kıbrıslıların da öyle bir utancı yaşamaması gerekir" diyen Besim Tibuk'un "iflas" vurgulaması yetersiz bile kalıyor. Çünkü besbelli ortada ki, şu kumar turizmi olmasa sadece oteller ve turizm değil, bizim minyon devlet de iflas eder!...

Kumarhaneler olayına dair değerlendirmeler yaparken, Erdal Andız'ın hem bana ayrıntılarıyla açıkladığı ve hem de tam sayfa gazete ilanlarında kamu oyuna duyurduğu şu gerçekleri de göz önünde bulundurmak gerek:

"4 bin kişiye istihdam olanağı sağlayan kumarhaneler sektörünün getirdiği sinerjiyle turizmimizin yatak kapasitesi 10 yıl içinde bir misli artarak 16 bine yükseldi. Şu anda bu sektörü geliştirmek için yapılmakta olan yatırımların parasal boyutu 80 milyon dolara yaklaştı. Yılda 80 binin üzerindeki yolcu sayısıyla hava taşımacılığı ayakta tutuluyor. Kumar oynamak üzere ülkemize gelenlerin yıllık gecelemesi 240 bin... Yani nüfusumuzdan daha fazla... Kumarhane etkinliklerinin KKTC ekonomisine doğrudan ve dolaylı katkısı yılda yarım trilyon doların üstünde. Kumarhanelerde çalışan personel için kiralanan konutların sayısı binin üzerinde..."

* * *

KKTC'nin böylesine altın yumurtlayan bir başka tavuğu daha varsa, o da üniversiteler sektörüdür...

Ama şu işe bakın ki, son zamanlarda altın yumurtlayan bu tavukları katletmek için inanılmaz aymazlıklar sergileniyor KKTC'de... Önce DAÜ'de sonra da LAÜ'de tetiklenen siyasal ve ideolojik içerikli huzursuzluklar, YDÜ'yü hekimlerle karşı karşıya getiren ve mahkemelik eden olgular, üniversite sektörümüzde ciddi sarsıntılara yol açmakta...

Kumarhaneler sektörü ise uzun süredir yasasız. Bu sektörü yasaya kavuşturma çalışmaları tam bir yılan hikayesine dönüştü. "Son şekil" olduğu söylenen yasa tasarısı ise kumarhane işletmecileri tarafından asla benimsenmiyor... Sakıncalı hükümler ve kısıtlamalar içeren bu yasa tasarısının sektörün çanına ot tıkayacağına dair ciddi kaygılar var...

Casino İşletmecileri Birliği tarafından gazete tam sayfası şeklinde kamuoyuna yapılan duyurunun sonlarında devlete ödenen vergilerin "haraç" olarak tanımlanması bazı çevrelerde hoşnutsuzluk yarattı... Olumsuz yorumlara yol açtı...

Peki sormak gerek bu durumda: Yasası inatla geçirilmeyen ve keyfi biçimde işlemlere tabi tutulan bir sektörden ilkelere uymayan ve gittikçe yükseltilen vergiler tahsil edilirse, buna "haraç" demenin ne sakıncası olur?.. Siz bunu söyleyene değil, söyletenlere bakınız...

Üstelik herkesçe bilinen bir sırdır ki, bu haraç sadece devlete değil "katkı" maskesi altında kimi siyasal partilere ve hatta siyasetçilerle kamuoyu oluşturabileceği sanılan kişilere de ödenmektedir ... Kumarhanelerden ve hatta devletin bir diğer önemli gelir kaynağı gece kulüplerinden nemalananları burada açıklayacak olsam, yer yerinden oynar...

Kumarhanelere ve gece kulüplerine karşı bir yandan tutucu ahlakçılıklar taslanır, öte yandan da bu sektörlerden astronomik "haraçlar" alınır...

Gerçek ahlaksızlık bu ikiyüzlülükler değil mi?...

* * *

Tam sayfa gazete ilanıyla konunun tekrar ülkede konuşulur duruma gelmesi üzerine Erdal Andız'la sohbetteyim. "Sektör çok ciddi sorunlarla karşı karşıya. Ama ülkedeki skandallar zincirinde sıranın bize de gelmesini ve gündeme girmeyi bekliyoruz" diyor Andız.

Gelişigüzel büyümeye terk edilen bu sektörü kurumsallaştırıp dünya genelinde markalaştırmaktan başka bir düşünceleri olmadığını belirtiyor. "Dünyadaki diğer sektörleri de kendimize örnek alarak bu yasal kurumsallaştırmayı yapmazsak, devlet bir gün bu sektörü kucağında çökmüş olarak bulabilir" uyarısını yapmakta...

Böylesine büyük bir sektörün yasadan ve hukuktan yoksun biçimde yaşayabilmesinin olanaksız olduğunu 2 yıldan beridir ısrarla ilgililere söylemekte olduklarını, hukuk düzeninde ve AB normlarında bir sektör istemekten başka bir amaçları olmadığını anlatıyor bana Andız. Yasa tasarısının son şekliyle ilgili yorumlarını yaparken bir de paradoksa parmak basıyor. Kumarı bet ofislerle sokağa indiren ve Kıbrıslılara sınırsız kumar oynama şansını tanıyan hükümet, Casino'lar sözkonusu olduğunda Kıbrıslılar için yasaklar ve sınırlamalar getiriyor."Bettinglerle, köpek ve at yarışlarıyla, futbol maçlarıyla yapılanlar da kumar değil mi?" diye soruyor haklı olarak Andız...

Ona göre hükümet "yasakçı" bir tasarıyı Meclise sunmak üzeredir ve bu olgu kumarhaneler sektörünün tabutuna çivi çakmaktan başka bir şey değildir... Tasarının bu bölümünden anladığım şu: Kimi Kıbrıslılar seçilerek ve devlete yüksek üyelik ve giriş ücretleri ödeyerek kumarhanelere devam edebilecekler... Bunun dışında kumar oynarken yakalananlar, ki buna köy kahveleri bile dahildir, 1000 euro ceza, oynatanlar ise kişi başına 5000 euro ceza ödeyecekler... Andız "Bettinglerle kumarı kurumsallaştırıp yasallaştıran hükümet, casinolara getirdiği caydırıcı cezalarla bu sektörü öldürecek..." diyor.

* * *

Zaman ne kadar da hızlı değişimler getiriyor...

Bizim kuşağa okulda Kıbrıs'ın bir tarım ülkesi olduğu ve ülkesel gelirin tarımdan sağlandığı öğretilirdi... Zaman ve çoğrafyamızın değişen koşulları bu öğretiyi gündemden düşürdü... Güncel öğretiye, beldemizin bir turizm ve kumar ülkesi olduğu ilkesi hakim artık.

O nedenle kumar olgusuna bakış açımız ne olursa olsun, beğenelim ya da beğenmeyelim (ki ben asla beğenmeyenler arasındayım), artık bu vazgeçemeyeceğimiz olanağı kabullenmek ve gereklerini yerine getirmek durumundayız. Casinolar sektörünü çağdaş ve gerçekçi bir yasaya kavuşturmak bu gereklerin en öncelikli olanlarından biri...

Bu yazıda açıklanan gerçekler ve rakamlar da göstermektedir: Kumarhanelerle kumar oynanamaz!.. Oynamaya kalkışanlar, altın yumurtlayan tavuğu katletmiş ve ülkeye inanılmaz maddi zararlar vermiş olur... Acı gerçeğimiz bu!..

* * *

BAŞKENT LEFKOŞA PARKLARININ ELEKTRİKSİZLİĞE MAHKUM EDİLİŞİNİN 127'NCİ GÜNÜ... YEŞİLİNİ YİTİRMEKTE OLAN PARKLAR SUSUZ VE IŞIKSIZ... ÇOCUKLARIMIZIN EMANETİ OLAN YEŞİL ALANLAR, GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜRÜLÜYOR... SORUMLULARI VE BUNA KAYITSIZLIK GÖSTEREN HERKESİ PROTESTO EDERİM...

   766 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
21 Kasım 2008, Cuma   VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER GELİYOR!..
20 Kasım 2008, Perşembe   YİNE AYLARDAN KASIM MİROĞLU...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Ondokuzuncu delik!..
18 Kasım 2008, Salı   Alternatif enerji projesine savsaklama!...
17 Kasım 2008, Pazartesi   AYIP!.. BÖYLE ORGANİZASYON OLUR MU?..
16 Kasım 2008, Pazar   ELVEDA MUTALLO...
15 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
14 Kasım 2008, Cuma   Yağmurun altındaki o unutulmaz ve muhteşem dans...
13 Kasım 2008, Perşembe   ÜÇ ADAM: BİRİ AJAN, BİRİ ISSIZ, BİRİ MUCİZE...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital