Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Tarihle randevunuz var
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



OROSPU DÜNYASINDAKİ ÇOCUKLAR...

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   19 Haziran 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sinema kültürü ve bu kültürden kaynaklanan o sinema sevdası bizim insanlarımızın genlerinde var... Bunu sinemaya dair yazdığım yazılara aldığım olumlu ve yoğun tepkilerden anlıyorum...

Sinema keyfinin en güzel yaşanacağı mekânın sinema salonları olduğunu her zaman vurgulamaktayım... Evlerimize kapanarak küçük ekranların başında izlediğimiz filmlerde, sinema salonlarında dev ekranlar önünde izlenen filmlerin görsel şöleni yoktur...

TV kanallarının sinema kuşaklarının en büyük ilgiyi gören ekran programları arasında bulunması ve nice dükkânda her gün ekmek-peynir misali sinema DVD'sinin satılıp kiralanması, bu bağlamda ülkemizde, sinemalarımızın aleyhine olsa da, küçümsenemeyecek bir sektörün doğması, insanlarımızın sinemaya olan tutkusunun açık göstergesinden başka nedir ki?..

Medya organlarımızın film tanıtımlarına sürekli ve geniş yer vermesi de, halkımızın işte bu sinema tutkusuna yanıt verme gereğinden kaynaklanır...

* * *

Medyamızda özgün sinema yazılarını ve eleştirilerini her zaman teşvik ettim. Çünkü bu alanda kendimi yalnız hissetmekteyim... Diğer arkadaşların da köşelerinde filmler ve sinema üzerine yorum yaptıklarını gördüğümde müthiş sevinirim...

Arada bir bana bu sevinci yaşatanlardan biri de sevgili Emete İmge'dir. Sağlam bir sinema izleyicisi ve yorumcusudur. Kendisini etkileyen filmlerle ilgili duygularını paylaşabilmek için kalemine içtenlikli bir sarılışı var ki, buna geleneksel sinema tutkumuz adına saygı duymamak olanaksız...

Emete İmge, 16 Haziran tarihli köşesinde gündemdeki Türk filmi O...ÇOCUKLARI'na dair, o nadir ama enfes sinema yazılarından birini daha yazdı. Yazısının başındaki iki cümle, esasında tüm bu yazdıklarımın gerekçesidir. "...Film eleştirmenliğine soyunduğumu falan sanmayın sakın. O iş Ahmet Tolgay ağabeyimin alanıdır." diyor sevgili Emete İmge.

Hayır... Bu alan benim tekelimde değildir. Köşesi olan herkesin bu alana katkı koymasını içtenlikle beklerim. Ülkemizde bir sinema yazını oluşturabilmemiz adına... Ne olur yalnız bırakmayın beni bu alanda...

Üstelik tevazu göstermesini gerektirmeyecek denli analitik bir yazı yazmış o filme dair sevgili Emete İmge...

Kutlarım... Çok beğendiğim sinema yazılarını sıklaştırmasını dilerim.

* * *

Yaz mevsiminde insanlarımız genellikle kapalı eğlence alanlarını yeğlemezler... O nedenle sıcaklar bastırdığında, sinema salonları alabildiğine tenhalaşır...

Öyle olmasına karşın ve hatta 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası maçları fırtına gibi eserken, insanlar bir Türk filmini izleyebilmek için kapalı sinema salonlarına akın ediyorsa, o filmde iş var demektir...

Başkent Lefkoşa'da iki salonda birden gösterimde olan film, işte sevgili Emete İmge'nin de köşesine almadan edemediği O... ÇOCUKLARI'dır...

İnsanı hemen sımsıcak sarıp sarmalayan güzel bir öyküden, usta bir yönetimle ve yetenekli bir oyuncu kadrosunun katkısıyla kotarılan film, henüz fragmanı ve afişleri bile ortada yokken, o ilginç adı sayesinde, internet sitelerinde tartışmalara yol açmıştı. Benim bilgisayar ekranıma da, haftalar öncesinden bu filmle ilgili nice espri ve yorum yansımıştı.

Şimdiden bir sinema klasiği haline gelen BEYNELMİLEL'i izleyip sevenler, daha fragmanı ve afişleri çıkmadan popüler olan bu filmi de mutlaka beğeneceklerdir. Çünkü BEYNELMİLEL'in ilginç senaryosunu yazan Sırrı Süreyya Ender, O... ÇOCUKLARI'nın öyküsüne de imza attı. Üstelik BEYNELMİLEL'de yeteneğini fazlasıyla kanıtlayan Özgü Namal, bu yeni sinema fenomeninin de başrol oyuncuları arasında. Üstlendikleri karakterleri hakkını vererek yorumlayan tiyatro kökenli Demet Akbağ, Sarp Apak, Altan Erkekli, İpek Tuzcuoğlu ve bir grup küçük oyuncunun başarıya koydukları emek önünde de şapka çıkartılır...

Murat Saraçoğlu'nun yönettiği film, İstanbul'un yoksul bir semtindeki çocuk yuvasında geçmekte... Ama bu yuva bildiklerimize hiç benzemiyor... Kader kurbanı hayat kadınlarının çocuklarına bakılmaktadır bu yuvada... Yuvanın yöneticisi Mehtap Anne de feleğin çemberinden geçmiş ve şimdi "mesleği" bırakmış o kadınlardan biridir... Konu değişik bir coğrafyada geçse de Marquez'in hüzünlü orospularını çağrıştıran karakterler... İçten öykünün arka dekorunda siyasetin mağdurları da var. 12 Eylül 1980 ihtilalinin aranan siyasi suçlularından olan bir karı koca, apar topar İtalya'ya kaçarken, çocuklarını Mehtap Anne'nin yuvasına, "hüzünlü orospular"ın arasına bırakmıştır. Kaçak aile, bir süre sonra yuvadaki çocuklarını alması için güzel bir İtalyan kızını İstanbul'a gönderir. İtalyan kızın, Türkiye'nin alt kültür düzeyinde ve o yuvanın gerçekleri içinde yaşadığı trajikomik olaylar, sinemaseverlere, çok değişik bir film izleyebilmenin keyfini yaşatıyor...

Çizgi roman karakteri THE INCREDIBLE HULK, bu haftanın diğer yeni filmi. Louis Leterrier'in yönettiği filmde bu kez yeşil dev HULK'u Edward Norton canlandırıyor. Bilindiği gibi ilk filmde bu karakter, TRUVA'daki "Hektor" rolüyle ünlenen Avustralyalı aktör Christian Bale tarafından yorumlanmıştı. Güzeller güzeli Liv Tyler, Tim Roth ve William Hurt filmin öteki oyuncuları.

Çevreci mesajlar içeren bir film HULK... Sinema endüstrisinde ortaya çıkan karbon salınımı ile çeşitli kirliliklere bu filmin çekiminde yer verilmemesi ve senaryoya da imza atan Edward Norton'un sette gaz salınımı yapabilecek hiçbir araç kullandırmaması, filmin çevreci özelliğini vurguluyor. Ayrıca Norton'un çevrenin düşmanı endüstri ve savaş sektörüne karşı yemyeşil ve dev bir öfkeye dönüştüğü sahnelerin de doğa dengelerinin mutlaka korunmasına dair simgesel mesajları var...

HULK'un bu yeni versiyonunda da yine genç bilim adamı Bruce Banner'in başından geçenler anlatılıyor. Kimyasal etkilenişim sonucu kimlik bölünmesi yaşamakta olan Banner, içindeki yeşil canavarı insanlardan uzak tutabilmek için inzivaya çekilmiştir. Ama kötülük peşini bırakmaz. HULK'u Amerikan ordusunun malı olarak gören General Thunderbolt, bir adamını kimyasal mutasyona uğratarak canavarlaştırır ve Banner'in üzerine salar. Banner, kendisini tutsak etmek isteyen militer güce karşı ölümüne bir savaşa atılacaktır. Üstelik, kötü ruhlu General, canından çok sevdiği kızın da babasıdır...

O... ÇOCUKLARI'nda bol bol sigara içilmesine çevreci tepkisini koyan sevgili Emete İmge'nin, çevre korumacılığına soyunan HULK'un etkin doğacı mesajlarını beğeneceğine inanırım...

   616 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
10 Ekim 2008, Cuma   Yine ava ve avcılığa dair...
09 Ekim 2008, Perşembe   ŞİMDİ SİNEMA MEVSİMİ...
08 Ekim 2008, Çarşamba   GÜNCEL NOTLAR...
07 Ekim 2008, Salı   Ülkemizdeki yabancıların sorunları...
06 Ekim 2008, Pazartesi   DEVEKUŞU KÜLTÜRÜ...
05 Ekim 2008, Pazar   Güncel bir sohbet...
04 Ekim 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
03 Ekim 2008, Cuma   SİLGİSİZ RESSAMLAR... (*)
02 Ekim 2008, Perşembe   AVVVVVVVVVV!..
01 Ekim 2008, Çarşamba   TAŞKINKÖY'DEKİ ÇEVRE SORUNU...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

UBP'NİN DURUMU

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Barışın elçileriyle yürümek...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Bunlar yalan mı?. Yalandır diyenler beri g...

Ahmet Tolgay

Yine ava ve avcılığa dair...

Bilbay Eminoğlu

Yatıp kalkıp dua edin bu halka...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Anketler ve UBP

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Mali kriz ve AB

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital