|
Eşel mobil sisteminin yeniden düzenlenmesine ilişkin yasa tasarısının görüşülmesi Meclis tatili sonrasına ertelendiğinde ne demiştim?... Çok sıkılmama karşın anımsatmak zorundayım bağışlayın: "Hükümet herhalde tatil boyunca altın madeni arayacak!" demiştim...
Bakın; Meclis tatili sona ermeden altın madeni bulunmuşa benziyor!..
O altın madeninin has damarları meğer vatandaşın cebindeymiş!..
İğneden ipliğe her şeye ve her hizmete zam üstüne zam yaparak altın külçeleri vatandaşın cebinden devlet hazinesine devşiriliyor...
Başka ülkelerde altını devşirmek için siyanür kullanılır... Bizdeki yöntem ise "zam kazığı" kullanmak!.. "Made in KKTC" yöntemi!..
"Eşel mobilin aynen kalmasını istersiniz ha!.. Alın size öyleyse okkalı ve sürekli zamlar" dedi ya Hükümet... Külyutmaz sendikalarımız da boş duramazdı...
Onlar da eylem üstüne eylem yaparak, bildiri üstüne bildiri yayımlayarak zam kazıklarını protesto ediyorlar...
* * *
Zam politikasının savunulacak tarafı yoktur kuşkusuz... Buna karşın bu politikayı savunmaya kalkışan ve yapay mazeretler üretmeye koyulan kimi arkadaşın akıntıya kürek çeken çırpınışlarını hayretle izliyorum...
Yanlış gelmiş ve yanlış giden politikaları savunmaya soyunarak kraldan fazla kralcı kesilmek neye yarar?.. Zam furyasını tetikleyen etkenler üzerinde durulmalıdır öncelikle...
Başlangıçta Hükümet, hazinenin dibinin hiç görünmeyeceğini sanarak oldukça bonkör gitmiştir... Üretimi artıracak ve üretimden sağlanan kazançları vergilendirecek yerde, popülist yaklaşımlarla üretimi geriletti...
Ekonomist yazar arkadaşlarımız bunun yığınla örneğini vermekte ve analizini yapmakta her gün...
Kamu sektörü görülmemiş hızda büyütülür ve gizli işsizliğin sığınağı haline getirilirken, bu sektörün beslenmesine ayrılan bütçe payı da gittikçe arttı...
İhmale uğrayan ve feryatlarına duyarsız kalınan özel sektör, tüm üretim ve hizmet dallarıyla birlikte doludizgin geriledi...
Yıllardır kapalı olan sınır kapıları açılırken de, güvendiğimiz dağlara kar yağdı... Kapıların açılması, Kuzey'in değil, Güney'in ekonomisine yaradı... Türk tüketicisi tüketim vergilerini kendi hazinesine değil, Rum'un hazinesine yatırmaya başladı... Tüketici kitlesini büyük ölçüde yitiren Türk çarşısından alınan kazanç vergileri de haliyle geriledi...
Rum Hükümeti kapıların açılmasından sonra kendi çarşısını himaye edebilmek için etik dışı fanatik önlemlere bile tenezzül ederken, bizim Hükümet kendi çarşısını himayede çok aciz kaldı, çok...
* * *
Sayın Ahmet Uzun'un Maliyesi, rahatça toplanabilecek vergilerde bile kayıtsız davranıyor... Çarşıda etkin denetim yok... Esnafın çoğunluğu KDV fişi kesmeyi rafa kaldırdı... "Fiş mafiş" modunda herkes... Kaç kezdir yazıyoruz... Aldıran ve soran yok...
Bunun nedenini Maliye Bakanlığı'nda görevli dostlarımdan araştırdım en sonunda. Ve şu şaşırtıcı yanıtı aldım: "Vatandaşı vergi teftişleriyle sıkboğaz edip gücendirecek yerde, zam yaparak hazineye gelir aktarmak daha uygun bir politika görülüyor..."
İşte bu anlayışla, vatandaşın cebindeki altın madenine, acımasızca el atıldı...
Ödeme gücüne sahip vergi mükelleflerini rahat bırakma adına, dar gelirlilerin sırtına habire zam!..Vergi adaletsizliğinin en acımasızı ve en büyüğü bu... "Made in KKTC!"
Bu yöntemle altın madeni bulduklarını sananlar, kısa sürede o maden ocağının başlarına yıkıldığını görmekte gecikmezler... Grizu patlaması lütfen kışkırtılmasın!..
|