Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



Konuşmayan şarkılar...(*)

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Ağustos 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Islak sokaklı bir sabah... Kedi kadar huzurlu birkaç şarkı bulup, onların eşliğinde olmayan bir yere doğru yolculuğa çıkıyorum... Tembelleştiren serin bir esinti kolumdan, bacaklarımdan sarıyor beni. Çok uzağa gidemiyorum bu havada. Kalbimin içine varmışım. İçerisi darmadağın, târumar, düzensizdir; bugün öyle gözükmüyor gözüme. Şarkılara yoruyorum...

   "18'inci yüzyıl dekorunda başlıyor sana kurulan her düş. Sana mektup yazıyorum her seferinde. Kahverengi hâkim her karede, kareler yavaşça geçiyor gözlerimin içinden. Özleniyorsun, mumla aydınlanamayan taş duvarlı bir evde. Kalemimi mürekkebe batırıyorum, mürekkep sıcak, yapışkan. Kağıda giderken masaya damlıyor, siyah...

   Tek bedenin içinde ruh olsaydık, ayrı düşemeseydik birbirimizden. Ruhlarımız sürtünseydi birbirine. İnanmak zorunda kalmasaydık sözlere. Sözler tarif edecek mecâle varamasalardı bizi görünce... Konuşmayan şarkılara bulanıyor kulaklarım, sessizlik yankılanıyor boş bedenimde. Sana her zaman yer var içeride, hatta bu sefer geldiğinde kal, gitme. Benden sıkılırsan... Sıkılırsan, gidersin...

   Şimdi kovduğum sözlere ihtiyacım var. Keman sesi duyuyorum yazacaklarımı düşünürken. "Sevgilim," diye başlıyorum, sana bu ismi koymalılarmış. Tüylerim irkiliyor düşündüklerimden, beni ısıt. Tut.

   Yapraklar yeşil mi orda da hâlâ? Sonbahara meylediyor mu gülüşün, kıvrım kıvrım dudakların? Seni özledim. Sen de düşünüyor musun beni, gecede dağılıp uyku olmadan? Başka bir ruh buldun mu kendine şimdiden, yalnız değilsin, değil mi?

   Seninle paylaşmalıyım bu âşık halimi. Hebâ oluyorum boş yere. Sen hebâ etmelisin beni, harcamalısın... Uzak, tuzak kafiye değiller sadece, karındaşlar. Biz her ikisine de düştük. Mideme ağrılar giriyor bugünlerde, öksürüyorum. Yalnızım ben... Kedilerimin nefes alışlarını seyrediyorum. Sana kızıyorum yetmiyorsun diye bana! Oysa ne suçun var senin?

   Ben büyüyorum sana uzanabilmek için. Teşekkür ediyor içimden bir ses. Sonra yeniden küfrediyorum sana çocukluğumu çaldın diye!

   Gözyaşlarımın tadını yadırgamıyorum. Yastığım ıslak uyumaya da alıştım. Bir tek üstümü örten yok. Ardından bana sarılıp uyuduğunda, onu seyrettiğimin farkında olmadan beni sıkıca tutan... Senin üstün açık mı geceleri?

   Kıskanıyorum, evet! Bunu itiraf edebilecek kadar da büyüdüm sayende. Hem de çok kıskanıyorum! Benim olmalısın, yalnızca benim! Benden sıkılırsan... Sıkılırsan, gidersin...

   Sıkılmana müsâade edecek mi uzunca saatler, bilmiyorum. Dedim ya, çok midem ağrıyor benim, öksürüyorum... Doktorsa kayıp bu düşün içinde. Korkuyorum. Korkuyorum... Çok...

   Olmayan bu yeri neredeyse sevmeye başlamışken, gerçek dünya (!) çağırıyor beni gürültüyle. Şarkımı bastırıyor kornalarını yumruklayan iki ürkek boksör! Yaşamak için başka bir dünya bulmalıyım! Ya da hepinizi birkaç günlüğüne kafamın içine beklerim, güzel burası...

                                                                                          GONCA  NEDİM

 

   (*) 21 yaşında üniversite öğrencisi bir kalemden geldi bu deneme... Okuyucu Gonca Nedim'le ilk kez bu köşede buluşuyor... Bana tanıdığı  ayrıcalıktan dolayı gencecik sanatçıya teşekkürler... ŞEREFE YALNIZLIK! adlı ilk kitabını yakında sunacak olan sevgili Gonca, edebiyat öğretmeni annesiyle babasından, güzel Türkçe'nin kullanımına dair çok şeyler öğrendiğini duyumsatıyor... Genç kızımız, aynı zamanda müzisyen... Şair Yüksel Nedim, babası... Yüksel Nedim, kızı için "Yerleşmiş, kanıksanmış her şeye soğuk bakarak, hatta kontra giderek başarıya ulaşmak, O'nun hayat düsturudur" diyor... Nitekim bana da kontra gitti Gonca!.. "Seni tanıtabilmem için fotoğrafını da ilet" dediğimde, şu yanıtı aldım ondan: "Ben kitaba da fotoğraf koymadım. Yüzsüz kalmayı yeğliyorum şimdilik." (A. TOLGAY)

   420 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
21 Kasım 2008, Cuma   VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER GELİYOR!..
20 Kasım 2008, Perşembe   YİNE AYLARDAN KASIM MİROĞLU...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Ondokuzuncu delik!..
18 Kasım 2008, Salı   Alternatif enerji projesine savsaklama!...
17 Kasım 2008, Pazartesi   AYIP!.. BÖYLE ORGANİZASYON OLUR MU?..
16 Kasım 2008, Pazar   ELVEDA MUTALLO...
15 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
14 Kasım 2008, Cuma   Yağmurun altındaki o unutulmaz ve muhteşem dans...
13 Kasım 2008, Perşembe   ÜÇ ADAM: BİRİ AJAN, BİRİ ISSIZ, BİRİ MUCİZE...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital