Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Rallide son viraj
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



KADINSIZ SİYASET...(1)

Ahmet Tolgay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   13 Ekim 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

         Ülkemizde hep kadının siyasi yaşamda nerede olması gerektiği tartışılmakta... Ve ben diyorum ki, kadınlarımız bu bağlamda olmaları gereken yere gelebilmiş olsalardı, siyasetimiz bugünkü kadar başarısız, heyecansız ve zarafet yoksunu olmayacaktı...

         Toplumsal yaşamın her kademesinde önemli yerlere gelmeyi çok kısa süre içinde başarabilen kadınlarımız, aynı başarıyı siyasal süreçte gösteremiyorlar...

         Kadınlarımız, erkeklerin siyasi görevlere seçilmelerinde o kadar etkili olabildikleri halde, kendi hemcinslerinin seçiminde o denli duyarlı ve girişken olamıyorlar...

         Tanıdığım aydın ve etkin bayanlara siyasal yaşamdan neden uzak durduklarını sorduğumda genellikle iki yanıt almaktayım... Bunların birincisi "Ne işimiz var bizim siyasette!..", ikincisi ise "Erkekler bize o fırsatı vermiyor ki..." şeklinde...

         Oysa insanlığın tarihi serüvenine baktığımızda kadının siyasette hep var olduğunu görürüz...Hatta daha ileri giderek "siyaseti icat eden, kadınlardır" dersem hiç de abartmış sayılmam.

                              *    *    *

      Kadın, aile, toplum ve siyaset, insanlığın var oluş ve gelişim serüveninin temel döngüsünü oluşturmakta... Kadın aileyi, aile de toplumu oluştururken, siyaset ve din hep bağlayıcı unsurlar olmuştur. İnsanlık tarihinin ilk dönemlerine gidecek olursak, erkek "avcı" rolünü, kadın da "toparlayıcı" rolünü üstlenmiştir...

         "Ya savaş, ya da kaç" içgüdüsüyle hareket edilen o günün koşullarında, fiziken güçsüz taraf olarak kadın, hayatta kalmayı sosyal zekası ile başarmış ve topluma aile olgusunu getirerek ilk örgütlenmeyi de başlatmıştır.

      İlerleyen dönemlerde ise insanların doğayla olan savaşının yerini yiyecek bulma ve daha iyi koşullarda yaşamak adına kabile, topluluk ve devletler savaşı almıştır...

         Tüm bu gelişmeler olurken kadınlar risk almadan geride ama hep etkin ve yönlendirici olmuşlardır... Böylelikle kadın ve erkek tarafından ezberlenmiş bu roller binlerce yıl genlerimiz yoluyla kuşaktan kuşağa aktarıldı...

         İnsanlığın uygarlaşması ile fiziksel gücün yerini makineler almaya başlayınca, o güne kadar mütevazı davranarak durumu idare etmeye çalışan kadınlar da ön plana çıkmak istemişlerdir. Ne ki kolay değildi binlerce yıllık alışkanlıkları yıkabilmek...

                              *    *    *

         Orta Çağ'da birçok kadın sırf marjinal oldukları için "cadılık"la suçlanarak yakılmıştı...Jeanne Darc da bunlardan biriydi... Elinde kılıç bir orduya önderlik eden ve ülkesine bağımsızlık kazandıran bu kızın kilise tarafından yakılmasının asıl nedeni, ezberlenmiş bütün rolleri altüst etmiş olmasıydı... Yakılması bir saat, anlaşılması ise bir asır aldı onun...

         Birçok şeye araç edilen din, gelenek ve toplum baskısı, bütün coğrafyalarda kadının geride durmasını ve fazla akıllı görünmemesini emrediyordu. Doğu toplumlarında bu baskılar daha da arttırılarak, kadınların eğitim hakları da ellerinden alınmış, iş sektörlerinin ve sosyal yaşamın dışına itilerek kendini geliştirmesi engellenmeye çalışılmıştı...

         Diyebilirim ki, kadınlar yakın yüzyıla kadar, mağara döneminde erkekler aslanlara kaplanlara yem olurken ateşin başında keyif yapmanın diyetini ödediler.

   Bugün içinde olduğumuz sibernetik çağda savaşlar da dahil olmak üzere insan gücünün yerini tümüyle makineler almış ve insan zekası her şeyden üstün olmuştur...

         Bunun üzerine iktidarı kadınlarla paylaşmak istemeyen bir grup şovenist bilim adamı kadınla erkek beynini inceleyip karşılaştırmaya da kalktılar...

         Fakat durum kanıtlanılmak istenilenin tam tersi çıkınca, uzun bir süre o bağlamdaki çalışmalar gizli yürütüldü... Nesillerin değişimi ve şoven zihniyetin demode olması ile bilim de bu konuda elde ettiği bulguları kamuoyu ile paylaşmak durumunda kaldı.

         Sonuç çarpıcıydı: Kadınların sağ beyin küresini erkeklerden daha yoğun kullandıkları açıklandı. Sağ beyin küremiz sosyal, duygusal zekamızı, analiz yapmayı, konuşmayı, öngörülerimizi yönetir...

         Peki buna kısaca "siyaset yeteneği" de diyemez  miyiz?..

                              (Yarın da sürecek)

   461 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
21 Kasım 2008, Cuma   VAHŞİ BATI'NIN GECESİ: KIZILDERİLİLER GELİYOR!..
20 Kasım 2008, Perşembe   YİNE AYLARDAN KASIM MİROĞLU...
19 Kasım 2008, Çarşamba   Ondokuzuncu delik!..
18 Kasım 2008, Salı   Alternatif enerji projesine savsaklama!...
17 Kasım 2008, Pazartesi   AYIP!.. BÖYLE ORGANİZASYON OLUR MU?..
16 Kasım 2008, Pazar   ELVEDA MUTALLO...
15 Kasım 2008, Cumartesi   LAFORİZMALAR
14 Kasım 2008, Cuma   Yağmurun altındaki o unutulmaz ve muhteşem dans...
13 Kasım 2008, Perşembe   ÜÇ ADAM: BİRİ AJAN, BİRİ ISSIZ, BİRİ MUCİZE...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital