|
Uzun yıllar geçti, 1 Mayıs mitingine katılmamıştım.
Lise yıllarındaki beyaz gömlek, kot pantolon ve yakamızda kırmızı karanfil günlerinden kalma heyecan ortadan kalkmıştı galiba.
Ta ki çocuklarımız lise çağına gelene kadar.
Kızım ile oğlum "1 Mayıs'a gideceğiz" direktifini günler öncesinden verdiler.
Bu emre uymamak mümkün değildi.
Üstelik içimizde küllenmiş bir yangını körükleyenler de vardı.
"Beyaz gömlekli gençleri" kışkırtanlar.
Acısını referandum günlerinde yaşamıştım.
Ama her Kıbrıslının yaptığı gibi "olmamış farzederek" unutmaya çalışmıştım.
Aradan 4 yıl geçti. Dost sohbetleri hariç ne gazete köşelerinde ne de televizyon ekranlarında değinmemiştim bu konuya.
1 Mayıs vesile oldu.
Kıbrıs Türküne yapılan kötülüğü belki de şimdi konuşmak gerekir.
Ve belki de şimdi faydası olacak. Çünkü Kıbrıs Türkü 2004'deki gibi büyük bir sürecin arifesinde duruyor
Ve "fesat çıkarıp amip gibi bölünme sevdalıları" yine işbaşında.
***
Referandum sürecinin en heyecanlı günlerinde ve Kıbrıs Türkünün her bir bireye en çok ihtiyaç duyduğu günlerde amip gibi bölünme hastalıkları nüksedenler ne yaşanan tarihi günlere, ne koşullara aldırdılar, kıyasıya kavgaya tutuşup bölündüler. İkiye değil, üçe, dörde bölündüler.
Birbirlerini utanç verici bir şekilde suçlayarak, göz çıkaracak baş yaracak denli kapışarak ve halkın moral değerlerini ayaklar altına alacak denli tahribat yaparak ayrıldılar.
Şimdi de aynısını yapıyorlar.
"CTP yöneticilerinin 1 Mayıs yürüyüşüne katılmalarını" bahane ederek bu halka 2 tane bir mayıs kutlama utancı yaşattılar.
Üstelik Güney'de düzenlenen 1 Mayıs etkinliğine "tabi" olmayı dert etmediklerini televizyon ekranlarında tekrarlayarak bunu yaptılar.
Ve önümüzdeki dönemde "bölücü" eylemlerini sürdüreceklerini de açıkladılar.
***
Esas tehlike bu noktada saklıdır.
Önümüzdeki dönem Kıbrıs Türkünün bu topraklarda nasıl bir gelecek kuracağının kararlaştırılacağı tarihi bir dönemeç olacaktır.
Bu açıdan bakıldığında da 2004'ün kutsal birlikteliğine şimdi daha da çok ihtiyaç vardır.
Ama bazıları 2004'de de sınıfta kalmıştı, şimdi de sınıfta kalmaya adaydırlar.
***
Mesele keşke "farklı kutlanan 1 Mayıs'lardan" ibaret olsaydı.
Mesele bazılarının genlerine nüfuz eden karşıtlık sendromundadır aslında..
Kıbrıs Türkünün kritik çıkarlarını tarumar etmeye götürecek denli büyük bir hırsla gözleri kör olmaz umarım.
Umarım ki günlük çıkarların yarattığı polemikler ve çatışmalar tarihsel sürecin önüne geçmez.
Ama yine de kendileri bilirler.
Dün sabah Sarayönünde verilen mesaj açıktı.
Eğer liderlik edenler birleşmezlerse halk bir araya gelmeyi ve tek yumruk haline dönüşmeyi çok iyi biliyor.
2004'de biriktirdiğimiz son derece değerli tecrübelerimiz mevcuttur.
Rehberimiz de bu tecrübeler olacaktır...
|