Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



BEDEL ÖDENMELİ...

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   20 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Öğretmenler sendikası ile hükümetin restleşmesine 19 Mayıs kutlamalarının da dahil edilmesi yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

19 Mayıs'ın milli ve kutsal oluşundan değil, toplumda en önemli uzlaşma noktalarından birini oluşturmasından kaynaklanan farklılığı "kıdemli öğretmenlerin hakları çiğnendi" kavgasına taraf yapıldı.

Umalım ki bunu yapanlar, sendikal mücadelenin aslında bedel ödeme ile eşdeğer olduğunu artık anlarlar.

Bir ayakları eğitim Bakanlığı'nda ve bakan kadar yetkilere sahip, istediğini istediği yere nakleden, istediğini istenilen kadar yükselten ve "bizim gücümüz budur ha" şeklinde propaganda yapan sendikacıların dönemi bitti artık.

Rollerin biri birine karışması sonucu yaşanan kaos ve karmaşa Kıbrıs Türküne ağır darbe vurmaya başladı.

Sendikacılardan daha çok sendikacı kesilen bakanlar ve bürokratlar, bakanlardan ve bürokratlardan daha çok yetkili olduğu zannıyla hareket eden sendikacılar.

İşlerine geldiklerinde bakanlık odalarında işlerini yürütenler, işlerine geldiğinde ellerinde pankartlar eylem yapanlar.

Ve aslında güçleri olmadığı için hükümeti dize getirme adına bir nesli haftalarca eğitimsiz bırakanlar.

Uzlaşma adına sendikaların her istediğine boyun eğenler. Kasasında biraz para birikti mi "refah payı" gibi uyduruk gerekçeler yaratıp ulufe gibi dağıtanlar, kasa tam takır oldu mu da "ne kadar paragözsünüz" suçlamasında bulunanlar.

***

19 Mayıs gibi ulusal uzlaşma noktası "haklarımız çiğneniyor" kavgasına yem yapıldı mı, toplumun geriye kalan bireylerinin sorma ve yanıt bekleme hakları ortaya çıkıyor.

1- Orta eğitimdeki grev daha ne kadar devam edecek? Çiğnenen hakların geri verilmesine kadar mı?

2- Eğer hükümet geri adım atmazsa ne olacak?

3- 19 Mayıs kutlamaları yapılmayarak aslında uzlaşmaya yol açabilecek en önemli noktanın berhava edildiği sendikacılar tarafından görülüyor mu?

4- Uzlaşma noktaları ortadan kaldırıldığına göre yaşanacak kavganın ortaya çıkaracağı bedeller sendika tarafından ödenecek mi?

5- Yoksa günün sonunda "biz uzlaştık" denilip öğretmenlerin grevde oldukları süre maaşlarından kesilmeyecek mi?

***

Aslında bu sorular uzatılabilir.

Hükümet ile sendikanın giriştiği kavganın bir kazananı ve bir de kaybedeni olmalı.

Geçmişteki gibi "önce kavga ederler sonra uzlaşırlar" mantığı ile Kıbrıs Türkü kaybetmemeli.

Hükümet yanlış yaptığının bedelini kaybederek ödemeli.

Siyaseten zor durumda kalmalı.

Veya sendika yanlışının bedelini ödemeli.

Her mücadelenin bir bedeli vardır.

Şimdi bedel ödeme zamanıdır.

Bedel ödenmelidir ki bir sonraki adımda acısı akıldan çıkmasın.

Öğretmenin hakkını gasp etmek isteyenler o bedelin acısını unutmasın ve ona göre davransın.

Her sıkıştığında en ağır silahı olan grev silahını çekerek bütün toplumu tarumar eden sendika bedel ödemeli ki bir daha aynısını yapmaya yeltenmesin.

Bunca olandan sonra "uzlaşma maskesiyle" toplumun karşısına çıkmaya yeltenenleri o maskeleri de koruyamayacak, çünkü bu tür bir uzlaşma yozlaşmanın ve çürümenin ta kendisi olacak.

Bu böyle biline...

   819 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI
11 Kasım 2008, Salı   YETER Kİ HALKLAR İSTESİN...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital