Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Üvey baba zulmü
Cinayet zanlısı intihara teşebbüs etti
Soyer: Umutluyuz / Ertuğruloğlu: Çözüm olmaz
Gönyeli'nin feryadı
Pars ve Miroğlu anılıyor
Hande Yener plakçısı Erol Köse ile yollarını ayırdı
Rum öğretmenler genelgeden memnun
Romeo ve Anna Kiss çifteleyecek
Yanlış Maraş raporu gönderildi iddiası
Bolt şans tanımadı
"Mete Adanır Stadı, Girne takımlarını kurtaracak"
" Sivas 93" sahnelendi
Tenis'te yarı finalistler belli oldu
Yenikent basketbol ile coştu
Play-offlarda haftanın programı
Maçlar farklı geçiyor

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

TECAVÜZE UĞRAYAN KİM?

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Mağusa'da üniversiteli kızın tecavüze uğramasına kadın örgütleri ciddi tepki gösterdi.

Girne'de Türkmenistanlı bir kadının acımasızca dövülerek ırzına geçilmesine aynı tepki gösterilmedi.

Aslında tecavüzden farklı olmayan 13 yaşındaki kızın para karşılığı fuhuşa zorlanması da öyle.

Bu yazının konusu tecavüz olaylarına gösterilen tepkilerin düzeyi ve şiddeti değildir.

Nihayette herkes kendi tepkisinden sorumludur şeklinde bir sonuca varabiliriz ve aradaki "çifte standardı" es geçebiliriz.

Ve belki de meselenin kendini değil tepkisini tartışma gibi bir tuzağa da düşmemiş oluruz.

Tecavüz olaylarına gösterilen tepkilerin önemli bir bölümü "copy-paste" özelliği taşımakta.

Tecavüz evrensel bir suçtur. İnsanlık yıllardır bu suçu konuşmakta ve tartışmaktadır.

Önlenmesi için çeşitli argümanlar geliştirmektedir.

Ama ortada bir gerçek vardır ki suçun niteliği evrensel olmasına karşın özelliği yerelliğinden kaynaklanmaktadır.

Dolayısı ile başka ülkelerdeki çözümleri kopyalayıp da ülkemizde uygulamaya kalkışmak (copy-paste) her zaman doğru yol olmayabilir.

Mağusa'daki tecavüz olayı ile ilgili KIBRIS gazetesinde yer alan haberde "bakire" ifadesi kullanıldı.

Bu ifade, polisin yaptığı araştırma sonucunda vardığı bir bulguydu.

Haberi hazırlayan muhabire bilgi veren polis, tüm diğer bulguların yanında bu ifadeyi de paylaştı.

Yukarıda bahsettiğim copy-paste tepkiler silsilesi maalesef biraz da maksadını aşacak bir şekilde bize de ulaştı.

Gelen onlarca mailde kadın bedenine yönelik bir saldırı olduğundan dem vuruldu ve hatta "bakire olmasaydı, normal mi olacaktı" şeklinde maksat aşan görüşlere de yer verildi.

Bu görüşler için de kaynak olarak Avrupa ülkeleri gösterildi.

Bu tepkilere mail yoluyla cevap vermeye başladığımda kendimi "olayı değil, detaylarını tartışırken" buldum ve son derece rahatsız oldum.

Bir dizi iğrenç tecavüzler varken ve bunun nedenleri belliyken "bakire" sözüne takılıp halk deyimi ile "lügat parçalamak" neye hizmet eder ki?

Konu, basının kullandığı dilden öte vahamet taşımaktadır.

Maalesef kimse de bu vahametin üzerinde durmamakta, detaylarla uğraşmaktadır.

Peki nedir bu vahamet?

***

1974'den sonra, fetihçi zihniyet taşıyan iktidar sahipleri Kıbrıs'ın Kuzeyi'nin nüfusunu Rum nüfusa eşitlemek için ellerinden geleni yaptılar.

Kıbrıs Türkünün demografik yapısıyla oynadılar, kültürel dokusunu tahrip ettiler ve sınır kapılarını ardına kadar açıp her türlüsünün bu küçücük toprak parçasına doluşmasını sağladılar.

Bu operasyon vatandaşlık bazında da 2003 yılına kadar devam etti. Bu toprakları vatan belleyenlerin yanında, bu topraklarda vatandaş olmayı hak etmeyenlere de kimlik kartı verildi.

2003'te göreve başlayan hükümet, vatandaşlıkları durdurdu. İzlemekteyiz ki halen bu konuda hassas bir politika izlenmektedir.

Fakat, diğer yandan ülke tam bir yıkımın eşiğine sürüklenmektedir.

Yıkımın kendisi adi suçlarda yaşanan patlamadan kaynaklanmaktadır.

Gazetelerin sayfalarını dolduran tecavüz, cinayet, hırsızlık, gasp ve benzeri haberler Kuzey Kıbrıs'a kontrolsüz bir şekilde kabul edilen nüfusun kendisini ifade etmektedir.

Üstelik artık sadece Kuzey'den değil, Ortadoğu, Asya ve Afrika ülkelerinden de kontrolsüz bir şekilde gelenler vardır ve bunlar ciddi suçlara karışmaktadırlar.

Aç kaldığı için yolda ilk gördüğü insanın boğazını sıkıp para almaya çalışan Afrikalı, kendileriyle birlikte olmadığı için öldüresiye dövülen Asyalı kadın örnekleri tam da bunu anlatmaktadır.

***

Tecavüz olaylarına duyarlıklık gösterenler, bu ülkenin giriş kapılarının yeterince ve gereğince denetim altında olmasına da duyarlılık göstermek zorundadırlar.

Ülkeye doluşanların yarattığı olayların detaylarıyla uğraşmak ve "bakire" ifadesine takıntı yapmak, meselenin özünü kaçırmak demektir.

Mesele "bu ülkenin dingonun hanına" çevrilmesinden kaynaklanmaktadır.

300 bini aşan vasıfsız iş gücü buralarda kol gezmektedir.

Ve bunlara her gün yenileri eklenmektedir.

Eğer bunlara "dur" diyen çıkmazsa biz daha çok tartışırız, aslında tecavüze uğrayanın kim olduğunun farkına varmadan...

   928 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
06 Eylül 2008, Cumartesi   KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM
05 Eylül 2008, Cuma   OKUYUCU GÖRÜŞLERİ
04 Eylül 2008, Perşembe   STATÜKONUN YIKILDIĞININ İLANI
03 Eylül 2008, Çarşamba   UBP'Yİ YÖNETEN ZİHNİYET
02 Eylül 2008, Salı   İKİ OLAY VE BİR MANTIK
31 Ağustos 2008, Pazar   KİŞİSEL TARİHE YOLCULUK (VE BİR HAKKIN TESLİMİ)
30 Ağustos 2008, Cumartesi   BEKLEN(EN)MEYEN KRİZ
29 Ağustos 2008, Cuma   VAMIK HOCA'DAN YANIT (BİR BİLİM İNSANININ GÖZYAŞLARI)
28 Ağustos 2008, Perşembe   DOGMALAR VE KLİŞELER
27 Ağustos 2008, Çarşamba   DİN DERSLERİ VE REJİMİN NİTELİĞİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KIBRIS TV VE YENİ DÖNEM

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Narenciyenin kıymetini bilmedik, bilemedik...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

"Bir plastik sandalyeyi bile çok gördü...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları t...

Hüseyin EKMEKÇİ

Doktorun değeri...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

DİN DERSLERİ

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Robert Walser'i okumamanın ızdırabı

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital