|
Brezilya'nın amazon ormanlarından oluşan Acre bölgesinde bugüne kadar dış dünyayla hiçbir bağlantısı olmayan bir kabile bulunmuş.
Bilim insanları daha önceleri sadece varlıklarından haberdar oldukları kabileyi bu kez havadan görüntülemişler.
Uluslararası ajansların geçtiği fotoğraflarda enteresan görüntüler var.
Tepeden tırnağa siyaha boyanmış kabile savaşçıları kendilerini görüntüleyen uçağa ok fırlatıyorlar.
Bir önceki uçuşta kadınlar ve çocuklar da tespit edilirken, kabile "havadan gelen tehlike" üzerine kadınları ve çocukları ormanın derinliklerine saklamış. Sadece ellerinde yaylar ve oklarla savaşçılar kalmış.
Fotoğrafları gördüğümde garip bir duygu yaşadım.
İnsanlık, o safhadan on binlerce yıl önce geçti.
Yani ok ve yaydan oluşan toplayıcılık ve avcılıkla yaşam sürme safhasından.
Demek ki zaman on bin yıl önce durmuş.
Yaşam sadece hayatta kalma ve üremeye endekslenmiş.
Teknolojik anlamda hiçbir gelişme meydana gelmemiş.
O kadar ki dış dünyaya ulaşamamışlar bile.
Kapıldığım garip his şu oldu:
Acaba fotoğraflarını çeken uçağı gördüklerinde ne düşündüler?
Büyük bir gürültüyle tepelerinde uçan şeyi nasıl tanımladılar?
Ve ilkel oklarla bu devasa düşmana karşı savaşacak cesareti nasıl buldular?
***
İnsanlığın en büyük başarısı Anka kuşu oldu.
İlk insanın Ay'a ayak basmasının ardından insan eliyle yapılmış bir araç, 10 ay süren zahmetli yolculuktan sonra bu kez Mars'a ayak bastı.
Gerçi içinde insan yoktu ama Ay'a inen aracın kullandığı yöntemle Mars'a ulaşıldı.
Anka kuşu adı verilen uzay aracı Mars'ın atmosferine girdikten sonra önce paraşütle hızını yavaşlattı. Sonra da NASA'dan (Amerika) gönderilen komutlarla motorlarını çalıştırdı ve Mars yüzeyine yumuşak bir iniş yaptı.
Mars'a yapılan bu harekât, insanlı uzay araçlarının Mars'a gönderilmesi için eşsiz deneyimler sunuyor.
Çünkü insanlı bir uzay aracının Mars yüzeyine motor gücüyle yumuşak iniş yapması gerekiyor. Aynı şekilde de havalanması.
Anka Kuşu, Mars'ın yapısıyla ilgili bilgiler toplamaya başladı.
O kadar uzakta olmasına rağmen harikulade güzel fotoğraflar gönderiyor.
Mars toprağıyla ilgili tahliller yapıyor ve sonuçlarını anında dünyaya ulaştırıyor.
NASA'nın verdiği bilgiye göre merkez ile Anka Kuşu arasında 24 saat açık canlı bağlantı bulunuyor.
NASA'daki bilim insanları 24 saat kesintisiz bir şekilde Anka Kuşu'nun faaliyetlerini izleyebiliyorlar.
Bu haber de insanı garip duygulara sevk edecek türdendir.
Belki biz görmeyeceğiz ama dünyadaki yaşam yıldızlara taşınacak.
Bizden sonrakiler, gezegenler arası yolculuk yapabilecekler.
Bu yaşlı dünyamız anayurdumuz olarak kalacak. Başka yurtlarda yeni koloniler kurulacak yeni yurtlar edinilecek.
***
Bir yanda Amazon ormanlarında keşfedilen kabile, diğer yanda Mars'a yapılan yolculuk.
"Biz bu iki ucun neresindeyiz?" diye düşünmekten kendini alamıyor insan.
Bir taraf doğduğu gibi kalmayı tercih etti ve kapılarını dünyaya kapadı, diğer taraf dünyayla yetinmedi ve uzaya komşuluğa başladı.
Biz hangisini yaptık acaba?
Amazon ormanlarından ne kadar öndeyiz, Mars'a gidenlerden ne kadar geride?
Yanıtını bilen varsa beri gelsin...
|