|
Rum tarafı ile İngiltere'nin imzaladıkları memorandum pek bir öfke yarattı.
Sürdürülen görüşmeleri dumura uğratacak tehditler bile savruldu.
Niye?
Bazıları hala Tassos Papadopulos dönemindeki ezberleriyle konuşuyor.
Amerika ve İngiltere tarafından "istenmeyen adam" ilan edilen ve görüşülmeyen Papadopulos'tu. Hristofiyas değil.
2004'ün ödülü Talat'ın Amerika ve İngiltere ile yüksek temaslarda bulunmasıydı, ceza ise Papadopulos'a kesilmişti.
Şimdi dönem değişmedi mi?
Hristofiyas için "çözüm isteyen lider" nitelemesi bizim tarafımızdan da yapılmadı mı?
İngiltere'nin hem çözümü teşvik etmesi hem de "Kıbrıs Cumhuriyeti" ile ilişkilerini düzeltmeye çalışması niye bu kadar büyük öfkeyle karşılandı?
***
Papadopulos'un gitmesiyle birlikte Kıbrıs sorununda birçok parametre değişti.
Değişenlerin başında imaj gelir.
Papadopulos'tan dolayı "çözüm istemeyen taraf" Rum tarafıydı.
Şimdi Hristofiyas (elbette koşullarına bağlı kalarak) çözüm yönünde adımlar atan lider olarak biliniyor.
Attığı adımlar da oldu.
Sırf Lokmacı bile Hristofiyas'ın imajı için yeterlidir.
Ama daha öteye geçti. Papadopulos'un aksine görüşmeleri başlattı. Komiteleri çalıştırdı.
Bunlar 6 ay önce hayaldi.
Türk tarafı ısrarla talep ediyordu, Papadopulos reddediyordu.
Bu yüzden bedel de ödüyordu. İngiltere Papadopulos'a yasak uygulayarak bedel ödetiyordu.
İstenen aynısının Hristofiyas'a da yapılması mıdır?
***
Kıbrıs sorununda üstünlük sağlamak isteyen bilecektir ki adım atmak zorundadır.
Geçmişin hareketsizliği artık bitti.
İleriye doğru yürüyenler, zorlu pazarlıklarda önemli güçler elde edecektir.
Bunun için de demeç savaşlarını bir yana bırakıp pratikte neler yapılabileceğinin üzerinde çalışmak gerekir.
Birçok dosya açık duruyor.
Bu dosyaları sonuçlandırarak puan kazanılır.
Günde 3 öğün nutuk sallayarak değil.
Nutuk sallamak geçen döneme aitti.
Şimdi iş yapma zamanıdır.
|