|
Türkiye Genelkurmay Başkanı, üniversitelerde türbanla derslere girilmesine imkan tanıyan anayasa değişikliğinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesini "malumun ilanı" olarak nitelendirmişti.
Bu niteleme "olması gereken budur ve ilan edilmiştir" anlamındadır.
Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli "malumun ilanı" açıklaması yapan Genelkurmay Başkanı'na çok kızdı.
Bahçeli, dün, meclis grubunda yaptığı konuşmada sert ifadeler kullandı.
Bahçeli'nin konuşmasında kullandığı şu ifadelerin adresi askerdi:
Çözümsüzlüğü "malumun ilanı" mantığıyla kabullenmek değil, toplum vicdanının kabul edeceği çözümleri "makulün ilamı" haline getirebilmek basiretidir. Gelinen bu çıkmaz karşısında şimdi herkes, Parlamento'nun toplumsal bir sorunu çözme iradesinin hiçe sayılmasının Türkiye'ye ne kazandırdığını çok iyi düşünmelidir."
Özet olarak Bahçeli, askerin mantığının kabul edilemez olduğunu söyledi ve daha da öteye giderek bu mantığın Türkiye'ye zarar verdiğini iddia etti. Hemen belirtmek gerekir ki türbanla ilgili yapılan anayasa değişikliğinde Milliyetçi Hareket Partisi'nin de imzası var. Zaten Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AK Parti) milletvekili sayısı anayasayı değiştirmeye yetmiyordu. MHP de destek verince askerin deyimi ile "malumun" değişiklik oldu. AK Parti ile MHP'nin toplam milletvekili sayısı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin dörtte üçü kadardır. İki partinin son seçimlerde aldıkları toplam oyla da yüzde altmışın üzerindedir. Bu durumda seçmenin büyük çoğunluğunu, parlamentonun da dörtte üçünü temsil edenlerin yaptığı değişikliğin Anayasa Mahkemesi tarafından engellenmesi elbette bir öfkeye neden olabilir. Genelkurmay da bu öfkeden payını alabilir. Son yaşananları böylesi basit bir düzlemde değerlendirirsek son yaşanan krizi yanlış olmayan ama sığ bir şekilde yorumlamış oluruz. Bu da son yıllarda yaşanan Türkiye gerçeğini perdelemeye yarar sadece. Günü kurtarır ama geleceği izah etmez.
***
Milliyetçi Hareket Partisi kökü geçmişe dayanan bir siyasi düşüncenin partisidir. Geçmişte yaptıkları başka bir yazının konusu olabilir ama geçmişte MHP üyelerinin kendilerini kolluk güçlerinin yerine koydukları, devletin askeri saydıkları ve hatta bu uğurda neler yaptıkları hafızalardadır. Aynı şekilde devletin ilgili birimleri tarafından da "kanun dışı işlerde" kullanıldıklarını bizzat kendileri itiraf etmişlerdir. Durum böyle olunca MHP'nin şimdiki tavrı nasıl açıklanabilir? Geçmişte askerin emrinde olanlar şimdi en sert ifadelerle askeri karşılarına alabiliyorlar. Bunun sebebi nedir?
***
MHP'nin ne ölçüde değiştiğine ilişkin çeşitli öngörüler ortaya konulabilir ama Genelkurmaya hakim olan "siyasi anlayışın" yaşananlarda etkili olduğunu söylemek de abartı olmasa gerek. İttihat ve Terakki'nin uyduruk tarih ve milliyetçilik görüşleriyle çakışan bir pozisyonda değişen dünyaya karşı yaratılan yeni "düşmanlar" ve 1970'li yıllarda kalan ulusçuluk ideolojisi. Bu ideoloji artık Türkiye'nin gerçeklerini karşılamamaktadır. Ve galiba meselenin önemli bir bölümü de buradan kaynaklanmaktadır. Kıbrıs'ta test edilmiş ve yanlışlığı kanıtlanmış düşünceler Türkiye'nin gündemini kapsamaktadırlar.
|