Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Son sözü yıldızlar söyler
Rallide son viraj
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi…
Aramızdan Biri
Haydi hayırlısı!
Doğan "arayı" açmak istiyor
Bağcıl seri yakalamak istiyor

YORUMLANANLAR
Dansçılar öğrenciydi [3]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [1]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [35]
Tolga'dan bateri şov [2]
Avcılardan ağaç katliamı [8]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [35]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [7]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]



KİM YARDIMCI OLACAK?

Başaran Düzgün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Temmuz 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kalabalık bir heyetle yaptığı Kuzey Kıbrıs çıkarmasının yankıları bugün-yarın sona erecek.

Biraz da hamasete bulanmış nutuklar unutulacak ve Kıbrıs sorununda gerçeğe geri döneceğiz.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas 25 Temmuz'da yani Cuma günü bir araya gelecekler.

25 Temmuz görüşmesi hem içerik hem de gelecek açısından kritik bir önem taşıyor.

Hem de birkaç açıdan.

Birincisi, ta Papadopulos döneminde tartışılan ve fakat başarılı olunamayan komiteler  yeni dönemde oluşturuldu ve 25 Temmuz görüşmesinde komitelerin nihai çalışmaları ele alınacak.

Bu önemli bir gelişme olacak.

Çünkü Rum tarafındaki uzlaşma noktalarından birisi komitelerin kurulması-çalışması ve sonuç almasıydı.

Hristofyas bunu sağlayarak önemli bir adım atmış olacak.

İkincisi, tüm görüş ayrılıklarına rağmen iki lider kapsamlı müzakereleri başlatma kararı aldı.

25 Temmuz'da kapsamlı müzakerelerin başlayacağı tarihi açıklayacaklar.

Bu gelişme komitelerle ilgili pozisyondan daha da önemlidir. Çünkü Kıbrıs sorunuyla yakından ilgilenenler çok iyi bilirler ki kapsamlı görüşmeler başladı mı geriye dönüşü nerdeyse imkansız olan bir durum oluşacak.

Kıbrıs sorununda bugüne kadar yaşanan başarısızlıklar geriye dönüşü imkansız kılıyor.

İşin özeti kapsamlı müzakerelere doğru hızla ilerliyoruz.

Bunun için bütün koşullar mevcuttur.

Peki, iki liderin kapsamlı bir anlaşmaya varma olasılığı nedir?

 

                                                     ***

 

 

İki taraf arasında belirli noktalarda derin görüş ayrılıkları olduğu kesindir.

Zaten liderler yaptıkları açıklamalarda bunu vurgulamaktan geri durmuyorlar.

Liderler bugüne kadar bu görüş ayrılıklarının müzakere sürecini kesintiye uğratmamasını sağladılar.

Müzakereler başladıktan sonra bu da ortadan kalkacak.

Bu kez görüş ayrılıklarıyla baş başa kalacaklar.

Arzu edilen elbette her konuda anlaşmaları, el sıkışmaları ve halklarına "iyi bir anlaşma yaptık" demeleridir.

Ama öyle olmayacağını görmek için kör olmak gerekir.

Yapmaları gereken asgari anlaşma noktalarında uzlaşmalarıdır.

Uzlaşamazlarsa elbette bir yardımcıya ihtiyaç duyacaklar.

O yardımcı da Birleşmiş Milletler'den başkası değildir.

Annan planı sürecinde taraflar Birleşmiş Milletler'e yetki devretmişlerdi ki referandumların yolu açılmıştı.

Yoksa ilanihaye sürecek müzakerelere ve gerginliklere mahkum olabilirdik.

Annan planı sürecinin üzerindeki baskı 1 Mayıs tarihiydi.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne tam üye olacağı 1 Mayıs'tan önce referandumlar tamamlanmalıydı.

Şimdi tarafların üzerindeki baskı anlaşma isteğidir.

Anlaşmazlıkla geçen her günün Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar için daha kötü olduğuna inanıldığı için süreç hızla çalışıyor.

Süreci regüle edecek gücü yani Birleşmiş Milletler'i devre dışında bırakmak çözüm olasılığını bertaraf etmekle eş anlamlı olabilir.

İki liderin sloganlara sarılmadan ve sloganların esiri olmadan bu noktaya dikkat etmelerinde fayda vardır diye düşünüyorum...

   760 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
22 Kasım 2008, Cumartesi   2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR
20 Kasım 2008, Perşembe   LİDERLERİN KULAĞINA KÜPE...
19 Kasım 2008, Çarşamba   ŞİMDİKİ GENÇLER HARİKA (Bir yenik düşme hikayesi)
18 Kasım 2008, Salı   HALK İRADESİ KRİZİ ÇÖZER
16 Kasım 2008, Pazar   AVCILAR VE TAŞ OCAKLARI...
15 Kasım 2008, Cumartesi   25. YIL VE BİR ANIMSATMA
14 Kasım 2008, Cuma   HÜKÜMET FENA YANACAK
13 Kasım 2008, Perşembe   MADALYONUN İKİ YÜZÜ
12 Kasım 2008, Çarşamba   İŞİN SIRRI
11 Kasım 2008, Salı   YETER Kİ HALKLAR İSTESİN...



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

2 GÖRÜŞ BİR KÜFÜR

Ali Baturay

İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN

Hasan Hastürer

Gençlerin duyarlılığı...

Mustafa Doğrusöz

KIRMIZI ÇİZGİLİ YILLAR 49

Akay Cemal

İki dost, Gündüz Aktan ve Aydın Olgun'...

Ahmet Tolgay

LAFORİZMALAR

Bilbay Eminoğlu

Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Londra'da öğretmen...

Dilek ÇETEREİSİ

Başbakan "çak" yaptı,Ekenoğlu gürl...

Aysu Basri

SUÇLU KİM?

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Yine Mustafa

Oğuz Metiner

Hac mevsimi dolayısıyla

Harid Fedai

Şehir Mektubu





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital